Eklenme Tarihi : 19.05.2020
Okunma Sayısı : 253Yorum Sayısı : 8
Etiketler
Sami Bibero
Sami  Bibero
tarafından eklendi
19.05.2020
Günün Yazısı

Bu Yazı 20.05.2020 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Atatürk Hiç 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı Kutlayamadı
Atatürk Hiç 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı Kutlayamadı

ATATÜRK HİÇ 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLAYAMADI


Sizler bu satırları okurken Atatürk’ün Samsun’a ilk ayak basışının Yüz birinci Sene-i devriyesini kutluyor olacağız milletçe.

Atatürk yüz bir sene önce Samsun’a ayak basıp Milli Mücadeleyi başlattıktan beş sene sonra 1924 yılında bir kez daha geldi Samsun’a. Bu gelişinde artık yurdumuz işgalden kurtulmuştu.

Samsunlular Atatürk’ün bu gelişinden çok mutlu oldular ve hatta acele Erzurum’a gitmek istemesine rağmen bırakmadılar ve Atatürk bu yoğun ilgi neticesinde 5 gün kaldı Samsun’da...

Samsunlular dediler ki: ‘’ Bu güzel günü ‘’Gazi Günü’’ olarak kutlayalım.’’

Bu kararlarını 1926 Yılından itibaren yürürlüğe koydular ve 19 Mayıslar artık Samsun’da ‘’Gazi Günü’’ olarak kutlanmaya başladı.

Bu arada hemen belirtelim: Osmanlı Devletinde 1916 yılından beri kutlanmakta olan İdman Bayramı ve ayrıca Hıdırellez gibi bayramlar da Mayıs ayında kutlanıyordu.

Samsunluların başlattıkları Gazi Günü ve bu güne mahsus özel programlar Mustafa Kemal’in kulağına gittiğinde bundan son derece mutlu olmuş ve tebrik, şükran telgrafları göndermişti Samsun Valisine.

Buraya kadar özetleyecek olursak ortada henüz resmi, bütün yurt çapında kutlanan bir bayram yok. Ne var? 19 Mayıs 1926 dan itibaren sadece Samsun ilimizde Osmanlının eski İdman bayramıyla karışık kutlanan bir Gazi Günü var.

1927 de Gazi Günü biraz daha coşkulu kutlanıyor zira aynı gün hem Samsun’daki Atatürk anıtının temelleri atılıyor hem de İş Bankası Samsun Şubesi açılıyor.

Bilindiği gibi Mustafa Kemal’in büyük nutku da aynı yılın yani 1927 nin Ekim ayında okunmuş olan Nutuk  "1335( 1919) senesi Mayısının 19'uncu günü Samsuna çıktım.’’ Cümlesiyle başlıyordu.
 Dolayısıyla Samsun için 19 Mayıs artık vazgeçemeyecekleri bir gün olduğu gibi bu kutsal günün mutlaka bayram ilan edilmesi, ettirilmesi gerekiyordu.


1928 Yılındaki tören tabii ki 1927 dekinden daha da görkemli oldu ve Samsun’da ilk kez bir Gazi Evi açıldı bu tarihte.

1932 de Gazi Parkı ve Gazi Heykeli tamamlandı. Dolayısıyla 1932 nin Gazi Günü de oldukça görkemli oldu.

1932 den itibaren Gazi Günleri her sene bir öncekinden daha görkemli oluyor ve törenler Mustafa Kemal’in takdir ve tebrik telgraflarıyla onurlandırılıyordu.

1934 Yılında artık İstanbul’da yaşayan Samsulular bile 19 Mayıs’ta Samsun’a geliyor ya da İstanbul’da Gazi Günü kutlamaları yapıyorlardı. Bu arada Hazvalılar ‘’ Bizim başımız kel mi? Biz de 25 Mayıs’ı Gazi Günü ilan ediyoruz’’ Dediler ve ettiler de ama Samsun kadar çıkamadı sesleri elbette.

Evet, ortada bir Gazi Günü vardı, o günde eski bir alışlanlığın devamı olarak idman gösterileri vardı ama henüz resmi bir 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı yoktu. Hele de yurt çapında kutlanan bir bayram yoktu. Nitekim 1935 yılında resmi bayramlarımız kanunla düzenlenirken ( 27 Mayıs 1935 tarih ve 2739 Sayılı Kanun) ‘’19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’’ Diye bir bayramın esamesi bile okunmamıştı.

Bu arada 1934 yılında bilindiği gibi Mustafa Kemal’e Atatürk soyadı verilmişti. Dolayısıyla 1935 Yılının 19 Mayısı artık Gazi Günü olarak değil ‘’Atatürk Günü’’ olarak kutlandı.

1935 Yılı 19 Mayısının bir başka önemli özelliği daha vardı zira Maarif Nezareti ( Milli Eğitim Bakanlığı ) Bütün illere genelge göndererek Atatürk Gününün kutlanması için gerekenin yapılmasını emretmişti. Yani Atatürk Günü 1935 de tüm yurtta kutlanmıştı ama resmi bir bayram değildi adı da konmamıştı henüz.27 Mayıs 1935 tarih ve 2739 Sayılı Kanun’la ulusal bayram ve genel tatiller yeniden belirlenirken bazı eksiltmeler, bazı arttırmalar yapıldı ama 19 Mayıs’ın bayram ilan edilmesi gerçekleşmedi.

