Soru Ve Cevaplarla İstanbul Sözleşmesi Eşcinselliği Serbest Kılmak İçin Mi Yapıl
Soru Ve Cevaplarla İstanbul Sözleşmesi Eşcinselliği Serbest Kılmak İçin Mi Yapıl

SORU VE CEVAPLARLA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ EŞCİNSELLİĞİ SERBEST KILMAK İÇİN Mİ YAPILDI? İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN NESİNE İTİRAZ EDİLİYOR?

Evet bizim okuma özürlü milletimiz ve bu millet içinde benim bazı arkadaşlarım sanki çok okuyacaklarmış gibi sık sık dürterler beni ‘’ Hocam İstanbul Sözleşmesini yazsana’’

Aha da yazıyorum okuyacak mısınız?  Hayır

O halde niçin yazıyorum?

Dursun bir kenarda kime ne zararı var ki?

********************

Kendim sorup kendim cevap vereceğim. Başka sorusu olan varsa yazabilir.

SORU 1- İstanbul Sözleşmesi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un bir eseri midir?

CEVAP: Kesinlikle hayır. İstanbul Sözleşmesi 24 Kasım 2011 de TBMM de kabul edildiğinde de 1Ağustos 2014 de yürürlüğe girdiğinde de Zehra Zümrüt Selçuk’un adını sanını bilmezdi bu ülke.

SORU- İstanbul Sözleşmesi TBMM de mi oylanıp kabul edildi? Paki hangi partilerden kimler evet kimle hayır oyu verdi?

CEVAP: 24 Kasım 2011 yani bir Öğretmenler Gününde Mecliste bir iktidar partisine karşılık üç muhalefet partinin hepsinin, evet tüm milletvelillerinin ( İktidar- muhalefet ) hepsinin oy birliği ile kabul ettiği bir şeydi bu İstanbul sözcüsü. O günün Ak Partisi, o günlerin mhalifi CHP, MHP ve BDP ( Günümüzdeki HDP ) Komple evet dediler bu sözleşmeye.

SORU: O zaman Bakan Zehra Zümrüt Selçuk niçin topun ağzında? Bu antlaşmanın altında imzası olanlar niçin karşılar?

CEVAP: Hayatta cevabını veremediğim nadir sorulardan birdir bu. Cevabını ben de merak ediyorum. Ama bugün çık sokağa sor 1000 tane vatandaşa ‘’ Şu hiç içimize sinmeyen, hiç benimsemediğimiz İstanbul Sözleşmesinden dolayı en büyük suç kimin?’’ Diye 999 u ‘’ Aehra Zümrüt Selçuk’’ Diyeceklerdir.

SORU: İnsanlarımız İstanbul Sözleşmesine niçin karşı?
CEVAP: Bizim insanımızın önüne  bir resim koy, altına da iki satır yazı yaz işlem tamamdır. Mesela bakan Selçuk’un resmini al, altına ‘’ Bu Fetöcü istemiyoruz. İstanbul Sözleşmesiyle aile yapımızı bozdu. Bunun yüzünden çoluğumuz çocuğumuz eşcinsel olacak’’ Yaz işlem tamamdır. Hiç kimse araştırmaz, soruşturmaz, hele hele benim yazdığım gibi uzun yazıları da okumadıkları için en etkili yöntemdir bir resim altına iki satır yazı yazmak.Ha ondan sonra seyreyle sen gümbürtüyü. Ya da yandı gülüm keten helva...

SORU: İstanbul Sözleşmesinegenelde muhafazakar kesimin karşı çıktığını görüyoruz, peki liberaller ve demokratlar ne diyorlar?

CEVAP: Onlardan karşı olan var. Ama onların karşı olma sebebi Hükumetin kadını değil aileyi korumaya çalışması.

SORU: Toplum kesimlerinin bu kadar çok karşı olduğu bir sözleşme nasıl olmuş da toplumun tmsilcisi siyasi partilerin hepsi tarafından oy birliği ile kabul edilmiş? Hiç bir konuda tam mutabakat sağlayamayan siyasi partilerimiz bu konuda nasıl olmuş da tam bir birlik beraberlik sağlamış?

CEVAP: Bu da muamma benim için.

SORU: İstanbul Sözleşmesi Eşcinsellere özgürlük, serbestlik getiren bir sözleşme midir?

