Eklenme Tarihi : 16.11.2014
Okunma Sayısı : 3279
Yorum Sayısı : 29
Etiketler
Şükran Aydoğan
Şükran Aydoğan
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 17.11.2014 tarihinde
GÜNÜN HECE YAZISI
olarak seçilmiştir.
Özellik
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 17.11.2014 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri

Dilek


Şimdi bir rüzgâr esse, savursa günahları,
Bırakmasa hiç yerde, zulmedene ahları.

Yüzü gülse mazlumun, zalimin hükmü bitse,
Çocuk yüzlerinde ki, keder yok olup gitse.

Gece kötülükleri, karanlığına atsa,
Bütün kirli yürekler, sonsuz uykuya yatsa.

En derin çukurlara, gömseler silahları,
Paraya tapanların, yıkılsa ilahları.

Bir peri kızı gelse, sorsa muradın nedir,
Ne altın köşk isterim, nede atlastan sedir.

Derim bitsin sefalet, bebeler aç ölmesin,
Fitne denilen iblis, kardeşleri bölmesin.

Kavuşsa Leyla'sına, mecnun gibi gezenler,
Her yuvada mutluluk, bozulmasa düzenler.

Çok değil istediğim, ey benim güzel perim,
Mana yoksa gönülde, söyleme hiç der pirim.

Gezdim bir, bir kalpleri, baktım içinde ne var,
Kaç yürek harman gibi, kaçı kafesten de dar.

Anladım ki insanlık, anlamayacak laftan,
Yarab ayır melunu, masumla aynı saftan.

Şükran Gülcenaz AYDOĞAN

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 03.02.2015 )
ŞİİR KRİTİK
Mesaj
ŞİİR KRİTİK, '' DİLEK'' ŞİİRİ...

KONU:

Değerli şairimizin dilek adlı şiiri adından da belli olduğu üzere bir insanın insanlık adına dileyebileceği ve en çokta çocuklar için yüreğinde alevlenen duyguları barındırmakta...

İÇERİK:

Şiir beyitler halinde 7+7, 14 hece ve duraklı bir şiirdir...

''Şimdi bir rüzgâr esse, savursa günahları,
Bırakmasa hiç yerde, zulmedene ahları.''

Şairimiz bu beyitiyle şiire başlarken belkide hiç farkında olmadan bizide şiirin gırdabına sokmuş bulundu...Zira ne çok isteriz böyle bir rüzgarın çıkma olasılığını....Zülumlerin sona ermesi ta ki mahşere kadar, hepimizin ortak arzusu...Zülmedene ahımızın yerde kalmayacağını bilsekte hep bedellerin bir an önce ödenmesidir tarafımızca istenen...

''Yüzü gülse mazlumun, zalimin hükmü bitse,
Çocuk yüzlerinde ki, keder yok olup gitse.''

Zalimlerin olmadığı bir dünya istiyoruz hepimiz... Oysa ki dört bir tarafımızda oluk oluk kan akıyor...Masum canlar kurban ediliyor her defasında....Ve aslında en büyük temennimiz keder sayfasına çocukların gülümseyerek bakabiliyor olması...Ama ne yazık ki...

''Gece kötülükleri, karanlığına atsa,
Bütün kirli yürekler, sonsuz uykuya yatsa.''

Keşke, keşke böyle birşey olabilse... Kötüler uyusa ve uyanmasa...Kötülük kapılarını sonsuza dek kapatsa....

''En derin çukurlara, gömseler silahları,
Paraya tapanların, yıkılsa ilahları.''

Evet her defasında küçücük bedenlere acımadan sıkıldı o kurşunlar....Silahın olduğu yerde merhematin öldüğünü hiçbir zaman fark etmedi can alıcılar....Oysa Allah' ın verdiği canı almak kadar ne vardı bu dünyada başka zalimce olan?

''Bir peri kızı gelse, sorsa muradın nedir,
Ne altın köşk isterim, nede atlastan sedir.''

Kiminin para pul daha rahat, daha güzel bir yaşam isteyeceği o anda şairimizin hiçbirşeyde gözü yok.neden mi?

Derim bitsin sefalet, bebeler aç ölmesin,
Fitne denilen iblis, kardeşleri bölmesin.

Çünkü o yaşanılası bir dünya için barışa, barış için dileklere açmış kapılarını....Sefaletin olmadığı bir dünya, bebeklerin ölmediği, fitne neden habis duygunun kardeşler arasına girmemesini temenni etmiş...

''Kavuşsa Leyla'sına, mecnun gibi gezenler,
Her yuvada mutluluk, bozulmasa düzenler.''

Ve dahası sadece çocuklar için değil sevenler, kavuşamayanlar, kavuşup birbirinin değerini bilmeyenler içinde dilemiş dileklerini....

''Çok değil istediğim, ey benim güzel perim,
Mana yoksa gönülde, söyleme hiç der pirim.''

Şairimizin son beyitlerine yaklaşırken dilek perisine seslenişinin özetini çok iyi bir şekilde görebilmekteyiz... Gerçektende mananın olmadığı yerde maddeyi aramak boşa çabalamak değil midir?

''Gezdim bir, bir kalpleri, baktım içinde ne var,
Kaç yürek harman gibi, kaçı kafesten de dar.''

Hayat tahakkukunda ne çok şeyle karşı karşıya geliyoruz aslında...kimi yüreklerde yangını dumansız gördüğümüz halde kimi yüreğin ise taşla örülü olduğunu görüyoruz çoğu zaman...İşte bu yüzden şairimiz son beyiti ile noktalıyor şiirini :

''Anladım ki insanlık, anlamayacak laftan,
Yarab ayır melunu, masumla aynı saftan.''

Temennisi dile getiren şairimiz dileğini dileyip nihayetinde Rabbi' ne seslenmiş bu beyitinde... ''Amin'' diyerek katılıyorum şairimizin bu son mısralarına....


DİL VE ŞEKİL:

Dil: Şair yalın bir konuşma Türkçesine yer vermiştir. Türkçe’yi kurallarına uygun olarak kullanmış olup dil sapmalarına yer vermemiştir....Duygularını yalın bir şekilde anlatma üslûbunu tercih etmiştir....



Dilek şiirimiz beyitler halinde yazılmış olup 7+7 14 lü hece ölçüsü kullanılmıştır...

Beyitler;

1 beyit : a, a
2.beyit :b, b
3.beyit:c, c
4.beyit:ç, ç
5.beyit:d, d
6.beyit:e, e
7.beyit:f, f
8.beyit:g,g
9.beyit:h,h
10.beyit: ı,ı

Şiir baştan sona tam kafiye ile yazılmıştır...

Tüm dileklerinin kabul olması temennim ile şairimizi bir kez daha kutlarım...

Şiirle....
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Dilek başlıklı yazı Şükran Aydoğan tarafından 16.11.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat