Eklenme Tarihi : 13.10.2020
Okunma Sayısı : 148Yorum Sayısı : 1
Etiketler
GÜLÜMM
GÜLÜMM
tarafından eklendi
13.10.2020
Son Köşe Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Hiçlik Makamı...
Hiçlik Makamı...




Öğütlediğim bir düşün arifesindeyim: düş salkımlarına konmanın verdiği keyif iken ansızın acıya dönüşen.

 

Belki de göğün meşalesidir içimdeki izdihamdan çıkıp da yola varamadığım o üçüncü yakası şehrin en azından yakası açılmadık ne/kim ise uzağında kaldım bir ömür ve ithafı gölgemin kendime ettiğim gölgesi yırtık heybemde saklı o firar ki fedaisi evrenin en azından bir şarkı olmayı beceriyorum gün bitiminde.

 

Saksısı düşlerin bazense pamuk ipliği ile bağlandığım hayat ve içimde gergin bir ipte yürüyen benliğim her nokta vuruşu ile kendimi ıskalamanın tadına varmak istediğim belki de…

 

Günleri uyutup da torbaya koyduğum her ölü zaman ve akdi olmayan ömre kimse imza atan ve işte eşref saati sözcüklerin kıl payı ölümden kurtulduğum bir kâbusun da getirisi iken şiir.

 

Nemli havaya aldırmamalı hem.

 

Nam salmış bir özlemi de hafife almamalı hele ki en büyük özlemim iken salındığım düş bahçesi elbet okul yolu ve cennet bildiğim sınıflar ve müdavimi nice insan adı çocukluk olarak kalsa da o yılların efkârıdır ve özlemi kimi zaman beni yiyip bitiren.

 

Hazan henüz teslim etmedi ruhunu ve bahara daha çok vakit var elbet özümden sıçrayan kıvılcımla sadığım da sözüme ve delişmen yüreğimdeki bunca sarkıtı da kimse hafife almasın…

 

Israrla sevmenin menkıbesi belki de duyumsadıklarım ne ki hele ki duyuramadıklarım?

 

Seyyar bir sokak lambasıyım belki de her gece başka sokağı başka ruhları aydınlatan…

 

Oysaki ben kalıcı bir ışık olmak istiyorum sonra da kâinatın röntgenini çekmek ve işte kendimi başköşeye koymak sonra da sızmak karanlığa ve vazgeçip her şeyden metruk bir evde müdavimi olmak hayallerin ve hayaletlerin.

 

Her suskuda saklıdır hem çığlıklarım.

 

Her kelimesi ayrı fakirdir yüreğimin.

 

Zemzem suyuyla yıkanmış gibi temiz bir sevginin de firarı ve efkârıdır üstüme yemin ettiğim ve kendimden kaçtığım ama kendime tutulduğum sonra da uzaklaştığım bir dünya adı martaval olsa da ruhumda saklı her kayıt yüreği derbeder bir kuşun çırpınışına denk belki de gözaltında tutulduğum.

 

Kaç bin yaşında olduğumsa akla zarar oysaki yeni doğmuş gibiyim ve hala pışpışlıyorum sözcükleri nadasa bırakıp da gün yüzüne çıkan bir gerçek gibi hem de hiç olmadığım kadar gerçek ve hayalperest.

 

Mütereddit bir ruhun kancasında asılı olmanın verdiği m/eziyet ve tutuşan etekleri kalemin ki her maraza düşte eşlik eden dış ses ve perçemi dualarımın günbegün büyüyen bir sevgi ve rahmet.

 

Bilindik duygular olmasaydı keşke özlem ve hüzün sonra da soy ağacıma işleseydim izini sürdüğüm kimse aslında olmayacak bir duaya Âmin, demenin maruzatı yoksa içime kapandığım her gözyaşında teslim olduğum o sel ve rüzgâr nihayetinde ufalanan sözcüklerim şükür ki riya asla yok ve olmadı da hiç birinde.

 

Makamım yok işte.

 

Meramımsa O’nda saklı.

 

Maruzatım da yok en çok da söndürdüğüm ve soldurduğum savunma mekanizmam ve açık yüreklilikle itiraf ediyorum elbet hiçlik makamında acılar iken yazının içliği ve yoktan var eden Rabbe teslimiyetim.

 

Yol yakın ya da uzak.

 

Hayat kimi zaman ayan beyan kimi zaman tuzak.

 

Tutsaklığımı yaşarken arada kıyıya çıkıp da derinlerde boğulmuşluğumun bir adım sonrasında derin bir nefes alıp da kendime geliyorum ve zamanın sırtını dürtüyorum:

 

Sahi, ne zaman doğdum ben?

 

Bir salıncakta gidip gelen s/üzgün kalemim ve kelamın doğurganlığında baş koyduğum bir yol ve sevda ki…

 

İklimin kırıkları ile inşa ettim şehri yeni baştan ve şehir bile kendine yabancı iken ben nasıl çözerim ki bu bulmacayı?

 

 

 


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıÖnceki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( Hiçlik Makamı... başlıklı köşe yazı GÜLÜMM tarafından 13.10.2020 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan yazının hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler GÜLÜMM sorumluluğundadır. GÜLÜMM hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.