CEVAP: Toplamı 80 Madde olan bu sözleşmenin bazı maddelerine itiraz ediliyor. İtiraz edilen maddelerini ve itiraz gerekçelerini yazalım bakalım öyle miymiş. [ Köşeli parantez içinde yazılı olanlar benim yorumumdur]

 
MADDE: 3/b “aile içi şiddet”, eylemi gerçekleştiren, mağdurla aynı ikametgahı paylaşmakta olsun veya olmasın veya daha önce paylaşmış olsun veya olmasın, aile içinde veya aile biriminde veya mevcut veya daha önceki eşler veya birlikte yaşayan bireyler arasında meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik şiddet eylemleri olarak
anlaşılacaktır.

İTİRAZ SEBEBİ: 3/b madde ve fıkrası, PARTNER DEYİMİNİ GETİRMİŞ Kİ, BU DEYİMLE HOMOSEKSÜELLİK YASAL ALT YAPIYA KAVUŞTURULMUŞTUR.

[Bu Maddede partner diye bir kelime görebiliyor musunuz?]


MADDE 4/3:  Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal
veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.

İTİRAZ SEBEBİ: 4/3 madde ve fıkrası, CİNSEL YÖNELİMİ TEMEL HAKLAR ARASINA ALMIŞ OLUP YASAL ALT YAPI OLUŞTURULMUŞTUR

[ Ne yani devlet eşcinsellere şiddet uygulanmasına, hatta onların katledilmesine göz mü yumsun? Ya da mağdur olanların haklarını aramasın mı? Bu maddeden ‘’ Cinsel Yönelim’’ ibaresini çıkaralım mesela. Peki çıkarmakla gayliği veya lezbiyenliği veya diğer cinsel yönelimleri önlemek mümkün müdür? ]

MADDE 4/4-Kadınların toplumsal cinsiyete dayalı şiddete karşı korunması için gerekli olan özel tedbirler, bu Sözleşme hükümlerince ayrımcılık olarak sayılmayacaktır.

İTİRAZ SEBEBİ: 4/4 madde ve fıkrasıyla, KADINLAR LEHİNE ALINACAK HİÇ BİR KARAR AYRIMCILIK SAYILMAYACAK.
[ Kadının beyanı esastır] Dediğimiz olay bu ve maalesef gerçekten de kadının beyanı esastır ülkemizde, bu ise yine maalesef kadınları korumaktan daha çok daha fazla kadın cinayetine sebep olmaktadır.]

Ayrıca bu maddeye ‘’4. Maddede AİLE” OLARAK TERCÜME EDİLEN KELİME ASIL METİNDE, “DOMESTİK” OLARAK GEÇİYOR. DOMESTİK, ORTAK EV ARKADAŞLIĞI OLUP, HOMOSEKSÜEL İKAMETLERİ DE KAPSAR.’’ Diye de itiraz ediliyor [Ama görüldüğü gibi  4. Maddede geçen bir aile ya da domestik kelimesi söz konusu değil.]

MADDE 7/3-  3 Bu fıkra uyarınca alınacak tedbirlere, yerine göre, hükümet kuruluşları, ulusal, bölgesel ve yerel parlamentolar ve yönetimler, ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplum kuruluşları gibi, ilgili tüm aktörler müdahil olacaktır.

İTİRAZ SEBEBİ: DEVLETİN ALACAĞI TEDBİRLER, TÜM SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİ DE KAPSAYACAK. [ Ne sakıncası var? ]

MADDE 9-Taraflar kadınlara karşı şiddet uygulanmasıyla mücadelede aktif bir rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını her düzeyde takdir ve teşvik edecek ve destekleyecek ve bu kuruluşlarla etkili bir işbirliği gerçekleştirecektir.

İTİRAZ SEBEBİ: 9. maddeye göre, devlet sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına itibar edecek ve onlarla bu konuda her türlü birlikteliği sağlayacak, teşvik edecek ve güç verecek.[ Devlet diyor Çanakkale Boğazı, millet anlıyor ‘’ yandı g.tümün ağzı. Devlet gidip de LGBTİ derneklerini, organizasyonlarını desteklemiyor. Onlara para yardımı yapmıyor. Onları teşvik etmiyor bu madde ile. Dikkat edilirse’’ Kadınlar’’ Diyor maddede. Eşcinsellerin E sinden bile bahsedilmiyor.]

MADDE 12/1:  Taraflar kadınların daha aşağı düzeyde olduğu düşüncesine veya kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rollerine dayalı ön yargıların, törelerin, geleneklerin ve diğer uygulamaların kökünün kazınması amacıyla kadınların ve erkeklerin sosyal ve kültürel davranış kalıplarının değiştirilmesine yardımcı olacak tedbirleri alacaklardır.

