Eklenme Tarihi : 07.02.2017
Okunma Sayısı : 2091Yorum Sayısı : 20
Etiketler
Yazı Müziği
AdemEFİLOĞLU
AdemEFİLOĞLU
tarafından eklendi
07.02.2017
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 08.02.2017 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Dedim Dedi
Dedim  Dedi

Dedim; Sesimiz titrer, nazarında şaşarım,

Dedi; Eğer ürkeksen, sana nasıl koşarım.

 

Dedim; Talan olmakta, nefesim kor bağrında,

Dedi; Sanmam mevsimler, kanar durur çağrında.

 

Dedim; Aylardan Şubat,  ya eserse sert rüzgâr,

Dedi; Her rüzigarda, aşk denilen bir sır var.

 

Dedim; Yağarsa eğer, başıma karlar düşer,

Dedi; Söylesene yar, aşkta hangi kar pişer.

 

Dedim; Aşk feryat eder, onda asırlar vardır,

Dedi; Aşka düşende, bilinmez sırlar vardır.

 

Dedim; Gecede saklı, vadettiğim saraylar,

Dedi; Tutkularımı, bozarsa hazan aylar.

 

Dedim; Sabır dağlarım, vuslatına dayanır,

Dedi; Canda can olan, zaten ona boyanır.

 

Dedim; Söyle şu candan, içeriye kaç yol var,

Dedi; Can olan cana, her mevsim bitmez bahar.

 

Dedim; Yolunda diken, varsa canıma batar,

Dedi; Cefa tendedir, acısı nerde tüter.

 

Dedim; Dumanın efkâr,  genzimi fena yakar,

Dedi; Genzin nefesim, ateşiyle beni sar.

 

Dedim; Şu soluğumuz, nefesinle eş değer,

Dedi; Ah yar aklımı, alsan tek sana değer.

 

Dedim; Aklının aşka, söyle ihtiyaç mı var,

Dedi; Akıl gerek ki, yollarında hep nigâr.

 

Dedim; Senin şavkından, cihan uyanır tana,

Dedi; Onun kokusu,  yol gösterir cihana.

 

Dedim; Aşkın ilmeği, çözülürse donarım,

Dedi; Bulduysam aşkı, hem donar hem yanarım.

 

Dedim; Yolunda canı, aşka vermesi gerek,

Dedi; Gönlünde olmak, aşka duyulan merak.

 

Dedim; Kördüğüm olmak, vardır ürkmüyor musun,

Dedi; Ömrüme ördüm, deme korkmuyor musun.

 

Dedim; Yüreğim yansa, çalkalanır o kalbin,

Dedi   ; Yansın elbette, aşktır inan sahibin.

 

Dedim; Cana can katan, kalbimde atıyorsun,

Dedi   ; Âdemi bildim,  daha ne satıyorsun.

 

Âdem Efiloğlu



 

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 19.02.2017 )
Bu gün şairimiz Adem Efiloğlu’un beyt tarzında yazmış olduğu ve bir çok şair tarafından da konu olarak yazılmış olan Dedim / Dedi şiirinin tahlilini yapacağız.

Öncelikle şiirin teknik detaylarına kısaca değinelim. Şiir beyit tarzında a,a b,b c,c … kafiye düzeninde yazılmıştır. 14 hece ölçüsü genellikle beyit şiirlerinin en çok kullanılanıdır ki şairimiz de bu kurala riayet etmiştir.

Konusu itibarıyla manevi hazzın zuhur ettiği mısraların yanında beşeri aşkın olmazsa olması düsturu nakşedilmiş. Yani beşeriyetin içinden geçerek maneviyata ulaşma hissi anlatılmış yazıda.

Şimdi şiirimizin tahliline yani şair burada ne demek istedi kısmına geçelim:


"Dedim; Sesimiz titrer, nazarında şaşarım,
Dedi; Eğer ürkeksen, sana nasıl koşarım. "

- Ey Aşk... Tedirginim. Ve öylesine ürkektir yüreğim.. Ama yine de aşığım, aşık olmalıyım. Öyle ki evrenin kalbine yazılan bu aşk ebediyete kadar yürüsün...
- Ey aşk... Öyle aşığım ki, gözüm görmez hiç bir engeli... Aşığım ve elif gibi dimdik... Her şeye göğüs germişim, aşkının uğruna ve beni bundan hiçbir şey alıkoyamaz. Bu yüzden Kerem değil miydi aşk için dağları delen, Mecnun değil miydi çölleri arşınlayan, Ferhat değil miydi sazları parçalayan....

