Eklenme Tarihi : 12.10.2017
Okunma Sayısı : 123Yorum Sayısı : 9
Etiketler
Y. GÜLÜM
Y. GÜLÜM
tarafından eklendi
12.10.2017
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 13.10.2017 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Zor Zanaat İnsanlık...
Zor Zanaat İnsanlık...


 

İhbar etmeliyim içimin ebabil kuşlarını,

Takındığım melankoliyi

Bir zarfa koyup postalamalıyım kendime:

Bihaber mevzuattan ikram etmeliyim âleme

Akıl tutulmalarımı.

 

Nefse şirret bir tokat,

Alı al moru mor bakışların cevherine

Nüktedan bir de gölge sunarken Tanrı,

Sileceklerini içimin fırtınalarının

Boca ederken fikir yürütmelerini,

Kelamı bol bir sofraya buyur etmeliyim dostlarımı.

 

Kim ise nifak sokan

Mecburen,

Donatmalıyım göç geçişlerimi:

İzzeti ikram madem muhabbeti bol bir gönül,

Tarifsiz sancılarla evrildikçe benlik

Bir de sükûtu geçirgen bir cümleyi de sırdaş belleyip.

 

Zor zanaat insanlık,

Kılık kıyafet ne mecburiyet ne de tasavvur

Yine iklimlerin çatısında kanıksanası bir mağduriyet

Mademki sıfatların özründe kabul görmüşlüğüm

Sadece Hakkın nezdinde

En ulvi metanet yine

Gölgeler vururken aklımın merdanesinde.

 

Deli fişek bir tahakküm,

Yoldan çıkanlara rağbet olsaydı

Devran daim eder miydi rahmetini?

Demek bile bir kinaye

Yine insan pazarında yol yordam bilmenin erdemi

Bir de yürek rükû ederken

Aşkın da mabedi

En iç burkan o nazenin surede

Dokunaklı bir terane,

Soldan sağa çıkarken yüreğin bir bir kefareti.

 

Adsız kaldırımlar yürürken içimin kasvetinde,

Gönül koyduğum kayıtsız bir imge kadar

Serkeşim.

 

Sefil mabedimin kirli duvarlarında,

El-aman diyen o Roman kadının sızısıyım sair hecede

Uyutulduğum gün gibi aşikâr.

 

Aklın ipek yorganında

Bir ölü tadında şu sefil şiir,

Kelamım bol olsa ne çare

Ya derdime meram eylerken ayak sesini sessizliğin,

Bir de boca ettiğim nice kifayetsiz kip,

Şiddeti meftun depremlerin

Bilmem kaç ölçeğinde

Defolu yalnızlığımın da bam teli

Henüz basmadığım o notanın

En yorgun demi yine yalnızlığın, suretimde saklı.

 

Dünsüz bir yalan olmaksa

Ne ala!

Hele ki sirayet eden bilinmeze sığınıp da

Varsın olmasın gerisi adını koymadığım

Üstelik külfeti ağırca,

Zaman aşımına uğramadığım bir çağa yakalansaydım

Demek kadar basiretsiz bir kelam

Yine gölgenin ferinde takılı aczi yetin en kırık notası.

 

Olmak kadar gereksiz varlığımın da solgun farında

Görme özürlü kim ise

Gelsin benden avuç avuç

Savrulsam da bucak bucak,

Meramı yitik bir mealden ne farkım varsa

Seher yeli kıvamında

Söylemlerin nazarında

En aşüfte şiir kadar kayıpların haznesine

Sunduğum bir ışıkta kısık gözlerimin de.

 

En ucube tanığı işte

Makamı yoksunluk,

İfşa ettiği boydan boya kayıp bir eksen

Dolduruşa gelmek kadar nefaset arz eden

İkbalinde takılı en yanık kelam

Yine nazenin Tanrıçalar kaçmışken

Tarihin tozlu sayfalarından.

 

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Zor Zanaat İnsanlık... başlıklı yazı Y. GÜLÜM tarafından 12.10.2017 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Y. GÜLÜM sorumluluğundadır. Y. GÜLÜM hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.