İTİRAZ SEBEBİ: 12/1. madde ve fıkrasıyla, aile içinde bulunan din, örf ve adetlerimizdeki esasa göre, karı-koca görev ve sorumlulukları kalkıyor. Eşler birbirlerine karşı bağımsız ve sorumsuz oluyor.

[ Oldukça tartışmaya açık bir konu. ‘’Kadınların ve erkeklerin toplumsal olarak klişeleşmiş rolleri’’ açılmalı, ayrıca kökü kazınacak töreler de net bir şekilde ortaya konulmalı. Bir devleti ayakta tutan töreler var, töre diye hayatımıza girmiş saçmasapan adetler var. İkisi arasındaki ayrım mutlaka yapılmalı. Aksi takdirde bir takım törelerin kökünü kazırken artık evladımızdan, eşimizden bir bardak su isteyemez hale geliriz. Eşimize ‘’ Hanım ne yemek var? Diye sorduğumuz soru ‘’ Kocam bana fiziksel baskı uyguluyor.’’ Olarak hakimin önüne kadar gelebilir. ( Ki geliyor da.) ]


Ayrıca yine 12/1. madde ve fıkrada, “ortadan kaldırma” olarak yapılan tercümenin asıl metindeki, kelimenin karşılığı, “kökünden kazıma” olup, böyle tercüme edilmesinden korkulmuş ve yumuşak mana verilmiş. [ Hayır- metinde de kökünden kazınma yazılmış görüldüğü gibi ]

Madde 12/5: Taraflar kültür, töre, din, gelenek veya sözde “namus” gibi kavramların bu Sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemine gerekçe olarak kullanılmamasını temin edeceklerdir.

İTİRAZ SEBEBİ: 12/5. madde ve fıkraya göre, homoseksüellere karşı, din, sözde namus ve kültür kuralları gibi bahanelerle karşı çıkılmayacak.
[ Doğru bir karar. Namus da dahil her vatandaş kendi davasını kendisi çözüme kavuşturmaya kalkarsa ya da cinayeti işledikten sonra ‘’ Namus Davası’’ Diye neredeyse beraat ettiliecek bir cezayla yırtarsa bu cinayetlerin önü alınmaz. Ama öte taraftan namus kavramı da böyle hafife alınmamalıydı]

13. MADDE

1-Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddet eyleminin ortaya farklı şekillerde çıkışı ve bu eylemlerin çocuklar üzerindeki etkisi ve bu şiddet eylemlerinin önlenmesi ihtiyacı konusunda halk arasındaki farkındalığın ve anlayışın arttırılması için, yerine göre ulusal insan hakları kuruluşları ve eşit haklar kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve özellikle de kadın örgütleriyle işbirliği de dahil olmak üzere, düzenli olarak ve her düzeyde farkındalık arttırıcı kampanya ve programları yaygınlaştıracak veya uygulayacaktır.

2 -Taraflar bu Sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini önlemeye yönelik mevcut tedbirler konusundaki bilgilerin halk arasında en geniş bir şekilde dağıtımını sağlayacaklardır.

İTİRAZ SEBEBİ: 13. maddeye göre devlet, toplumsal tepkileri önlemek için, bunların dernek ve kuruluşlarına yardım edecek, yanlarında olacak ve işbirliği yapacak. Homolara karşı tepkileri yok edecek ve onlara karşı anlayışlı olunmasını sağlayacak.

[ Hâşâ..Devlet asla böyle bir şey demiyor. Bu güne kadar böyle bir icraatına da şahit olmadık.]

MADDE 14

1-Taraflar, yerine göre, tüm eğitim seviyelerinde resmi müfredata, kadın erkek eşitliği,toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel ilişkilerde çatışmaların şiddete başvurmadan çözüme kavuşturulması, kadınlara karşı
toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişilik bütünlüğüne saygı gibi konuların, öğrencilerin zaman içinde değişen öğrenme kapasitelerine uyarlanmış bir biçimde dahil edilmesi için gerekli tedbirleri alacaklardır.

2 Taraflar 1. fıkrada belirtilen ilkeleri yaygın eğitimin yanı sıra, spor, kültür ve eğlence tesislerinde ve medyada yaygınlaştırılmasına yönelik gerekli tedbirleri alacaklardır.

