İzahlı Tecavüz Yönetmeliği—2. Bölüm--
İzahlı  Tecavüz Yönetmeliği—2. Bölüm--


Dün İzahlı Tecavüz Yönetmeliğinin 1. Bölümünü yayınladım ya derhal çeşitli STK lardan ( Ki Sivil Toplum Kuruluşu anlamına geldiğini sanır herkes…Oysa ‘’Serbest Tecavüz Konfederasyonu’’dur gerçek açılım. ) Oldukça sert uyarılar aldım. Oldukça rencide etmişim hazretleri… Diyorlar ki ‘’ Sen şimdi 350 lira gibi adını bile anmaya değmeyecek bir para için mi tecavüzden bahsediyorsun? Bu bize hakarettir. Senin tecavüzcülerin bizim üyelerimizin yanında bırak tecavüzcüyü tacizci bile olamazlar.’’

Haklılar valla. Asıl Mütecavizleri unutup gitmiş en önemsizlerini anlatmışım. Hani kedinin biri sudan atlarken kuyruğu kalkmış ve suda kıçının aksini görüp bir an ‘’ Amanınnn..Ne büyük bir yara almışım ‘’ dediği hesap…Benimklere gelinceye kadar daha ne tecavüzcüler var.

Ayrıca iş bu STK lar mevzubahis yönetmeliğe daha pek çok madde ilave edildiğini beyanla sayın halkımızın bu maddelerden de haberdar olmaları konusunda beni görevlendirdiler yine .

Önce iş bu mütecaviz STK ları tanıtayım sizlere.

1-B.B.D---- Her ne kadar Halk arasında ‘’Ballı Börek Derneği ‘’Olarak bilinseler de asıl açılımları : ‘’Bağırta Bağırta Dikenler ‘’ dir. Bunlar diktikleri elbiseyi üzerinizde , ayakta ve sizi bağırta bağırta dikerler.

2-K.K.K.D ----Halk arasında ‘’ Kaşları Keman Kardeşler Derneği’’ olarak bilinirler.Oysa ‘’ Koyu Koyu Koyan Dürzüler’’ dir.

3-K.Y.F ----Bu bir topluluk…Halk bunları ‘’Keyfi Yok Faniler’’ olarak tanır. Lakin asıl adları ‘’Kerizleri Yolma Federasyonu ‘’ dur.

 4-Ç.S.T.Ç ----Rivayete Göre Çinli düşünür Chock Shock Tun Check..Tarafından kurulmuştur... Nasıl bir eylem yaptıkları hakkında fazla malumat yok(!)

5-A.V.A… Millet bunu hep Ya bir Alman karı ya da bir GSM opratörü sanıyor ama aslında kuruluşun açılımı : ‘’Acı Varmı Acı ?’’ dır.

6- Ö.A ----Bir bir sivil toplum hareketi…’’Özgürlük ve Adalet’’ sanılmaktan son derece muzdaripler…Oysa açılım ‘’Öpeyim mi Abi/Abla ?’’ dır.

Daha pek çok var ya en büyükleri bunlar.

Eveeeetttt…Gelelim diğer tecavüz çeşitlerine ve de yönetmeliğin diğer maddelerine.

Çok utanç verici biliyorum lakin dünden beri düşündükçe , hayatım boyunca ne kadar çok tecavüze uğramış olduğumu hatırladıkça ‘’ Vay beee resmen o…pu olmuşuz da şimdi farkına varıyorum.’’ demekten alamıyorum kendimi.

Size özürlü oğlum Yunus’tan bahsetmiştim. Doktorların onun için söylediği şeyin özeti şu: ‘’ Bu çocuğun tamamen iyi olması tıbben mümkün değil’’

Böyle bir durumda ne yaparsınız? Evladınızı o haliyle kabul edip bağrınıza basar ve ona en iyi şekilde bakmaya gayret edersiniz değil mi? İyi bakmak tamam ama eşim için bu yeterli değildi. Mutlaka bir hal çaresi olmalıydı. ’’Derdi veren Allah mutlaka dermanını da verirdi ‘’ Eh bir de ‘’ İşte bu aradığın derman tıpda değil bende ‘’ diyenler varsa o noktada ne kadar ititraz ederseniz edin sonunda o çocuk -Hocalarımızı tenzih ederek söylüyorum- kendilerine ‘’Hoca’’ diyen sahtekarların( tecavüzcülerin ) huzuruna çıkacaktır mutlaka ve burada maalesef artık toplu seks başlıyor. Yani Hoca denilen bu mütecaviz, bütün ailenize tecavüz ediyor. Size, eşinize hatta özürlü çocuğunuza…

Benim tüm itirazlarıma rağmen annesi Yunus’u işte bu tecavüzcülerden birine götürdü ve evladımız için çare ararken bakın başımıza neler geldi?

