Eklenme Tarihi : 12.08.2019
Okunma Sayısı : 445Yorum Sayısı : 1
Etiketler
GÜLÜMM
GÜLÜMM
tarafından eklendi
12.08.2019
Son Köşe Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Hidayetin Sancağına Sıkı Sıkı Sarılmışken...
Hidayetin Sancağına Sıkı Sıkı Sarılmışken...


Mahlası yorgun bir şiirden arda kalan belki de perçemi o şiirin, dalgalı yalnızlığında dizelerin, dizginleyemediğim.

 

Sonrası elbette Allah’ın takdiri, tez elden rahmetin yağacağı bir satır aralığı yazmaya düşkün yaşamaya dair de güzelliklerin saklı tutulduğu.

 

Anlamsızlık belini bükemedi anlamların adlandırıldığı yeknesak düzlemde bir boşluğa denk düşüp de üşümesini sonlandıran bir kar tanesi gibi yine belleğin her aksanı bir akis ve her sancı yeniden doğumun da müjdecisi.

 

Gölgelense de kimi zaman sadece kayrasında gelip gitmelerin meali sözlerin kıyıma uğradığı lakin sözcüklerin de kıyama durmadan güne elveda demediği.

 

Sükun yüklü evren… hayır, hayır, şiirin huzurunda eğilen ve şimdi bayramın coşkusu inerken usul usul kayıtlara mı geçmeli huzuru?

 

Lafügüzaf… Sözcükler pek bir cafcaflı derken firar ediyor anlamlar adlandırmakla susmak arasında kavis bir de şerit değiştiren ruhun otostop çektiği bir ulvi tını.

 

Hatmeden ömrü.

 

Hak eden sevgiyi.

 

Hak gören bir de.

 

Mazlumun Tanrısı değil sadece tüm kâinatın başı gözü üstüne Rabbin ilahi sunumunda gök gözlü yürek alfabesi sorulardan bağımsız tecelli eden haletiruhiyesi ile sabahın derin derin soluklanan her heceyi de baş göz etmişken şiire.

 

Dalyan gibi imgeler aslında insana bahşedilen ruhani bir tanımlama.

 

Kaybolan güneşi yeniden doğdurmak adına hidayetin tecelli ettiği belki de üzünç başaklarında sarı tabelalar ne de olsa huzurun işgali aslında mahremin de ihtiyaç duyduğu o sessizlik ve saygı dolu bir gönülde süzülen her heceyi de saklı tutmak.

 

Gün özrünü ne zaman sundu ve ne zaman sustu alarmı doğmamış güneşin surlara serdiği her imgeyi aslında şiir ve şair görmezden gelemezken bir susku mu yoksa rahminde umudun bir de aşkın hicvinde balonların uçuştuğu o bayram sabahı?

 

İlahi hatırı yüreğin.

 

İlahi çağrısı yüce Mevla’nın.

 

Katıksız sevip koşullanmak.

 

Kayıtsız şartsız da teslim olmak Rabbine.

 

Ve fıtratın gizemi üfleyen bir gül usulca seven bülbül ve işte nakşeden aşkın İlahi tınısında sözcükler kadar yalın mı olsa keşke ömür?

 

Sükûtu dinmiyor ki umudun ve sonlanmıyor neşesi ve coşkusu.

 

Sevginin lal olmuş satırlarda ivme kazanıp da rahmet ve şakıyan bir güvercin postasını iletirken evrenin ve rahmetin altın şakayıklarına ne de olsa çocuklar kadar şeniz ve huzurlu elbette bayramın güzergâhında unuttuk husumeti; unuttuk nefreti ve kini.

 

Bahşedilen.

 

Bağışta bulunduğumuz belki de.

 

Kurbanlık hayvanların çağrısında herkes eşit şekilde nasiplenmişken nimetinden dünyanın ve devasa yüreklerde bozguna uğratılan şeytanın ve şerrin miadı dolmuşken.

 

Aşkın bayram hali.

 

Bayramın sevgi ve coşkuya önderlik ettiği.

 

Ulvi bir hoşluk ve bağdaş kurup da coşkuyu pay ettiğimiz…

 

Bayram namazı ile başlayan eşsiz bir mevsim hepi topu dört gün lakin bir ömre bedel o dinginlik ve huzur.

 

İbadetin ifa edildiği; hidayetin sancağına da sıkı sıkı sarılmışken.

 

Tüm İslam âleminin ve güzel Türkiye’mizin de hükümranlığında sevgiyi ve saygıyı yüreklerden yüreklere akıtırken.

 

Nasıl bir rahmet ki sonsuzluğun çağrısını duyup da geldi tüm İslam âlemi ve aşkın ibadeti ile İlahi Aşkın pervazında kimliğimizi yok sayıp insanlığımızla ve inancımızla el ele verip de kutsanmış güzelliklere sahip çıkmanın da emsalsiz huzuruyla denk geldik işte yazın sıcaklığını inancın sıcaklığı ile kucaklayıp kollarımızı açmışken birbirimize.

 

Her anlamda güzel.

 

Her bağlamda anlamlı ve özel.

 

Her surede saklı o İlahi coşku ve her hilalde bayrağımızın ve inancımızın huzurunda denk geldik işte böylesi müstesna duygulara ve asla da sonlanmasın bu coşku ve inancın çağrısı.

 

Nice nice bayramlara, güzel ülkem ve tüm İslam âlemi.

 

 


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( Hidayetin Sancağına Sıkı Sıkı Sarılmışken... başlıklı köşe yazı GÜLÜMM tarafından 12.08.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan yazının hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler GÜLÜMM sorumluluğundadır. GÜLÜMM hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.