Eklenme Tarihi : 31.07.2020
Okunma Sayısı : 243Yorum Sayısı : 10
Etiketler
Sami Bibero
Sami  Bibero
tarafından eklendi
31.07.2020
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Sami Hoca Ve Kangalları Bayram Temizliği Yapmaya Kalkarsa.
Sami Hoca Ve Kangalları Bayram Temizliği Yapmaya Kalkarsa.


SAMİ HOCA VE KANGALLARI BAYRAM TEMİZLİĞİ YAPMAYA KALKARSA...



Çok şükür şimdi artık böyle bir derdimiz yok ama bundan yedi sene önce aşağıda okuyacağınız öyküyü bizzat yaşadım.

*************************

Evimiz bir bekar evi olduğu için mi bize hiç kimse gelmiyor yoksa beş senedir aynı evde oturduğumuz halde bir kez olsun camları silmediğimiz için ’’ Bunların evini şimdi pislik götürüyordur. ’’ Diye mi kimseler bize uğramıyordu. İşte bunu anlamanın tek yolu vardı.Bu bayram öncesinde müthiş bir bayram temizliği yapmaya karar verdim.

Tekil konuştuğuma bakmayın. Elbette ki koskoca evi tek başına temizlemem mümkün değildi. Hem iki tane eşşek kadar oğlum varken ne diye tek başına temizleyeyim ki koskoca evi değil mi efendim? Onlar da yardım edecekti. O kadarrrr.

Sabahın köründe başlamak lazımdı işe ki akşama kadar bitsin temizlik. Öyle mızmız hanımlar gibi üç gün durup dinlenmeden ev temizleyemem. Sabah başlamalı en geç ikindiye bitmeliydi tüm işler.

İyi de bir plan yapmalı. Mesela önce nereden başlamalı? Hatta ondan daha önce ve acil olarak hangi temizlik maddeleri kullanılmalı?

Haydaaaaa..Daha işin başında çuvalladık. Doğru ya temizlik malzemesi olarak neler almam lazım?

Kangalları uyandırmadan markete gitmek lazım önce. Efendim kangallar benim iki oğlan ( Cihangir ve Tuğrul. İşten yeni geldiler. Az daha uyusunlar. Sonra akşama kadar anaları ağlayacak nasılsa. )

Marketten içeri girdim. Yeni bir eleman almışlar. Şirin mi şirin bir kız. Beni görür görmez öyle bir ’’ Amca ben sizi çok sevdim, size baba diyebilir miyim ?’’ Bakışı attı ki tüm yağlarım eridi.

-Amcacığım şeker?
-Valla sen daha şeker.
-Yani bayram şekeri almak ister miydiniz?
-Anaaaaa..Bir de o vardı değil mi? Neyse ben önce şu temizlik maddelerini alayım sonra sana da uğrarım.

Şeker kız ve şekerlerinden uzaklaşarak direkt ’’ Temizlik maddeler’’ Reyonuna yöneldim. Orada da bir başka şeker kız vardı.

-Kızım bana bir tane cam silme sabunu verir misin?
-Ha..Anlamadım. Cam silme sabunu mu?

Hay Allah..Bu şirin mi şirin kızın kulaklarında sorun var sanırım. Vah yavrum vah. O kadar da güzel ki.

- Evet kızım. Bayram temizliği yapıcam da. Camları temizlemek için sabun istiyorum.
-Amcacığım camlar sabunla temizlenmez.
-Ya neyle temizlenir?

Kızcağız bir şey uzattı bana.

-İşte bununla silinir. Bunu cama fıslatın. sonra da çekçekle çekin. Camlarınız pırıl pırıl olur.
-Hımmm. Tamam. Bana bir tane ondan ver. Bir de çekçek ver.
-Karo, fayans temizliği de yapacak mısınız?
-Valla gözü karattım bu sefer. Ne var ne yok temizleyeceğim.
-Hımmm..O zaman size fayans temizleyicisi vereyim. Neli olsun?
-Nasıl neli yav?
-Çilekli, muzlu, naneli, limonlu? Hangisinden istersiniz?
-Yav şimdi birinden alsam ötekilere ayıp olacak. Sen en iyisi hepsinden ver.

Kızcağız bana bir acayip baktı. Ben o anda o bakışların ’’ Geldi bir kek ’’ Bakışları olduğunu bilmiyorum tabii ki.

-Tabii ki tuvalet-banyo temizliği de yapacaksınız?
-Allahım Allahım. Hatırlatmasan olmazdı değil mi? Öğğğğğğğğ... Nasıl temizleyeceksek artık.
-Çok mu kirli?
-Çok...Çok hafif kalır bizim pisliğimiz yanında.
-O zaman size tuz ruhu ve çamaşır suyu vereyim.
-Ulan biz medeniyetten uzaklaştık uzaklaşalı ne icatlar yapmışlar beeee. Tuzun ruhu, çamaşırın suyu. Vay anam vay.

Kızcağızın gözler faltaşı... Sanki antropoloji müzesinde bir dinozor seyrediyor.

