Eklenme Tarihi : 10.12.2015
Okunma Sayısı : 1835Yorum Sayısı : 12
Etiketler
Yazı Müziği
M.Fikret
M.Fikret
tarafından eklendi
10.12.2015
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 11.12.2015 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Bitmesin Hiç Bu Masal
Bitmesin Hiç Bu Masal


Aşk badesi doldurur kömür alevli akşam
Başım göğsünde uyur aklanır siyah gece.
Bu nasıl bir sevgidir bu nasıl bir ihtişam
Şimdi sen ve ben varız şu dünyada sadece.
Hüzün derdine yanıp ateşinde kül olsun
İç aşkın şarabını, yeni badeler dolsun.

Yüzümü yakan soğuk ellerinde ısınır
Sanki şeffaf bir perde pembeleşen dört duvar
Kalbimde esişini meltem bile kıskanır
Her günüm her ânımda mutluluğun tadı var.
Beni kıskıvrak sarar mağrur bakan gözlerin
Aleme meydan okur yıkıp yakan s/gözlerin.

Heceler kilitlenmiş dişinden tırnağına
Yazdığım şiirlerde kokun renge renk katar.
Boyasız saçlarından eline, parmağına
Aşka davet ederken yüreğin benle atar.
Yıldızlar dökülüyor zülüflerin ucundan
Güneşin ısıtıyor tutarken avucundan.

Doğan her yeni şafak yavaş ol der ölüme
Artık genç olmasam da yüreğim on dördünde.
Karanlık pay olurken kalbimde her bölüme
Mavilenen gökyüzü sevdamızın derdinde.
Kalan ahir ömrümde ne olur yanımda kal
Hep bizimle yaşasın bitmesin hiç bu masal.

M
Mehmet Fikret ÜNALAN
10 Aralık 2015 Saat 11.25

Batıkent/Ankara

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 22.12.2015 )
Merhaba şiir dostları...


Bugün sizleri elimden geldiğince Mehmet Fikret ÜNALAN şairimizin Bitmesin Hiç Bu Masal adlı şiiri ile buluşturacak ve şiirin dilinden şiiri anlatmaya çalışacağım...


DİL VE ŞEKİL:

Dil: Şair yalın bir konuşma Türkçesine yer vermiştir. Türkçeyi kurallarına uygun olarak kullanmış olup dil sapmalarına yer vermemiştir. Ayrıca kendisiyle konuşur gibi muhatapla konuşma ve ben diliyle duygularını anlatma üslûbunu tercih etmiştir.

NAZIM ŞEKLİ VE AHENK

Şiir altılı mısra ile yazılmış, kafiye düzeni bütün dörtlüklerde çapraz, diğer iki mısrada ise düz uyak şeklindedir.

Şiirde sade ve anlaşılır bir üslup ve dil kullanılmıştır. Şiirde realist duygularla dile getirilen kelimeler ağırlıkta olmasına rağmen, şairimizde romantik duygular daha çok ağırlıktadır. Dış âleme ait unsurlar objektif bakış açısıyla kaleme alınırken, subjektif kelimeler daha fazladır.

Ara ara betimlemelere yer verilmiş ve sevdanın güzelliği tüm ahengiyle mısralara yansıtılmıştır.

Aşk badesi doldurur kömür alevli akşam
Başım göğsünde uyur aklanır siyah gece.
Bu nasıl bir sevgidir bu nasıl bir ihtişam
Şimdi sen ve ben varız şu dünyada sadece.
Hüzün derdine yanıp ateşinde kül olsun
İç aşkın şarabını, yeni badeler dolsun.

Şair şiire giriş mısralarına akşamın serinliğinde çıktığı siyah geceyi yarin göğsünde aklayarak başlıyor...

