Eklenme Tarihi : 22.07.2019
Okunma Sayısı : 157Yorum Sayısı : 0
Etiketler
sarıkaya
sarıkaya
tarafından eklendi
22.07.2019
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Seninle Dans Edemem

                           SENİNLE DANS EDEMEM

Seda heyecandan yerinde duramıyordu. Bu gün onanla tanışacaktı. Uzun zamandır internetten yazışıyorlardı. Ekranda görmüştü ama gerçek olarak görmek, yüz yüze konuşmak heyecanlandırıyordu                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                  Hazırlanmak için gar dolabına gitti. Elbiselerini gözden geçirdi. Bir türlü karar veremiyordu.  Bir sürü elbise denedikten sonra kot pantolonunu üzerine kırmızı kazağını giydi.  Hafif bir makyaj yaptı.  Siyah florunu bağlarken görüntüsünden memnun kaldı.                                                                                                          

  “ Eh fena değilim… .Güzel bile sayılırım. Zaten Aykut un beni her halimle güzel buluyor". Aynadaki görüntüsüne gülümsedi.                                                                                                                                                                 Sokağa çıkınca derin bir nefes aldı. Mutluydu Aykut la altı aydır yazışıyorlardı. İş çıkışı koşarak eve geliyor, günlük işlerini yaptıktan sonra bilgi sayarının başına geçiyordu. Ekran açıldığında sevgiyle birbirlerine gülümseyerek selamlaşıyorlar gün içinde yaptıklarını anlatıyorlardı.   Seda, yorulduğunu, haftanın belli günleri çocukları foklar çalıştırdığını ama çok keyif aldığını, kendinin de fokları, dansı etmeği sevdiğini, İleride dans kursuna gitmeği tonga, vals gibi dansları da öğrenmeyi istediğinden bahsetmiş sen de gelir misin ?“.Benimle dans eder misin "diye sormuştu. Aykut yanıt vermemiş, gülümsemişti, Gülümsemesinde acılık, bir tuhaflık vardı. Bir gün konuşurlarken, Buluşmağa karar vermişlerdi. .Aykut sana büyük bir sürprizim var demişti. Arkadaşça, dostça konuşuyorlardı.  Doğal yalansızdılar en azından Seda kendinin öyle olduğunu biliyordu. Şimdiye değin aşktan konuşmamışlardı. İkisi de bir şeyler hissediyorlardı.   Bunu dillendirmemişlerdi. Aykut bu konudan özellikle kaçınıyordu. Seda, bakışından konuşmalarından onun da bir şeyler hisse dittiğini anlayabiliyordu. Belki bu gün duygularını açabilirdi. Bunları düşünürken heyecanlanıyor. Buluşacakları mekâna uçarak gitmek istiyordu. Aykut un kendisini beklediğinden emin olarak mekâna girdi. Masaları bakışlarıyla taradı henüz gelmemişti. Cam kenarından bir masa seçip oturdu.” Ne oluyor neden bu kadar heyecanlanıyorum. Ben bu adama aşık oldum galiba “diye gülümsedi. Aykut,   Her zaman seviyeli, kibar konuşuyordu.  Ağırbaşlı hatta yorgun bir hali vardı. Bir müzede çalışıyordu.  Arkooleji okumuştu. Tarihi seviyordu. onun sayesinde Tarihe merakı artmış, bakış acısı değişmişti..Ailesiyle tatile gittiklerinde orada ki tarihi yerleri gezer mutlaka şehrin kalesine çıkarlardı. Şimdi anlıyor ki o geziler boş gezilermiş. Keşke Aykut la gezebilsek .onunla tatile çıkmak ne güzel olur.diye düşünürken kapıya baktı sabırsızca .Garson dan su istedi ,dili damağı kurumuştu.  İşe gitmemiş olsalar sabahlarlardı. Konuşmaktan hiç sıkılmıyorlardı.  Seda sınıf öğretmeniydi. Tayini buraya çıkınca ailesi biraz üzülmüştü. Bizim seninle gelme şansımız yok  babanın işi burada, kardeşlerinin okulları var demişlerdi .Seda ben başımın çaresine  bakarım diyerek babasıyla yola cıkmışlar..okuluna yakın  bir ev bulmuşlar.gerekleri eşyaları almışlardı.  Seda sevinçten uçuyordu. Kendi evi vardı artık burayı maaşını aldıkça nasıl güzelleştireceği hayal ediyordu. Babası bir kaç gün kaldıktan sonra dönmüştü. Her baba gibi oda öğütlerini sıralamıştı. Giderken Annen, ben sık sık geliriz hiç merak etme, güçlü ol diyerek gitmişti. Genç kız ilk günler üzülmüş kendini çok yalnız hissetmişti.  Okulların açılmasına bir kaç gün vardı. Oda şehri tanımağa karar verdi. Okullar açıldığında yalnızlığından kurtuldu.  Okulunu öğrencilerini, arkadaşlarını sevmişti.                                                                                                                        .