-Amcacığım size bir bidon çamaşır suyu, bir bidon da tuz ruhu veriyorum bunları tuvalete dökün ama sakın tuvalette kalmayın. İkisi karışınca zehirler insanı. Hemen dökün ve çıkın.
-Vay anasını be. Kadın kısmısı ’’ Bu gün temizlik yaparken öldüm. ’’ Derken meğer mecazen öldüm demiyormuş. Temizlik yaparken sahiden de ölünüyormuş.
-Amcacığım ( Yahu kız amcacığım amcacığım dedikçe bana artık cacığım, cacığım gibi gelmeye başladı ya neyse...) Beyaz eşyayı da temizleyeceksiniz mutlaka?
-Bizde beyaz eşya yok ki.
-Nasıl yani? Buzdolabı, çamaşır makinesi, fırın filan yok mu evde?
-Var da. Onlar beyaz değil ki? Ama dur ya..Öyle ya ilk aldığımda hepsi beyazdı. Bakma şimdi sen kapkara ya da sapsarı olduklarına.
-Hah işte onları temizlemek için de malzeme lazım.

Bir kucak daha temizleyiciyle geldi.

-Bu yağ çözücü, bu parlatıcı, bu durulayıcı, bu bez de kurulayıcı.

Onları da attık market arabasına.

-Amcacığım şeyyy.
-Neeeyyy. Bitmedi mi?
-Sehpalar, ahşap malzeme? Onlar kirli mi kalacak yani?
-Kalmayacak..Ahdım olsun kalmayacak. İki gözüm önüme aksın ki kalmayacak.
-Madem öyle size ahşap temizleyicisi de vereyim.
- Ver bakalım. Waterde fısh yan going.
-Anlamadım.
-Yani ’’ Battı balık yan gider ’’
-Aaaa..Balık dediniz de aklıma geldi. Sizin eve air freş de lazım.
-Traş sabunumuz var.
-Haaa haaa haaaa. Traş sabunu değil. Hava temizleyici sprey. Bir de tuvalet için koku giderici vereyim.
-Ver ver..Ev baya bi havalı olsun. Bayram ne de olsa.
-Siz şimdi çamaşır da yıkarsınız. Deterjan lazım size.
-Deterjan var sağ ol kızım.
-Hımmmm. Peki kireç önleyici, leke çıkarıcı, yumuşatıcı da kullanıyor musunuz?
-Yoooo. Kullanmam mı lazımdı?
-Elbette.Onlardan da vereyim size.

Ulan anasını satayım. Benim rahmetli anam bir arap sabunu bir de Hacı Şakirle tüm temizliği hallederdi. Bir araba dolusu malzeme aldık daha hâla ’’ Şunu da al, bunu da al’’ Diyor.

Efendim diğer malzemeleri sayıp da vaktinizi almayayım. Çünkü asıl faciaya geçmedik bile. Maaşın neredeyse yarısını bu temizlik malzemelerine döktükten sonra üzerine bir kilo da bayram şekeri alarak marketten çıktım.

Çok para harcamıştım ama olsun. Ev misler gibi tertemiz olacaktı. Buna değerdi doğrusu.

Şimdi sıra işin en zor ve can alıcı kısmına gelmişti: Benim Kangalları o tatlı uykularından uyandırmak. Bu tehlikeli ve hatta ölümcül girişimi bu dünya üzerinde benden başka hiç kimsenin yapabilmesinin mümkünatı yoktu. Hatta benim için bile çok çok riskliydi. Özellikle Cihangir... Uykusunu almadan uyandırılırsa ne yapacağı hiç belli olmazdı. Yani balkondan aşağı atılma riskim oldukça fazlaydı. Ama işte bu noktada baba olmanın avantajları giriyordu devreye. Bir baba çocuklarının zaaflarını mutlaka bilmek zorundadır ki ben de çok iyi biliyordum.

Telsiz telefon olan ev telefonunu alarak girdim Cihangir’in odasına.

’’ Oğlum..Baksana..Bir kız seni arıyor. Ben Cihangir’in kız arkadaşıyım diyor’’

Cihangir’i bu hayatta bir tek şey hamamda tellak kesesinden geçmiş misali pamuk gibi kaldırabilirdi o yataktan o da ’’ Seni bir kız arıyor ’’ Sözleri.

Ok gibi fırladı yataktan. Telefonu aldı. Yarım saat ’’ Alooo ’’ Diye gırtlak patlattı. Ne yalan söyleyim kalbim delik delik oldu onun o hallerine ama başka türlü uyandırabilmenin imkanı yoktu.

-Hani baba? Kız mız yok.
-Ne bileyim oğlum. Aradı. Cihangir’in kız arkadaşıyım. Onu telefona çağırır mısın? ’’ Dedi.
-Adını söylemedi mi?
-Yok söylemedi.
-Ya baba.İnsan sormaz mı? Haydi şimdi uyuyabilirsen uyu.
-Uyuma zaten. Bayram temizliği yapacağız.
-Ben yapmam. Tuğrul yapsın.
-O da yapacak merak etme.

