Eklenme Tarihi : 12.10.2016
Okunma Sayısı : 2770Yorum Sayısı : 1
Etiketler
11, Ekimin, , Anlamı, , Ve, , Önemi, Sami, , Bibero,
Sami Bibero
Sami  Bibero
tarafından eklendi
12.10.2016
Son Köşe Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
11 Ekimin Anlamı Ve Önemi
11 Ekimin  Anlamı  Ve  Önemi




 
















Dün  malum  11  Ekimdi.

Eeeeee?

E si  aslında  çok  önemli  bir  gündü.  Önemli  bir  gün  olduğu  için  de  pak  çok  arkadaş  tarafından  sosyal  medyadaki  paylaşım  ve  kutlama  mesajları  ile  kutlandı.

Hani  öyle  elle  tutulur  gözle  görülür  bir  etkinliğe  filan  şahit  olmadık  ama  yine  de  en  azından  hatırlandı.

Ne  hatırlandı  peki?  Yani  kutlanan  neydi?

Efendim  Dünya  Kız  Çocukları  Günü  kutlandı.

Gelin  şu  Dünya  Kız  Çocukları  Gününün  hikayesine  bir  bakalım:

Kanada merkezli olup birçok ülkede faaliyetler yürüten Plan International’ın “Because I’m a Girl / Çünkü Ben Bir Kız Çocuğum” adlı projesi sayesinde tüm dünyaya yayılan kampanyası ve bu örgütün baskısı sonucu Kanada Hükümeti’nin BM Genel Sekreterliği’nde bu konuyu gündeme getirmesiyle 11 Ekim Dünya Kız Çocuklar Günü kabul edildi.

2012 yılında başlatılan Dünya Kız Çocuklar Günü’nün ilk teması ‘çocuk evlilikleriydi.

Öyle  anlaşılıyor  ki  Çağdaş  batı  Medeniyetinde  de  vardı  çocuk  evlilikleri.  Çünkü  eğer  öyle  olmasaydı  ilk  konusu  özellikle  Ortadoğu’da  ve  Arakan’dan,  Afganistan’a  Asya  kıtasında  her  gün  binlercesi  öldürülen  kız  çocuklarının  yaşam  hakkı  olurdu  ilk  temaları.  Kendi  ülkelerinde  kız  çocuklarının  yaşam  hakkı  var  olduğu  için  de  özellikle  İslam  Ülkelerindeki    kız  çocuk katliamları  değildi  dertleri  ya  biz  yine  de  hayra  yoralım  vay  yaptıkları  mücadeleden  dolayı   sevgili  Plan  İnternational,  Kanada  Hükumeti  ve  özellikle  canımız  ciğerimiz (!)  BM  yi  alkışlayalım.


Nitekim  alkışlamışız  da.

 Türkiye Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği  bir  açıklama  yapmış  ve  demiş  ki:

“Kız çocuklara yönelik ayrımcılık, ihmal ve istismarın ortadan kaldırılması için sürekli ve kararlı bir devlet politikası benimsenmesini bekliyoruz.

Toplumsal cinsiyet  temelli şiddetten kız çocukları korumanın yolunun eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu biliyoruz. Onların ihtiyaçları ve beklentilerini fark ederek önleyici ve destekleyici hizmetler geliştirilsin istiyoruz.

Kız çocukları hayal kurup gelecek planları yapma ve potansiyellerini hayata geçirme yönünde desteklemenin kalkınmanın da önceliklerinden biri olmasını diliyoruz. Kızlarını seven bir ülke olmadığımız bir gerçek!

Kız çocukları diri diri gömen, satan, öldüren, sakat bırakan, onların onurunu zedeleyen her türlü şiddet ve ayrımcılığın karşısında devletin tüm kurumlarının kararlılıkla durması şart! Kızlara alan açalım. Onları engelleyerek değil yüreklendirerek hayata hazırlayalım…..

Yani  efendim  kısaca  ‘’ Artık  kız  çocuklarımızı  diri  diri  toprağa  gömmeyelim.  Devlet  bu  işlere  bir  el  atsın.’’ Demişler. 

Bir  alkış  da  onlara.  Evet  yani  21.  Yüzyıldayız  ve  kız  çocuklarımızı  diri  diri  toprağa  gömüyoruz.  Bu  ne  vahşet.