     Günleri dolu dolu geçiyordu. Akşamları bazen internette geziniyordu. Tesadüfen Aykut la yazışmağa başlamışlardı.  Sohbetleri her konuda olabiliyordu,  Aykut ailesiyle birlikte yaşıyordu. Her zaman ailesini çok sevdiğini onlarsız yapamayacağını dile getiriyordu. İşini de sevdiğini sürekli okuyup araştırmalar yaptığını ileride, tarihi bir roman yazmayı planladığını anlatıyordu. Seda onu dinlerken tarihin içinde gezindiğini, o dönemler de Akut la birlikte yaşadığını hayal ediyordu.  Seda da okulunu, çocukları, oynadıkları oyunlar anlatıyordu. Aylar sonra kamerayı açmağa karar verdiler. O zamanda heyacanlandığını hatırladı. Nasıl biriyle karşılaşacağım diye, Bir süre konuşamamış, kameraya bakamamıştı. Fiziki olarak Aykut’u kafasında çizmemişti. Fakat karşısındaki çok yakışıklı biriydi. Konuşması saygılı ve kibardı.  Her haliyle çok bakımlıydı.     O günden sonra belli saatte bilgisayarın başına buluşmağa karar verdiler.  Saatler nasıl geçiyor anlamıyorlardı. Aykut ara sıra ona iltifatlar ediyor, neşeli pozitif oluşunu sevdiğini söylüyordu.” Seninle konuşurken insanın çocuk olası geliyor” diyordu.  Seda gülüyor” seni çocuk olarak hiç düşünemiyorum. Çok ciddisin, Nadir gülüyorsun. Hep düşünüyormuş gibi bir halin var”. Demişti. Aykut yanıt vermemiş gülümsemişti.  Genç kız garsonun bir şey ister misiniz diyen sesiyle kendine geldi. Arkadaşımı bekliyorum o gelince diye garsonu savmıştı. Neden bu kadar geç kaldı başına bir şey mi geldi, trafiğe mi takıldı diye kaygılandı. Geleli iki saati geçmişti. Garsonlar sık sık ona bakıyorlardı. İçini bir korku sardı gelmeyecek mi, beni burada böylece bekletecek mi?. Hayır bunu yapamaz o kibar duygulu adam benim burada rezil olmama izin vermez. Ama neden gelmedi. Daha fazla burada oturamam. Diyerek çantasını alıp çıktı.  Burada beklesem mi diye düşündü. Sonra kendine kızdı. Ekildin işte ne beklemesi. Ağlamaklı olmuştu uçarak gediği yerden kanatları kalbi kırık dönüyordu.” Ne kadar aptalım, telefon numarasını bile bilmiyorum. Kendimi nasıl böylesine kaptırdım. Sanal alemden tanıdığım bir adama nasıl gittim, nasıl güvendim.  Saatlerce bekledim. Belki geldi, beğenmedi gitti. Belki benimle alay etti.  Kendimden utanıyorum hiç bir şeyini bilmediğin adamla buluşmağa gidersen böyle olur işte…” Seda evine geldiğinde öfkeden sinirden titriyordu.  Kırılmış, yaralanmıştı. Kendini küçük düşmüş hissediyordu. Bilgisayarı açmak ona haddini bildirmek istiyordu. Hayır, şimdi olmaz bir şeyler içmeliyim sakinleşmeliyim, mutlaka bir açıklaması vardır. Beni özelikle orada bekletemez. Hayır, öyle bir insan değil o, mutlaka ters giden bir şeyler var diyerek mutfağa yöneldi.                                                                                                  