İTİRAZ SEBEBİ: 14. maddeye göre, tüm eğitim kurumlarında, cinsel yönelim (homoseksüellik) in temel hak olduğu işlenecek. Bunlara saygı gösterilmesi gerektiği öğretilecek. Çocukluk çağında, beyinlerine homoseksüelliğin normal olduğu işlenecek ki, bu teşvik ve yönlendirmek anlamına gelir.  [ Kadın- erkek eşitliğinin homoseksüellikle ne alakası ver anlayabilen beri gelsin.]

MADDE 16-

2 Taraflar özellikle cinsel suç işleyenlerin yeniden suç işlemelerini önlemeye yönelik eğitim programları oluşturulmasını veya desteklenmesini mümkün kılacak gerekli yasal veya diğer
tedbirleri alacaklardır

3 Taraflar 1. ve 2. fıkrada belirtilen tedbirleri alırken, mağdurların insan haklarının emniyetinin ve desteklenmesinin başlıca kaygı olmasını ve yerine göre bu programların mağdurlara yönelik özel destek hizmetleriyle yakın koordinasyon içinde oluşturulup
uygulanmasını temin edeceklerdir.


MADDE 36-

1 Taraflar aşağıdaki kasten gerçekleştirilen eylemlerin cezalandırılmasını sağlamak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır:
a) başka bir insanla, rızası olmaksızın, herhangi bir vücut parçasını veya cismi kullanarak, cinsel nitelikli bir vajinal, anal veya oral penetrasyon gerçekleştirmek;
b) bir insanla, rızası olmaksızın, cinsel nitelikli diğer eylemlere girişmek;
c) Başka bir insanın, rızası olmaksızın, üçüncü bir insanla cinsel nitelikli eylemlere
girmesine neden olmak.

2 Rıza, mevcut koşullar bağlamında değerlendirilmek üzere, şahsın özgür iradesi sonucunda gönüllü olarak verilmelidir.

3 Taraflar 1. fıkrada yer alan hükümlerin aynı zamanda iç hukukta kabul edilmiş olan, eski veya mevcut eşlere veya birlikte yaşayan bireylere karşı gerçekleştirilmiş eylemler için de geçerli olmasının temin edilmesi için gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

İTİRAZ SEBEBİ: 36. maddeyle, EŞ VE PARTNERLERE RIZALARI OLMADAN CİNSEL İLİŞKİ KURULAMAYACAK [ Kurulması mı gerekiyor yani? ]

48. MADDE:

1 Taraflar bu Sözleşme kapsamında yer alan her türlü şiddet olayıyla ilgili olarak, arabuluculuk ve uzlaştırma da dahil olmak üzere, zorunlu anlaşmazlık giderme alternatif süreçlerini yasaklamak üzere gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

2 Taraflar bir para cezasının ödenmesinin emredilmesi halinde, failin mağdura karşı finansal yükümlülüklerini yerine getirebilme yeteneğinin gereken biçimde hesaba katılmasının temin edilmesi için gerekli yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.

İTİRAZ SEBEBİ: BU SÖZLEME TARİFİ YAPILAN ŞİDDETE MARUZ KALANLA, YAPANLARIN UZLAŞTIRILMASI VE ARABULUCULUK YAPILMASI KESİNLİKLE YASAK VE KANUNLA YASAKLANACAK[Ortada gerçekten  şahitli ispatlı bir kadına saldırı varsa( Öyle kadının sahte beyanına dayanan değil) arabulucu filan olmasın o davada. Kadının ağzını gözünü yamult ondan sonra arabulcu gelsin arayı bulsun. Yok öyle.. ]

SORU: Meselenin tam olarak anlaşılabilmesi için İstanbul Sözleşmesini okumak yeterli midir?

CEVAP: Hayır. Aynı zamanda 6284 Sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN’un da okunup anlaşılması lazımdır.

SORU: Toplumda herkes mi karşı İstanbul Sözleşmesine?
CEVAP: Hayır. Karşı olanlar olduğu gibi tam aksine mutlaka uygulanması gerektiğini savunanlar da bir hayli çoktur.

Yani özetle okumak, anlamak, ondan sonra konuşmak gerekir ki uzun iş...Sosyal medyada bir iki resim, altında bir iki satır yazıyla allame oluyoruz nasılsa okumaya ne gerek var?
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Soru Ve Cevaplarla İstanbul Sözleşmesi Eşcinselliği Serbest Kılmak İçin Mi Yapıl başlıklı yazı Sami Bibero tarafından 17.05.2020 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Bibero sorumluluğundadır. Sami Bibero hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.