" Dedim; Talan olmakta, nefesim kor bağrında,
Dedi; Sanmam mevsimler, kanar durur çağrında. "

- Yağmalanıyorum yanıp duran ateşin bağrında, nefesim uzletini istemekte, sensiz nefesi tütsülenir ruhumun ve alev olup tutuşur bağrında...
- Yanmıyor... Kanıyor her şey... Her şey her çağırışında gizli. Senin abad olduğun aşka koşuşumda gizlenen nihayet, aşk tütüyor...

" Dedim; Aylardan Şubat, ya eserse sert rüzgâr,
Dedi; Her rüzigarda, aşk denilen bir sır var. "

- Feryadım şubatın ortasında atar. Ya rüzgârıyla sertleşirse yürekler... Ya üşür isek. Ya oturursa kış bağrımıza...
- Birlikte üşüse de razıyım rüzgârın etekleri altına saklanan aşkın sırrına... Diyorum sana adımız; aşk...

Dedim; Yağarsa eğer, başıma karlar düşer,
Dedi; Söylesene yar, aşkta hangi kar pişer. "

- Kış... Daha evvelinde de... Kış dedi... Üşütecek. Başımıza karlar düşecek... Donacağız...
- Sus; Aşk, yakar insanı. Donsak da birlikteyiz. Üşüsek de... Kar eritmez endamımızı... Kar ancak; dillendirir aşkımızı...

" Dedim; Aşk feryat eder, onda asırlar vardır,
Dedi; Aşka düşende, bilinmez sırlar vardır. "

- Asırlara gidiyorum aşk deyince, bütün kâinat feryad-ı figanıyla yakıp kavuruyor ortalığı. Aklımızdan bir Züleyha geçiyor ansızın. Farkında olmadan kesiliyor parmaklar, farkında olmadan niceleri için için yanıyor uğruna...
- Aşk ki, sırlara gömüyor hissiyatımı... Aşk ki bilinmezlere sürüklüyor ruhumu. aşk varsa her şey yaşanacak her yer yanacaktır. Ve aşk her sırrın içinde kanayacaktır...

" Dedim; Gecede saklı, vadettiğim saraylar,
Dedi; Tutkularımı, bozarsa hazan aylar. "

- Gece... Sürüklüyor beni esmer koynunda. Gece ilmek ilmek işleniyor yüreğimde. Ve dökülüyor geceye aşkın en hakiki, en gerçekçi, en ayyuka çıkmış sözleri...
- Hazan... Ürpertir insanı. Beni de... Tutkularımı, bozar mı dersin o hazan... Ürküyorum... Ama yine de aşk var kalbimin ortasında en tadında...

" Dedim; Sabır dağlarım, vuslatına dayanır,
Dedi; Canda can olan, zaten ona boyanır. "

- Ah... Ah ki bu vuslat sabrımı dağ etmiş. Dağlarımı sabırla sıvamış. İnliyorum aşka vuslattan. Körkütük dağ olmuşum aşktan. Biz bütün cefayı, acıyı vulatının ardına sıralamış ve bekler olmuşuz...
- Can... Can... Can diye diye sıvazlasam kalbini Can... can onda renklenir. Aşka vuslatsa sabrını dağ eden. Dağ olan sabırla renklenecektir. Canına can olan yar...

" Dedim; Söyle şu candan, içeriye kaç yol var,
Dedi; Can olan cana, her mevsim bitmez bahar. "

- Yol... Yolu nerede bu canın... Can nereden gidiyor aşka. Aşk hangi yola bulanıp kavuşuyor vuslata...
- Kalbinin mevsimine bak ey yar.. Kalbinde hangi bahar olursa olsun, kabin de kış da olsa yaz da olsa; bahar kucak kucak oturacaktır aşkın mihrabında... AŞk mevsim tanımaz sevdiğim. Yol bizim sol yanımızda...