Bilgisayarını açtı,  Evet mesaj kutusunda mesajı vardı.  Titren elleriyle mausu mesajın üzerine tıkladı. Gözlerine inanamıyordu.  Mesajı tekrar tekrar okudu. “seninle dans edemem güzel kız” Yazıyordu. Ne demekti şimdi bu? İkinci mesajı açtı. Bir görüntü vardı. Aykut tekerlekli sandalyede oturuyordu. Aman Allah’ ım diye bir çığlık attı. Gözlerine inanamıyordu. Aykut un bacakları yoktu. Seda sersemlemişti. Koltuğuna yığıldı kaldı. Gözlerinden yaşlar akıyordu.  Bir müddet sonra üçündü mesajı açtı.                                                                                                                                                           Çok özür diliyorum senden. Seni orada beklettiğim için, durumumu senden gizlediğim için beni afet. Öylesine başlayan arkadaşlığımız zamanla benim yaşam kaynağım oldu, Senin neşen, dürüstlüğün, güzelliğin beni sarmaladı, sana aşık oldum. Gerçeği bilirsen bir daha bilgisayarını açmayacağından korktum. Seninle bulaşmağa karar verdiğimde kendimi güçlü hissediyordum. Aşkın rüzgârına kapılmıştım.  Senin nasıl bir tepki vereceğini az çok tahmin ediyorum. Öylesine iyisin ki beni kırmama adına benimle konuşacaksın ama gözlerini kaçıracaksın,  buna dayanamam, bu nedenle yapamadım. Şimdi de kamarayı açmaya cesaretim yok. Sen gelmeden bunları yazıyorum. İki yıl önce askerliğimi yaparken mayın patlaması sonucunda bacaklarımı kaybettim. Aylarca süren tedaviler sonunda tekerlekli sandalyeyle eve döndüm. Ben artık işe yaramaz bir gaziydim. Maaş bağlandı bir sürü sosyal haklar verildi. Kendimi toparladıktan sonra arkooleji okuduğumu biliyorsun araştırma görevlisi olarak işe başladım. İşimde bacaklarıma ihtiyaç yoktu. Ben bu duruma alıştım çok zor olsa da alıştım.  Vatan uğruna kaybettiğim bacaklarım için üzülmemiştim çünkü o çehendem de arkadaşlarım canlarını vermişti. Ben yaşıyordum, nefes alabiliyordum. Bu yetmeliydi şükretmeliydim. Ediyorum da sen karşıma çıkıncaya kadar.” SENİNLE DANS EDEMEM “güzel kız. Umarım bana çok kızmazsın. Sen kavalyenle dans etmelisin,  çocukların la oyunlar oynamalısın. Hayır, bu yarım hayatıma seni ortak edemem, hoşcakal. Seda ne kadar süre kararan bilgisayara baktığını hatırlamıyordu.  Kendine geldiğinde hemen bilgisayarı açtı Aykut un sitesine girdi ama kendisini engellemişti. Bilgisayarda onunla ilgili hiç bir şey yoktu. Olanlara inanamıyordu dehşet içindeydi bütün bunlar sanal alemin oyunuydu sanki.                                                                                                                                                                                