Hepimiz bir yürek taşırız içimizde. Yüreğimizin bazen en kuytu addedilen köşelerinde farkına varamadığımız zaman dilimlerinin birinde yeşeren duygularımız boy vermeye başlamıştır bile. Yeşeren düşünceler, boy verip meyveye duracağı ana kadar ne fırtınalara, boranlara meydan okuyarak yetişmiştir. Yüreklerdeki aşk tohumları adeta aşk vurgunu yemiş ilkbahar esintilerinin rayihaları etrafında boy verip sürgüne durmaya başlamıştır bile.Ve hüzün kapısının kilitlendiği anda bir yar kalır gönül evinde. İşte o an geceler ve hüzün dolanır birbirine....

Yarin eliyle sunacağı bir bardaklık mutluluk badesi yeterlidir kara gecelere inat mutlu sabahlara uyanmaya...

Yüzümü yakan soğuk ellerinde ısınır
Sanki şeffaf bir perde pembeleşen dört duvar
Kalbimde esişini meltem bile kıskanır
Her günüm her ânımda mutluluğun tadı var.
Beni kıskıvrak sarar mağrur bakan gözlerin
Aleme meydan okur yıkıp yakan s/gözlerin.

Ve şüphesiz aşktır yürekleri ve tüm bedeni ısıtan.... Ilık bir rüzgar misali sevgiyi üfleyen bir kaç tatlı söz yeter de artar bile maşuğu mest etmeye...Kaçamak bakışlarda buluşan göz temasları seven bir bedeni sarıp sarmalar ve öylesine ısıtır ki hiç bir yeterli olmaz o anı telafuz etmeye...

Aşk lisanını iki kişinin bildiği tek kelimedir... Kimse aşığı maşuğun gözüyle maşuğu da aşığın gözüyle göremez....

Heceler kilitlenmiş dişinden tırnağına
Yazdığım şiirlerde kokun renge renk katar.
Boyasız saçlarından eline, parmağına
Aşka davet ederken yüreğin benle atar.
Yıldızlar dökülüyor zülüflerin ucundan
Güneşin ısıtıyor tutarken avucundan.

Bu mısralarıyla şairimiz yazdığı şiirlerle sevgilisinin kokusunu içine çektiğini, yazdığı her mısrada ona olan sevdasını onunla çarpan kalbini anlatmakta bizlere...

İnsan sevince, çırpınıp duran yürek kafesinde hüzünler yakmaz canı, sevgilinin yokluğu da öldürmez, sevdası bir yangın olsa da kolay olmasa da alışır insan ve sevgi çıkmaz bir sokak olur şairin dilinde.

Sonra hatırlar ya da yapılmak istenilenler hayat bulur sayfaların üstünde sofralar kurulur sevgilinin yokluğunda… Varmış gibi iki kişilik olur üstelik kadehler, iki kişilik kalkar dansa loş ışığın altında gölgeler…

Şiirin kelimelerle resim çizme sanatı olduğunu düşünürsek, şairimiz adeta kelimelerle düşlerinin resmini çizmiştir.

Doğan her yeni şafak yavaş ol der ölüme
Artık genç olmasam da yüreğim on dördünde.
Karanlık pay olurken kalbimde her bölüme
Mavilenen gökyüzü sevdamızın derdinde.
Kalan ahir ömrümde ne olur yanımda kal
Hep bizimle yaşasın bitmesin hiç bu masal.

Bu mısralarıyla şairimiz ölümden ve ölümün ona ne kadar yaklaştığından bahsetse de sevdasıyla ruhunun gençleştiğini ve karanlığa gömdüğü mazisinin sevgisiyle yeniden aydınlığa yüz sürdüğünü vurguluyor...

Diline ve şiirlerine pelesenk ettiği sevdasının kalan ömrü boyunca yanında olmasını satır satır destanlaştırdığı bu aşkın yıllarca sürmesini arzuluyor...

Ne diyelim, dualarımız ve temennilerimiz bu güzel sevda masalından yana olsun...

Şairimiz Mehmet Fikret ÜNALAN ı yazdığı bu şiirden ötürü kutlar, başarılarının devamını dilerim...

Tüm şiir sever yüreklere selam ve saygılar....
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bitmesin Hiç Bu Masal başlıklı yazı M.Fikret tarafından 10.12.2015 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler M.Fikret sorumluluğundadır. M.Fikret hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.