" Dedim; Yolunda diken, varsa canıma batar,
Dedi; Cefa tendedir, acısı nerede tüter. "

- Dikenler büyüyor gözümde. Korkuyorum. korkuyorum acımaktan aşktan yana. Ya canıma batarsa bütün mevsimler.
- Korkma sevdiğim... teninde bir iz teninde bir yara teninde bu denli hengame... Acısı bilinmez nerede tüter. Aşk tütse de acıya acıya yakar. Yaktıkça, adam eder. Adam ettikçe mübalağa eder kor bir kalbin üzerinde dans ede ede...

"Dedim; Dumanın efkâr, genzimi fena yakar,
Dedi; Genzin nefesim, ateşiyle beni sar. "

- Ey Kadın. Efkârımın başında dumanlar. Dumanım sensin. Ve senden içeri bir ben benden içeri bir feryat var...
- Ey adam... Senden içeri gidenlerden bir ben varsa... ben o nefesinin yürüdüğü yerdeyim. Ve o yerde ısıt yüreğimi nefesinin ateşi ile...

" Dedim; Şu soluğumuz, nefesinle eş değer,
Dedi; Ah yar aklımı, alsan tek sana değer. "

- Canım can oldun... Canımda tek nefes oldun. ben nefes aldıkça sen de içimde canıma nefes oldun...
- can bu ya... Kolay mı can olmak... Nedir ki bir nefes... Aklım da fikrim de sana değer...

" Dedim; Aklının aşka, söyle ihtiyaç mı var,
Dedi; Akıl gerek ki, yollarında hep nigâr. "

- Aşka bulandırdık herşeyimizi. Nefesimizi de bizimle birlikte. Söyle peki yar... Aklın bu denli aşkın arasında; aşka ihtiyacı var mı...
- Akıl yok... Gereksiz... Akıl yollarına amade... Akıl suskun. Akıl dilsiz... Akıl seninle güzel. Akıl bizimle akıl...

" Dedim; Senin şavkından, cihan uyanır tana,
Dedi; Onun kokusu, yol gösterir cihana. "

- ışığın diyorum Yâr... ışığının gücünde, alem gözlerini açar o alaca karanlığa. Alaca karanlık aydınlanır varlığınla...
- Bir ışığın buram buram halidir... buram buram halidir aleme yolları gösteren...

" Dedim; Aşkın ilmeği, çözülürse donarım,
Dedi; Bulduysam aşkı, hem donar hem yanarım. "

- Yâr... Diyorum ki ilikledim seni kalbimin orta yerinden. ısıtıyorsun ruhumu her daim. Üşümek gelmiyor aklıma. Ya çözülürse diye iliklerim, ürküyorum. Korkuyorum. Üşütme beni..
- Dilimin ucunda bir şeyler mırıldanıyorum. Aşkın eflakından düşenlerle, ben yanarım yare yare, sen yanarsın yare yare. Yanarız birlikte bu iliklediğin kalbin ortasında. orada varsa kaderde üşürüz de donarız da... Ama bulduysam bu aşkı... Çözülmez iliklediğin düğümler. Düğümlere rağmen üşümek seninle güzel...

" Dedim; Yolunda canı, aşka vermesi gerek,
Dedi; Gönlünde olmak, aşka duyulan merak. "

- Can diyorum yine. Aşkın kapısına varana dek, kolundan tutup sürüklemek gerek. Sürüklemek gerek canı aşkın kapısına... ve Yine aşka can katıp, canı aşka feda etmek...
- Ver canını da aşkını da ruha... Ruh, gönülde dururken, aşka sarmış merakını. Merakımdan mütevelli. Can verilmiş çoktan aşkın uğruna...

"Dedim; Kördüğüm olmak, vardır ürkmüyor musun,
Dedi; Ömrüme ördüm, deme korkmuyor musun. "

- Kördüğüm diyorum yar.. Bu denli sevdanın ortasında; kördüğüm olup dolanmak var aşka çözülmemek üzere...
- sen Yâr olmuşsun. Sen ömre düğme olup, aşkı iliklemişsin kalbime... Kalp akıl gitmiş elden. Ömrüme örmüşüm seni. Korkmak ne kelime...