          Hayır, Aykut Bey böyle iki mesajla her şeyi bitiremezsin.  Ben ne olacağım? Seni seviyorum be adam bacakların yokmuş, dans edemezmiş umurumdaydı sanki diyerek ağlamağa başladı.

                                                                                                                                             

       Günler geçiyordu seda akşamları eve geliyor, bilgisayarının başında saatlerce oturuyordu. Çok mutsuzdu. Bu koca şehirde yapayalnızdı.   Aykut onun her şeyi olmuştu. Onunla konuşurken hiç kimseye, hiçbir şeye ihtiyaç duymuyordu. Basit bir olayı bile ona anlatıyor birlikte gülebiliyorlardı.  Onun tecrübelerinden faydalanıyordu. Paylaştıkları ne çok şey oluyordu belki çoğu saçma sapan şeylerdi. Seda onu ölesiye merak ediyordu. Son cümlesi seni seviyorum olmuştu. Gerçekten seviyor mu? Diye Düşünmekten kendini alamıyordu. Oysa kendi, Aykut a, dünyaya seviyorum ben bu adamı seviyorum diye haykırmak istiyordu.                                                                                                                        

        0kulların kapanmasına az kalmıştı. Tatil de ailesinin yanına dönmek zorundaydı onları çok özlemişti. Gitmek, Aykut bırakmak ondan vaz geçmek demekti. Hayır, senden vaz gecmiyeceğim.  Gitmeden seni bulacağım!  Gidersem yüzün gider, sesin gider, kalbim durur,  gecem biter buna dayanamam, Aykut seni bırakıp gidemem. Bu kararından sonra bir dedektif gibi Aykut un peşine düşmüştü. Günler süren araştırmalar sonunda iş yerini, ailesini bulmuştu. Hatta onu uzaktan bile görmüş, karşısına çıkmağa cesaret edememişti.  Aykut’un onu ret edeceğini biliyordu.    Aykut’a yaklaşmanın çarelerini düşündü,  günlerce planlar kurdu. Günlerce onu uzaktan izledi.  Bir gün onun iş yerinin karşısında kefede otururken. Aykut’un yanında sık sık gördüğü arkadaşı geldi yan masaya oturdu. Seda bütün cesaretini toplayıp adamın masasına gitti kendini tanıttı,  Adam şaşırmıştı.” Size her şeyi anlatacağım ve yardımınızı isteyeceğim” demişti. Seda Aykut la yaşadıklarını onu sevdiğini, birlikte olabilmeleri için yardım etmesini istedi. Bacaklarının olmaması bir şeyi değiştirmiyor. Onu seviyorum. Her zorluğa katlanmağa hazırım. Yeter ki onunda beni sevdiğinden emin olayım. Seda yalvarırcasına yardım istedi. Adam, Seda’ nın anlattıklarının biliyordu. Arkadaşının mutluluğuna, Mutsuzluğuna tanık olmuştu. Son birkaç aydır arkadaşı hayata karşı bütün ilgisini yetirmişti. Onun için üzülüyordu.  Anlattıklarından bu kızı sevdiğini biliyordu.  Bacaklarından dolayı kaçıyordu.  Adam, sedanın cesaretine hayran kaldı. Yardımcı olacağını, ne yapması gerekiyorsa yapacağını söyledi.

          Okullar kapanmıştı. Ailesi gelmesini bekliyordu. Seda gitmeden bu işi bitirmeğe kararlıydı. Hayatının kumarını oynayacaktı. Kaybedecekse de ailesinin yanında yaralarını sarmak daha kolay olacaktı. Bir sürü hazırlık yaptıktan sonra Aykut un arkadaşına telefon etti. Aykut u vereceği adrese getirmesini, hiçbir şey söylememesini istedi.

    .    Seda akşam kararırken buluşacakları mekâna geldi son hazırlıkları kontrol etti. Her şey mükemmeldi. Burası evlilik teklifi gibi özel günler için hizmet veren çok güzel ve romantik bir mekândı. Akşam, mum ışıklarında daha da romantik gözüküyordu. Kararlaştırdıkları gibi Aykut la arkadaşı geldiler, Seda uzaktan onları izliyordu. Yüzünü görebiliyordu heyecanlı ve tedirgindi arkadaşına bir şeyler soruyordu.  Kalbi yerinden çıkacak gibi çarpıyordu Aykut’un tepkisi ne olacaktı aşkına mı, gururuna mı yenik düşecekti.” Ben ,seni çok seviyorum, asla bırakmayacağım “ Arkadaşı onu bırakıp çıkmıştı. Seda, heyecandan titriyordu, derin derin nefes aldı… Kendini toparladı, kararlı adımlarla mekâna girdi.

FATMA Sarıkaya RAVLI

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( Seninle Dans Edemem başlıklı yazı sarıkaya tarafından 22.07.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler sarıkaya sorumluluğundadır. sarıkaya hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.