Atatürk Gününün bütün yurtta kutlanmasında Galatasaray Klübünden ayrılarak ayrı bir klüp oluşturan Güneş Klübün oldukça etkisi olmuştu ve uzun süredir unutulmuş olan spor bayramı da tekrar hatırlara gelmeye başlamıştı.

1936 da CHP ye bağlı olan Türk Spor Kurumu..( Evet devlete değil bir siyasi partiye bağlı ) Nisan ayında yapılan parti genel  komgresinde 19 Mayısın ‘’ Spor ve Gençlik Bayramı’’ olarak kutlanması için CHP ye teklif götürmeye karar verdi. Ayrıca İdman Bayramının da bu bayramın içine katılması gerektiğini söylüyorlardı. FB, GS ve BJK Gibi spor klüpleri de 19 Mayısın Spor Bayramı olarak kutlanması gerektiği yolunda hükumetten ricada bulunmaktaydılar. 

Bu öneriler etkisini gösterdi ve 1936 nın Atatürk Günü, ‘’ İdman Bayramı’’Adıyla  Ankara Hipodromunda, Atatürk’ün  huzurunda yapıldı. Evet, adı artık ‘’ İdman Bayramı’’ İdi ama hâlen resmî olarak kayıtlara girmemişti Milli Bayram olarak.

Atatürk 19 Mayıs 1938 de son kez  katılabildi İdman Bayramına. Yorgun ve hastaydı. Onun adına konuşmayı İşişleri Bakanı Şükrü Kaya yaptı. Şükü Kaya ilk olarak Ankara Sehir Stadyumunun adının bundan böyle 19 Mayıs Stadyumu olduğunu ve kutlanmakta olan İdman Bayramının Atatürk tarafından Gençlere ve Sporculara armağan edildiğini söyledi. Yani resmi olmasa da Gençlik, Spor ve Bayram kelimeleri yan yana gelmişti.

Aslında çok zor bir olay değildi bu bayrama Gençlik Ve Spor Bayramı deyip resmileştirmek ama niçin bu kadar sürüncemede bırakıldı anlamak mümkün değil.

Nitekim 20 Haziran 1938 de kabul edilip 4 Temmuz 1938 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 3466 Sayılı Kanuna göre, 2739 Sayılı Kanun’un( Yani Ulusal bayram ve tatil günlerimizi belirleyen kanun ) ikinci maddesine bir fıkra ekleniyordu:

“G) Gençlik ve Spor Bayramı: Mayısın 19 uncu günü.”

Bu kadar basitti işte. 4 Temmuz 1938 den itibaren artık resmi olarak bir Gençlik ve Spor Bayramımız vardı ama tabii ki Atatürk maalesef dünya gözüyle bir Gençlik ve Spor Bayramı kutlayamadı.

Evet, Gazi Günü, Atatürk Günü, İdman Bayramı kutladı ama adını koyduğu 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı olarak kutlamak nasip olmadı maalesef.

Peki ‘’ Atatürk’ü Anma’’ Ne zaman eklendi bu bayramın adına?

O da 1980 İhtilalinden sonra darbecilerin hediyesi oldu bizlere. 1981 yılına gelindiğinde çıkarılan 2429 sayılı kanun ile bayramın ismi ‘’19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” oldu. Hatta önceleri ‘’ ’19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı’’ idi, sonra baktılar ve Türkçenin canına okuduklarını far kettiler, ‘’ ve’’ lerden birini kaldırıp sözde Türkçeye uygun bir cümle haline getirdiler.’’

19 Mayıs 1919 un yüz birinci sene-i Devriyesinde bu ülkenin hürriyet ve istiklali için emeğini, terini ve canını feda etmiş ve bu gün için hepsi rahmet-i rahmanda olan şehit ve gazilerimize sonsuz şükranlarımı sunarken yüce Rabbimden niyazım her birisini cennetiyle ödüllendirmesidir inşallah.

Bu sene Korona Virüs sebebiyle...

[Evet, Vallahi korona virüs sebebiyle... Siz o malum gazeteciye aldırmayın. Korona virüs onun zannettiği gibi birilerinin hizmetinde filan değil.]

Evet,Korona virüs sebebiyle aynen Cuma namazına gidemeyen vatandaşlarımız gibi, ve Ramazan Bayramında da sokağa çıkamayacak vatandaşlarımız gibi hepimiz bila mecburiye ( yani mecburen ) bu milli bayramımızı evlerimizde kutlayacağız aynen 23 Nisan ‘da olduğu gibi, Aynen ziyaretler yapamayacağımız Ramazan Bayramı gibi..

Bir dahaki 19 Mayıs Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını yine meydanlarda sokak ve caddelerde ellerimizde bayraklar, dillerimizde marşlarla, coşukuyla kutlayabilmek dileklerime tüm milletime ‘’BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN’’ Diyorum.

Bu arada tüm İslam dünyasının mübarek Kadir Gecesinin de başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyaya huzur getirmesini, dünyamız üzerindeki kara bulutları bir an önce kaldırmasını Yüce Mevlamdan dilerken bütün Ümmet-i Muhammed’in Kadir Gecesini en içten dileklerimle kutluyorum.

FOTOĞRAF: Mustafa Kemal Atatürk’ün katıldığı Son 19 Mayıs  İdman Bayramı töreninde manevi kızı Ülkü ve Yugoslav Harbiye bakanı Mariç ile birlikte.


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Atatürk Hiç 19 Mayıs Gençlik Ve Spor Bayramı Kutlayamadı başlıklı yazı Sami Bibero tarafından 19.05.2020 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Bibero sorumluluğundadır. Sami Bibero hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.