Tuğrul'u uyandırmak tehlikesizdir. Uyandırabilirsen tabii ki. Onun odasına girdim bu sefer

-Oğluuuummm. Dıgılımmm. Kalk bakalım.
-Horrrrr...Zızzzzzz.
-Oğlum kalk bakalım.
-Horrrr..Zızzzzz.
-Oğlum kalk yaaa. Haydi. İşimiz gücümüz var. Bayram temizliği yapacağız.
-Bayram kim ya sabah sabah?
-Ya oğlum iki gün sonra bayram geliyor. Bayram temizliği yapmamız lazım.
-Kendisi temizlensin ya.
-Oğlum bak bayram diyorum. Temizlik diyorum.
-Yahu sabah sabah tutturdun yine. Ver eline üç beş kuruş hamama gitsin temizlensin bana ne.

Sonunda Tuğrul’a da yapacağımız işin Bayram adında birine kese atıp ondan oklava oklava kir çıkarmak olmadığını, bildiğin bayram temizliği yapacağımızı izah edebildik. Her ne kadar bu iş için kırk beş dakika kadar uğraşmış olsak da sonunda uyandırdık Tuğrul’u.

Eveeeettt. Şimdi sıra iş bölümü yapmakta.

-Tuğrul..Oğlum sen elektrik süpürgesini al odaları bir süpür bakalım.
-Elektrik süpürgesi ne?
-Ulan oğlum hani şu yerlerin tozunu toprağını aldığım alet var ya o işte.
-Tamam anladım.

Sonra Cihangir'e döndüm.

-Oğlum sen de şu döküntüleri topla. Buzdolabında, kitap dolabında, mutfak raflarında bir tane bile çorap, gömlek, tişort kalmasın. Haydi şimdi sen bana mutfaktan bidonları getir de ben de tuvaletten başlayayım.
-Anlamadım. Mutfafaktan ne getirecem?
-Bidon oğlum, bidon.

Ben Cihangirin bidonları getirmesini beklerken Tuğrul geldi yanıma. Elinde el gırgırı vardı.

-Baba yaaa. Bunun fişi nerede? Neresinden elektriğe bağlanıyor bu?

Daha Tuğrul’a o elindekinin elektrik süpürgesi olmadığını anlatamadan Cihangir de geldi elindekiyle.

-Ulan oğlum o ne?
-Dooon. Sen bi don getir demedin mi?
-Ben bidon getir dedim. Bir don mu getir dedim?
-Ya ben de diyorum babam ne yapacak donu?
-Oğlum mutfakta tuz ruhu bidonu var onu getir.

Az sonra bu sefer de tuz kabını getirdi bizim oğlan.

-Baba. Tuz tamam da ruhu ne?

Bütün şevkim kırıldı. Oysa ne kadar da hevesliydim sabah kalktığımda. Müthiş bir bayram temizliği yapacaktım. Hâlâ da düşünüyordum ama benim kangallarla olacak iş değildi. Oturdum kara kara düşünürken Cihangir, mutfağa koyduğum tüm malzemeleri alarak geldi.

-Baba sen bu kadar malzemeye kaç para verdin?
-Üç yüz elli lira civarında bir şey.
-Marketin fişi yanında mı?
-Evet ne oldu ki?
-Şimdi seyret bak bu ev nasıl tertemiz olacak. Sen o fişi ver bana.

Fişi Cihangir’e verdim. Cihangir tüm malzemeleri toplayıp markete gitti. Yarım saat sonra geldi ve bana iki yüz elli lira verdikten sonra telefonu eline alıp bir yere telefon etti.

-Aloooo...Ya abi bizim siteye gelen temizlik elemanlarından birini bize yollayabilir misiniz? Adresi biliyorsunuz zaten....Teşekkür ederim. ( Benim kangalların her ikisi de bir sitede güvenlik görevlisiydi o zamanlar.)

Sonra bana döndü.

-Yüz liraya halloldu senin temizlik işi. Temizlikçi yarın geliyor. Şimdi biz yatıyoruz. Bir başka sebeple uyandırırsan bayramı babasız kutlarım ona göre.

Yok yaaaa..Kim ne derse desin. İnsanın bir takım problemleri evlatlarıyla birlikte çözmesinden daha güzel ne olabilir ki.

’’ Şimdi sen bu evi ( FOTOĞRAFTAKİ GİBİ BİR EVDEN BAHSEDİYORUM.) yüz liraya temizletebildin mi yani ?’’ Diye sormayın. Orası apayrı bir yazı konusu.

CÜMLE ÜMMET-İ MUHAMMED’İN,TÜM AKRABA VE DOSTLARIMIN, SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİMİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLARIM. ALLAH SAĞLIK, HUZUR VE MUTLULUK İÇİNDE DAHA NİCE BAYRAMLARA ULAŞMAYI NASİP ETSİN.
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Sami Hoca Ve Kangalları Bayram Temizliği Yapmaya Kalkarsa. başlıklı yazı Sami Bibero tarafından 31.07.2020 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Bibero sorumluluğundadır. Sami Bibero hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.