Bu tecavüzcü diğer meslektaşlarının da yaptığı gibi ‘’Yunus’un rahatsızlığının cin tasallutu ‘’ olduğunu belirterekten ve de haftada bir gelip okunması gerektiğini söyleyerekten teşhis ve tedaviye, daha doğrusu tecavüze başlamış. Bir hafta, iki hafta, üç hafta derken baktık Yunus’ta tabii ki hiç bir değişiklik yok. Sonunda artık tepemin tası attı.

Bir gün hanıma ‘’ Bu sefer ben de geleceğim seninle o hocaya ve onun ağzına sı..cağım’’ diyerekten birlikte gittik bu dürzünün mekanına

İzmit’te, tek katlı bir gecekonduda görünüşe göre oldukça fakir bir hayat yaşayan sakalsız, cüppesiz , sarıksız 35 yaşlarında, sokakta görsen devlet memuru sanacağın o tecavüzcünün huzuruna vardık. Postanede memurmuş gerçekten de. Adamın kapısından içeri adım atmadan önce dışarıda oynayan beş yaşlarında bir çocuk gördüm. Çocuk bizim Yunus kadar olmasa da özürlüydü. Neyse efendim içeri girdik.

MADDE 12- Bu tür tecavüzcüler genelde sakallı, sarıklı, cübbeli olarak tasvir edilseler de birkaç tanesi hariç genelde sizin,benim gibi sıradan görünüşlü insanlardır.

MADDE 13-Tecavüzcüyü tanımak gibi bir merak sizi tecavüzün kucağına iter. İnsanın başına ne gelirse meraktan gelir efendim.


Selam kelam faslından sonra ben tam ağzımı açıp döşeneceğim herife, baktım parmağıyla ‘’Sus’’ işareti yaptı. Daha sonra hanımının alelacele odaya getirdiği bir bal kavanozundan bir kaşık balı alıp bir bardağa kattı ve üzerine su ilave edip şerbet yaptıktan sonra yavaş yavaş içti. Akabinde acayip hareketler ve konuşmalar yapmaya başladı.

-Hatice!Uslu dur bakayım. İbrahimmm ! Bak yakarım seni. İsmail! Çık git buradan..

Odada ne Hatice ne de İbrahim ve İsmail diye birileri var. Ben, eşim, Yunus ve tecavüzcüden başka hiç kimse yok.

-Pardon Hocam…Kimle konuşuyorsunuz?
-Benim cinlerim. Çocuğu ve sizi rahatsız ediyorlar da.
-Aman Allah’ım cinler mi? Hani bana bir zararlarını görmedim ama size bir kötülük yapmasınlar?
-Bana mı? Yakarım onları yakarrrr..
-Demek cinleriniz var ha? Sanırım bir kız, iki erkek. Allah bağışlasın. Başka evlatlarınız da var mı?
-Allah bağışlarsa bir tane oğlum var.
-Hani şu kapıdaki özürlü çocuk mu?
-Evet.
-İyi de hocam..Kendi -daha az özürlü- çocuğunuza derman olamazken benim çocuğuma nasıl derman olacaksınız?
-Bizler kendi aile efradımıza derman olamıyoruz. O yetki verilmemiş bizlere. Ama ben de evladımı bakşa bir hocaya götürüyorum.

Eşim Hemen atıldı?
-Hangi Hocaya?
- ….. Hoca’ya ( İbnelerin adlarını unuttum. )

13. Madde ihlali yapıyor benim hanım resmen. Ben de ‘’hocayı hele bir tanıyayım ‘’ diyerekten yapmışım o ihlali zaten.

MADDE 14- Bir tecavüzcüyü tatmin etmeyi başarabilmişseniz o mutlaka sizi bir başka tecavüzcüye yönlendirecektir. Çünkü tecavüzcüler kollektif çalışırlar.

Eh artık sorularımı sorma zamanı geldi…

-Hocam cin denilen şey.
-Şiiişşştt şu anda çok rahatsız oldular. En iyisi siz şimdi gidin, Bir kaç gün sonra yine gelirsiniz.
-İyi madem…( Lan helal bana beee..Cin taifesi bile benden rahatsız oluyor. Baya bir korkulacak adamışım ) Borcumuz var mı?
-Ne borcu? Böyle işlerden para almam ben. Allah rızası için yapılır bu işler.

Neyse efendim herifin yanından çıktık. Ayakkabılarımızı giyerken namussuzun karısının uzanan eline bir elli kağıt sıkıştırdı bizim hatun, güya bana göstermeden.

Hani bir fıkra vardır.

