Eklenme Tarihi : 08.06.2018
Okunma Sayısı : 373Yorum Sayısı : 5
Etiketler
Sami Bibero
Sami  Bibero
tarafından eklendi
08.06.2018
Günün Yazısı

Bu Yazı 09.06.2018 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Ahfeş'in Keçisi Ve Kafa Sallayan Kadınlar
Ahfeş'in  Keçisi  Ve Kafa Sallayan  Kadınlar


''Ahfeş'in  keçisi  gibi  başını  sallamak'' diye  bir  deyim  duydunuz  mu  hiç?  Duymadıysanız  sizlere  hem  bu  deyimin  hikayesini  hem  de yazıma  başlık  yaptığım  durumu  anlatayım.

Efendim,hikayesi  değişik  değişik  anlatılsa  da  neticede  vakti zamanında  Ahfeş adında  bir kişi  varmış. Bu  kişi  kimi  rivayetlere  göre ünlü  bir  dil  bilimcisi  olduğu  halde  hiç  kimse  onun derslerine  gelmediği  için- can sıkıntısından -  bir  keçi  almış  ve  bildiklerini  ona  anlatmaya  başlamış.  Bir  başka  rivayete  göre  ise ''  Ben  hayvanları  bile  eğitebilirim '' iddiasıyla  yola  çıktığı  için böyle  bir  şey  yapıyormuş.

Evet,  keçiye  bir  şeyler  anlatıp  daha  sonra  da  ''Anladın  mı ?''  diye  soruyor  ve  o  anda  da  keçinin  boynundaki  ipi  çekiyormuş.  Haliyle keçi   kafasını  sallıyor  tabii  ki.

Gel  zaman git  zaman  artık  keçide  şartlı  refleks  oluşmuş.  Ahfeş  ipi  çekmeden  de ''Anladın  mı ?''  Diye  sorduğunda  kafasını  sallıyormuş.  İşte  o gün  bu  gündür  anlamadığı  konularda  da  anlamış  gibi  kafa  sallayanlara,  ya da kendisine  anlatılanı  hiç  sorgulamadan  kabul  edenlere  ''Ahfeşin  keçisi  gibi  kafanı  sallama ''  denir.

Eğer  öğretmenseniz  mutlaka  karşınıza  çok  çıkmıştır  Ahfeşin  keçilerinden. Hele  hele  de  o  meşhur  soruyu  soran  öğretmenlerden biriyseniz: '' Çocuklar konuyu  anladınız  mı?''

Hararetli  hararetli  bir  şeyler  anlatır  daha  sonra  da  sorardık:  '' Çocuklar  konuyu  anladınız  mı?''  Herkes  kafa  sallardı. Oysa  tecrübeli  bir  öğretmenseniz  anlardınız  pek  çoğunun  hiç  bir  şey  anlamadığını.

Ben  denedim  '' Çocuklar  konuyu  kim  anladı?''  Diye  sordum,  herkes  parmak  kaldırdı.  ''Anlamayanlar  parmak  kaldırsın''  dedim  yine  tüm  parmaklar  havadaydı. ''  Bir  daha  anlatayım  mı?''  Diye  sordum  tüm  parmaklar  havada?  '' Kimler  konuyu  bir  kez daha  anlatmamı  istemiyor?'' Diye  sorduğumda  yine  tüm  parmaklar  havada.

Bir  gün  sınıfta  1538  Tarihli  Preveze  deniz  savaşını  anlatıyorum. Öğrenci  milleti  sözde  can  kulağı ile  dinliyor.  Aslında  ise  Ahfeş'in  keçisi gibi  kafa  sallıyorlar.  Dersin  bir  yerinde  kasıtlı  olarak  salladım  ''  Barbaros  Hayrettin  Paşa'nın  bindiği  destroyerden  atılan  bir  mermi  Andrea Doria'nın  donanmasında  bulunan  bir  mayın gemisinin  bacasından  içeri  girerek  mayınların  patlamasına,  dolayısıyla  da Andrea  Doria'nın  donanmasının  büyük  ölçüde  perişan  olmasına  yol  açtı''  Çocuklar  kafa  sallıyor.  Dayanamadım  artık  ''  yahu  çocuklar  biriniz  olsun  demiyorsunuz  1538 de  bacası  olan  gemi,  mayın  gemisinin  işi  ne?''  Çocuklar  yine  kafa  sallıyor  ''  Evet  yaa  gerçekten  de  sormuyoruz. ''  dercesine

İçlerinden  biri  parmak  kaldırdı.  Ben  de  söz  verdim: ''  Hocam !  Koskoca  öğretmensiniz.  Yalan  söyleyecek  haliniz  yok  ya.  Biz  size  inanıyor  ve  güveniyoruz''

Evet,  sorun  işte  tam  olarak  bu. Bazı  insanlara  sorgusuz  sualsiz  inanmak. 