"Dedim; Yüreğim yansa, çalkalanır o kalbin,
Dedi ; Yansın elbette, aşktır inan sahibin. "

- Yanarken diyorum cayır cayır... Yüreğime düşse korlar. Sen çalkalanırsın korlarımdan. Sen düşersin kalbimin ortasında ateşler içine...
- Yanmadan aşk olur mu, kül olmadan, aşka bandırmadan korları, ve korlara bandırmadan aşkı olur mu... Aşktır sahip... Aşktır her şeyin başı...

" Dedim; Cana can katan, kalbimde atıyorsun,
Dedi ; Âdemi bildim, daha ne satıyorsun. "

-Canımsın. Canıma can olan. kalbimin ortasında alev alev atan damarlarımda AŞK diye haykırıyorsun bütün ruhuma...
kalbimsin...
- Ben seni bildim bileli... Ben seni sevdim seveli... ben sana kördüğüm oldum olalı... Kalbimsin atan sol yanımda..



Şiirin temasına iki anlamda yaklaşabiliyorum.
Aslında;
Bir beşer aşk gözüyle. Bir de ilahi aşk gözüyle…
Sanki bir adam ve kadın arasında geçen aşkın düeti var.
Ya da bir adamın; ilahi bir duyguyla konuşma hali. İlahi aşk ile fısıldanışları…
Bir Mevlana gibi.
Ya da bir yunus emre…
Örnekler çoğaltılabilir.

BEŞER GÖZÜYLE;

Satırların her köşesinde adamın; aşktan ürken yanı dikkatlerden kaçmıyor.
İstiyor.
Seviyor.
Yaklaşmak istiyor.
Ama korkuyor.
Ürküyor…

Ama kadın…
Olağanüstü duyguları ile Adamın yüreğinden tutup aşka çekiyor.
Korkmaması için ona bütün duygularını ilmek ilmek işliyor.
Bütün engellere göğüs gerebileceğin, onunla birlikte olduktan sonra; ateşin ortasında yanmayı bile göze alabilecek kadar AŞIK bir ruh haline sahiptir.
Bunu satırlarda hissetmemek mümkün değildir.

Ve Şair.
Öyle içten bir duygu ile anlatıyor ki Aşkı;
En başta da dediğimiz gibi Aşkın iki halini de satırlara taşımış…

İLAHİ AŞK GÖZÜYLE;

Bir aşık adam…
Ki bu adam Manevi duygularının ortasında; divane olmuş ilahi bir aşkın gölgesinde serinlemek üzere dururken;
Aşkın onu en kor ateşte alev alev yakmasından korkar…Korkusunu bu denli yaşarken, Ham olup pişene kadar;
İlahi duygunun onu bu yoğun duygulara elleri ile çekmeye çalıştığını görebiliyor hissedebiliyorsunuz.

Bu bakıma…
(BANA GÖRE) Bir Mevlana ile Şemsin Aşkını hissedebiliyorum.Sanki onların arasında geçen o manevi duygunun damlaları serpilmiş şiirin satırları arasında…

Her satır ilmek ilmek sürüklüyor insanı kelimelerin dünyasına. Sanki bir duygu selinin içinde dans eder gibi tebessüm ediyor kalem ister istemez. Bir ilhamın, peri kızlarını andıran yanında, duygular tatmin olmuşçasına serpiliyor kağıdın ortasında...


Şiir demek her okurda kendini bulmasını sağlamaksa şayet; Burada da başarıya ulaştığını görebiliyoruz. Çünkü bize Birçok duyguyu yaşatabiliyor satır aralarında.

Çok yazılacak daha bir çok şey var. Hem Çok... Bizim haddimize değildir bir şiir üzerine bu kadar laf dokundurmak. Lakin; bazı öğretmenler; öğrensinler diye öğrencilerine bu şekilde bir yol sunabiliyor.

Bu bakıma
Sayın Âdem Efiloğlu Ustamıza, öğretmenimize
Bize bu satırlar arasında yaptığı öğretmenlik için; duygularını bizimle paylaşıp; bu duyguları bize de yaşattığı için; kendisine Çokça teşekkür ediyorum…

İlham veren bu derin bu naif şiirinizi
Yüreğinizi
Kutlarım…
Saygılarımla

AyŞenur Kayaaydoğan
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Dedim Dedi başlıklı yazı AdemEFİLOĞLU tarafından 07.02.2017 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler AdemEFİLOĞLU sorumluluğundadır. AdemEFİLOĞLU hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.