Eklenme Tarihi : 12.01.2018
Okunma Sayısı : 81Yorum Sayısı : 1
Etiketler
Barbaros İrdel
Barbaros İrdel
tarafından eklendi
12.01.2018
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Sigortacılık Yeni Türkiye’de Soytarılık

Sigortacılık yeni Türkiye’de soytarılık

Kaleme aldığım ‘’Kulak Misafiri’’ adlı hikayemde anlattığım kurgu değildi, yılbaşı günü işyerime, ertesi günü evime hırsız girdiği gerçek. Ailecek ucuz atlattık diyebiliriz. Çok değil ama bana göre anlamlı hasarımız oldu, sinek teli, pimapen hasarı, labtop, bir kaç gümüş, kapı tamiri her iki mekanda çamurlu ayak izleri her yer karıştırılmış, darmadağınık, karakolda geçirilen saatler, iki gün çalışamamak.  Hasar yaklaşık 5-6 bin civarı tutar tutmaz.… Eh ne yapalım, şükür dedik, yıllardır poliçesini ödediğimiz iki mekanın da sigortası var, o zamandan beri güvende hissediyoruz kendimizi.

Aradım sigorta acentemi;

-Dosya açtık efendim, siz en yakın karakola gidin ifade verin, ifadenizi sonra WhatsApp’la bize gönderin eksper göndereceğiz.

Hastaları erteledim. Karakol kalabalık, sabır. Sıra geldi, anlatıyorum memura hırsızlık olayını, memur yoğun, dinleyebilse çabuk bitecek, o bir şey soruyor, bu bir şey soruyor, arada bana dönüyor soruyor;

-Beyefendi neydi sizin olay?

-Hırsızlık

 

Tekrar etraftan ona gelen sorular, telefonu çalıyor, vakit öğleye yakın, önemli bir evrak arıyor belli  çekmeceleri açıyor kapıyor, acıkmış sinirlenmiş.

-          Beyefendi neydi sizin olay?

-          Hırsızlık

Nihayet yazıldı ifadem sonra komiseri bekledim imza için, yarım günde aldım karakoldan yazılı ifademi.

Ablam yıllarca büyük bir sigorta şirketinde çalıştı ve oradan emekli oldu. Seksenli yıllardan beri onun ısrarı ile hep sigorta yaptırırım, o emekli olduktan sonra bir acente buldum on senedir o takip eder poliçelerimi.

Konut yazlık araç trafik sağlık dask bir sürü poliçe… Neredeyse otuz, otuz beş senedir aksatmam. Bazı aylar maaşıma yaklaşır poliçe ödemelerim. Sık hasar çıkmaz dikkatliyizdir hepimiz. Onca yıl içinde bir iki küçük hasar almışımdır, eve su basması, araçta cam ve kaporta hasarı gibi.

Karakol ifademin resmini çekip acenteye gönderdim, aradım; gönderdim geldi mi?

-          Gelmiş, biz eksperi arıyoruz birazdan o sizi arayacak randevulaşırsınız gelip olay yerini inceleyecek.

-          Peki.

Eh aksilik yok şimdilik, hayırdır medeni ülkelerdeki gibi gidiyor olay, ülke sigortacılıkta yoksa ilerledi mi?

Canım ülkem başladı aksilikler. Karakol o kadar kalabalık olmasaydı, beklemeseydim onca saat.

Eksper o gün aramadı.

Çamurlu ayak izlerine dağınıklığa dolaplara dokunmuyoruz.

Ertesi günü aradı eksper,

-          Öğleden sonra uğrayacağım

-          Evlat dedim dünden beri sizi bekliyoruz, hiç bir şeye dokunmadık, hastalarımın randevularını yarına erteledim

-          Keşke resimlerini çekseydiniz, temizletip toplasaydınız dağınıklığı, çalışsaydınız…

Sorumsuzluğa bak arkadaş, dün arayıp söylesene. Eksperlerin sorumsuzluğunu bir başka yaşadığım gerçek hikayede anlatacağım.

Ertesi gün çalışıyorum, hastam var, geldi eksper, acelesi var, dilekçem, çalınan eşyalardan bazısının bulduğum faturaları, karakol tutanağı ve hasarlı kapı pencere vs resmini çekti, pek dinlemedi, benim çektiğim resimlerle zaten ilgilenmedi, 10 gün sora acentenizle konuşun dedi, beş dakika sürmedi gitti.

Bir saat olmadan telefon geldi görev vermişler belli genç bir bayan,

-Hasar ödeyemiyoruz maalesef

-Neden

-Hasar olursa poliçenizin birinde 500 dolar, diğerinde bin dolar muafiyet var.

Kulp hazırmış.

-Benim neden haberim yok.

-Bilmiyorum.

-İşyeri poliçem benim en az otuz iki senelik, bu ilk hasar başvurum.

-Ödemiyoruz, ama tavsiyede bulunmak isterim, kepenk, kamera sistemi parmaklık ve kırılmaz cam koydurun her yere, sonra sigorta yaptırın.

- Evlat senin dediklerin için zengin olmak lazım, siz benim hasarımı ödeyemiyor musunuz?

-Biz yatları, villaları, fabrikaları ödeyen bir şirketiz, sizin hasarınızı ödemiyoruz.

-Herkesin yatı villası fabrikası olmaz ki? Sigorta artık sadece zenginler için mi?

-… gülümseme sesi, sonra

- Size çok üzüldük Beyefendi, ama yapılacak bir şey yok.

Şaştım kaldım.

Telefonu kapattıktan sonra acentemi aradım ne kadar poliçe varsa uzatmayacağımı hepsini günü bitince yenilenmemesini istedim.

Mobil telefonumdan banka hesabıma bakacağım tuttu, kredi kartımdan müteahhit’e verilen yıkılmış iki sene sonra bitecek evin henüz yapılmamış dairesinin DASK poliçe tutarını peşin çekmişler. İadesi olmazmış DASK’ın. Aradım acenteyi, bakın dedim benim evim iş yerim soyuldu, bana kastınız ne sizin?

Delirmek istemiyorum, maskaralık deyip de geçemiyorum, fakirle alakası olmayan zengine dokunamayan sigorta şirketleri orta direk bizlere yolunacak salak kaz  muamelesi yapıyor.

Yeni Türkiye…

Üzüldüm, üzüntümü belki sigorta konusunda bir yararım olur düşüncesiyle siz dostlarımla paylaşmak istedim…

12 01 2018, Barbaros İrdelmen

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Sigortacılık Yeni Türkiye’de Soytarılık başlıklı yazı Barbaros İrdel tarafından 12.01.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Barbaros İrdel sorumluluğundadır. Barbaros İrdel hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.