Vatandaş  çıkıyor  ''  Hizmetçisi  peygamberimizin  sidiğini  içti;  Peygamberimiz  de  ona  '' Bundan  sonra  sana  cehennem  haram  oldu ''  Diye  bir  şeyler  anlatıyor lakin  herkes  göz yaşları  içinde  kafa  sallıyor.  Bir  Allah'ın  kulu  da  çıkıp  '' Hocam ! Peki  bu  durumda  ''elbisenizde  bir  damlacık  bile  sidik  olsa  namaz  olmaz'' fetvanızı  nereye  koyacağız? ''  Bir  damla  sidik  bir  kova suya  düşerse  o  kovadaki  su  içilmez.  O  suyla  abdest  alınmaz'' fetvanızı  nereye  koyacağız? ''  Demiyor.  Böyle  şarlatanların  konuya  ''Peygamber''  diye  girip  daha  sonra  ''Allah  dostları ''  diye  devam  ettikleri,peşinden  de sözü   kendi  şeyhlerinin  de  peygamber  gibi  olduğuna getirdiklerinin  farkına  bile  varmadan  devamlı  kafa  sallıyorlar.

Peki  yazının  başlığı  neden  ''  kafa  sallayan  kadınlar?''

Bu  her şeye  kafa  sallama,  kadınlarda  daha  çok  da  ondan.  Evet,  kadınlarımız  darılmasın gücenmesin  ama  kadınlarda  bu  durum  daha  fazla.

Geçenlerde  Mustafa  Karataş  Hoca  Televizyonda    ''  her  sakallıyı  hoca  sanmayın.  Sizi  kandırıyorlar. Aklınızı  kullanın.  Sorun,  sorgulayın'' mealinde  bir  şeyler  söyledi.  Dinleyiciler (  Özellikle  kadınlar )  kafa  sallıyor. Hoca  daha  sonra  başladı  anlatmaya: ( Anlatımda  biraz  abartma  olsa  da  üç  aşağı beş  yukarı  böyle  bir  şeydi ) 

Peygamberimiz  bir  gün  yanında  Hz.  Ayşe  annemiz,  Hz.  Ebubekir  ve  Hz.  Ömer'le  cehennem  çukurunun  yanına  geldi.  Burada  dedi  ki  ''Ey  Ayşe.  Ümmetimin  %25 ini  ben  kurtarırım.  Sen  de  bir  % 25 ine  el  verip  cehennemden  çekip  alır  mısın?'' Kadınlar  kafa  sallıyor...

 Hz. Ayşe  validemiz '' Alırım  ya  Resulallah'' dedi.  Peygamberimiz  daha  sonra  Hz.  Ebu  Bekir'e  Sordu '' Ya  Ebubekir %25 de  sen  kurtarsan  nasıl  olur? Hz.  Ebubekir ''Başüstüne ya  Resulallah  dedi.  Kadınlar  kafa  sallamaya devam...

Peygamberimiz son  olarak '' Ya  Ömer,  kala  kala  kaldı  %25  lik  bölüm.  Eh  ona  da  sen  el  at  da cehennemde benim  ümmetimden  kimse  kalmasın'' Dedi.  Hz.  Ömer '' Tamam  ya  Resulallah. %25 i  de  ben  alıyorum''  dedi.  Kadınlar  hâla  kafa  sallamaca..

Mustafa  hoca  daha  sonra  ''  bakın  pek  çoğunuz  kafa  salladınız.  Oysa  bu  anlattığım  tamamen  uydurma''  dedi.  

Kadınlar  ne  yaptı  dersiniz?  Kafa  salladılar

Ahhh  aahhh. Bu  memlekette  ne  kadar  çok  Ahfeşin  keçisi  var  değil  mi?


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Ahfeş'in Keçisi Ve Kafa Sallayan Kadınlar başlıklı yazı Sami Bibero tarafından 08.06.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Bibero sorumluluğundadır. Sami Bibero hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.