Her  ne  kadar  mu  muhterem  hanımların  pek  çoğu  ‘’ Kürtaj  hakkımız,  söke  söke  alırız’’  Diyerek  ve  uygulamada  kız  çocuklarını  daha  ana  rahminden  yer  yüzüne  gelmeden  gömseler  de  yine  de  oldukça  başarılı  bir  duyarlılığa  imza  atmışlardır:  Evet…Kız  çocuklarımızı  diri  diri  toprağa  gömmeyelim.  Ele  güne  karşı  çok  ayıp  oluyor.  Çağdaş  Avrupa  Medeniyeti  ne  der  sonra?  Ne  ayıp  demez  mi?’’

Neyse…Öyle  ya  da  böyle    gözümüzün  bebeği  kız  çocuklarımızın (  Ki  Allah  bağışlarsa  bir  tane  de  benim  var )  bir  gününün  olması  ve  diğer  günler  ‘’ La  kızım  niye  doğdun  ki  sen ‘’  Diye  örseleye  örseleye  anaların  ağlattığımız,  şu dünyada  bir  tek  gün  güler  yüz,  tatlı  dil  göstermediğimiz  kız  çocuklarımızı  senenin  bir  gününde  olsun  hatırlanmasının elbette  ki  bir  mahsuru  yoktu.

İlle  velakin? 

İlle  velakin  11  Ekim  bir  başka  önemli  olayın  da  yıl  dönümüydü.

Osmanlıcı  Cumhuriyet  düşmanlarından (!)  asla  böyle  bir  günü  hatırlamalarını  beklemiyordum  zaten fakat   Atatürkçü-  Cumhuriyetçilerin  hatırlaması  gerekirdi .  En  azından  bir  tek  mesaj  görmeliydim.  Yok… Yok  Allah’ım  yok.  Herkes  diyemesem  de  çoğunluk   BM  kararıyla  2012  yılından  bu  yana  kutlanan  ‘’Dünya  Kız  Çocukları  Günü’’  ne  odaklanmıştı.

Neyi  mi  anmalarını  bekliyordum ?

Yahu  ne  zamandır  ‘’Lozan  Antlaşması,  Lozan  Antlaşması ‘’Diye  yırtınmıyor  muyuz?  Hakkında  bilen  de  bilmeyen  de,  lehinde  olan  da  olmayan  da  konuşup  durmuyor  mu?

Yok  yok  heyecanlanmayın.  Lozan  Antlaşmasının  yıl  dönümü  değildi  11  Ekim

Lozan  Antlaşması  bir  barış  antlaşmasıdır  ve  bu  barış  antlaşmasından  önce  Kurtuluş  Savaşını  sona  erdiren  bir  ateşkes  antlaşması  yapılmıştır.  Böylece  Savaşın  silahla sürdürülen  faslı  bitmiştir.  İşte  bu  antlaşmanın  adı  da  Mudanya  Ateşkes  Antlaşması  olup  11  Ekim  1922 de  imzalanmıştır.

Yani  11  Ekim,  Mudanya  Ateşkes  antlaşmasının  94.  Yıl  dönümüdür.

Eee  ne  olmuş?

Hımm  ne  olmuş?  Onu  da  kısaca  özetleyelim:

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile

1.      1- Kurtuluş Savaşı'nın askeri başarısı, diplomatik başarı ile tamamlanmış ve Türk Kurtuluş Savaşı sona ermiştir.

2.      2- Kurtuluş Savaşı'nın diplomatik safhası başlamıştır.

3.      3- Doğu Trakya ve İstanbul savaş yapılmadan kurtarılmıştır.

4.      4- İngilizler Türk başarısını kabul etmiştir.

5.      5- İngiltere'de Loyd George Hükümeti istifa etmiştir.

6.      6- İtilaf Devletleri tarafından TBMM'ye, Lozan Barış Konferansı için teklif yapılmıştır.

7.      7 Türk Devleti anlaşmalarda mağlup değil eşit devlet olarak kabul edilmiştir.

    8- Doğu Trakya TBMM yönetimine girmiştir.

Bilmem  bir  şeyler  anlatabildim  mi?


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( 11 Ekimin Anlamı Ve Önemi başlıklı köşe yazı Sami Bibero tarafından 12.10.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan yazının hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Bibero sorumluluğundadır. Sami Bibero hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.