Memleketin birine sirk gelmiş. Sirk çadırının kapısında ise bir yazı: ‘’ Giriş bedeva ‘’ Millet akın etmiş sirke tabii ki..Çadır hınca hınç dolu…Gösteriler bittikten sonra çıkacaklar ama bakmışlar çıkış kapısında bir yazı: ‘’ Çıkış 10 lira ‘’

MADDE 15- TECAVÜZCÜ sizi içeri SOKARKEN DEĞİL , Uğurlarken, Yani dışarı ÇIKARIRKEN ANLAYABİLİRSİNİZ TECAVÜZE UĞRADIĞINIZI..

MADDE 16- Tecavüzcülerin en çok kullandıkları argümanların başında ‘’ Biz bu işi Allah Rızası için yapıyoruz ‘’ gelir.
[ Allah bin türlü belalarını versin…Kahhar İsm-i Celiliyle kahretsin onları ]

Dışarı çıkınca hanıma döşendim tabii ki…

- Lan Allah’ın geri zekalısı senin yüzünden bir sürü paramız gitti bu şarlatanlara.Görmüyor musun herifin kendi çocuğuna hayrı yok.

Hanımla tartışmamız evde de devam etti tabii ki ve ben bu ‘’Hoca’’ meselesi burada bitti sanıyordum.

Meğer daha yeni başlıyormuş.

Neyse gerildik biraz. Bir fıkra anlatayım ve onu bizim olaya bağlayayım daha sonra…

Yorgo’nun kiliseden çıktığını gören Vasili sormuş.
-Yahu Yorgo sen kiliseye pek gitmezdin . Yoksa günah çıkarmaya filan mı gittin?
‘’Anlatayım’’ demiş Yorgo:
-Rahibin huzuruna vardım ve Peder ben zina yaptım ‘’ dedim. O da bana ‘’ Kiminle yaptığımı sordu’’ Ben: Söyleyemem deyince başladı saymaya:
+Kasabın karısı Evdoksiya ile mi?
-Hayır
+Fırıncının Karısı Mariya ile mi?
-Hayır
+Manav Yani’nin kızı Niki ile mi
-Hayır aziz peder?
+Hımmm o zaman Kunduracı Papulas’ın dul eşi Eleni ile
-Evet aziz peder
+Tanrı günahlarını affetti..Baba, oğul ve kutsal ruh adına

-Eeee..Düpedüz günah çıkartmışsın işte.
-Lan oğlum anlasana, ne günah çıkarması…Rahipten yeni adresler aldım.

Evet…Benim hanım da bir tecavüzcüden, bir başka tecavüzcünün adını almıştı ve biz yeni bir tecavüze doğru yelken açıyorduk.

Nasrettin Hocanın fıkrasında vardır hani ’’Kedi bu ise et nerede..Et bu ise kedi nerede?’’ Benim hanıma vediğim bakkal-manav parası belli..Eve giren çıkan ve soframa konan yiyecek belli..Aradaki fark nereye gidiyor?

Bir iki sıkıştırma sonucunda işte bu farkın yeni bir tecavüzcünün cebine gittiğini gördüm ve evde kızılca kıyametleri kopardım doğal olarak. Hanım az bir şey ağlayıp sızladıktan sonra

-Sami biliyor musun şu anda Yunus’un durumundan da vahim olan bir durumla karşı karşıyayz..
-Yahu Yunus’un durumu ve senin boş umutlara kanıp harcadığın bu paralardan daha vahimi ne olabilir?
-Hatta bir değil iki vahim durum var?
-Allah Allah…Merak ettim şimdi. Neymiş bu vahim durum.
-Birincisi: Bize büyü yapmışlar…Kısa boylu, tombulca, altmış yaşlarında biri bizi ayırmak için büyü yapmış. ( Tam olarak rahmetli annemi tarif ediyor )
-Yani annem ?
-Ya annen demedi hoca..Sadece tarif etti.
-Lan tepemin tasını attırma. Annem niçin bizi ayırmak istesin? En sevdiği gelini sensin. İnanma bu sahtekarlara…Neyse öteki vahim durum neymiş peki?
-Biz nikahsız mışız?
-Anlamadım?
-Ya biz dinen nikahsız sayılıyormuşuz?
-Haydaaaaa…..

MADDE 17- Dikilecek Kotu Bir Tabur Askerle Bile Korumanız Mümkün Değildir. [ Bir İzmit- Akmeşe özlü sözü…]

NOT: Benim arkadaşlarım arasında ‘’ Bak işte gördün mü size büyü yapmışlar ki boşanmışsınız ‘’ diye düşünecek kimse olduğunu sanmıyorum ama yine de yazayım: Büyüyle-müyüyle alakası yok… O tamamen ayrı bir hikaye.
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( İzahlı Tecavüz Yönetmeliği—2. Bölüm-- başlıklı yazı Sami Biber tarafından 2.10.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Biber sorumluluğundadır. Sami Biber hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2021 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.