Eklenme Tarihi : 09.01.2015
Okunma Sayısı : 2447
Yorum Sayısı : 16
Etiketler
günahii
günahii
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 10.01.2015 tarihinde
GÜNÜN HECE YAZISI
olarak seçilmiştir.
Özellik
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 10.01.2015 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri
15.08.2011 : Ramazan Efiloğlu vefat etti

15.08.2012 : Müşfik Kenter hayatını kaybetti

Atamadım Yar

Sitem bohçasında geldi selamın,
Gözümün yaşını tutamadım yâr.
Aşkın pazarında mezaddır canım,
Beş para etmedi satamadım yâr.


Bedelin var mıdır candan beriye,
Toz pembe dünlerim döndü griye,
Bir divâne kaldı senden geriye,
Adımı yoklara katamadım yâr.


Sükûtle setredip gönül zârımı,
Unuttum kendimi sildim ârımı,
Sürdüm pey olarak bütün varımı
Ayrılığı yine utamadım yâr.


Hayat bahşederken lisânın, sözün,
Zevale göz kırpar içimde hüzün.
Baktığım her yere nakşolmuş yüzün ,
Cemâlin yok sayıp yatamadım yâr.


Bozmadım ahdimi sözümde durdum,
Yıkıldı çadırım virâne yurdum .
Ümidler büyütüp hayâller kurdum,
Vuslata bir tarih atamadım yâr.


Bedenim çarmıha gerilse bile,
Sırrı nihanımsın düşürmem dile.
Aşım mihnet oldu ekmeğim çile, 
Ah çekip feleğe çatamadım yâr.


Saçının teline biçilmez mehir.
Visâli ukbâya eyledin tehir.
Firkatin tasında bal iken zehir,
Vefasız demişsin yutamadım yâr.


Sadân yankılanır duyduğum seste.
Pâyimâl bedenim nâmım dilbeste. 
Mahpus kaldım mecaz denen mahbeste,
Hakikat bahrine batamadım yâr.


Ahmet İslamoğlu

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 25.01.2015 )

KONU:

Hayal kırıklığı ve umutların tükenişi....şiirin her kıtasında; beklenilen, arzu edilen bir durumun gerçekleşmemesi halinde duyulan, hissedilen üzüntü kendini göstermektedir...Şairimiz bu şiirinde beklemek ve bekleyişlerinden umduğunu bulamamak dolayısıyla yaşanılan hayal kırıklığı yârine sitem edişlerle örülü, beklemenin sonuçsuz kalmasını konu edinen bir şiir yazmıştır.

İÇERİK:

''Sitem bohçasında geldi selamın,
Gözümün yaşını tutamadım yâr.
Aşkın pazarında mezaddır canım,
Beş para etmedi satamadım yâr.!!

Şair, şiire giriş dörtlüğüyle yarin siteminden haberdar olup hüzünlenmiş, canından dahi geçip aşk pazarında yüreğini satamadığını dile getirmiştir....Ama yürek bu, sevgiliden başkasında ederi yoktur ki...

''Bedelin var mıdır candan beriye,
Toz pembe dünlerim döndü griye,
Bir divâne kaldı senden geriye,
Adımı yoklara katamadım yâr.''

İkinci dörtlüğüyle sevdası uğruna canından başka verecek hiçbir şeyi olmadığını, mesut mutlu günlerinin artık çok eskilerde kaldığını, dünyasının karardığını ama tüm bunlara rağmen güçlükle yaşadığını sevdiğine sitemli bir dille belirtmiştir....

Sükûtle setredip gönül zârımı,
Unuttum kendimi sildim ârımı,
Sürdüm pey olarak bütün varımı
Ayrılığı yine utamadım yâr.

Üçüncü dörtlüğünde yüreğinin sessizliğe düşüşünü, bu sevda uğrunda kendini dahi unutup bütün değerlerini kaybettiğini, buna rağmen ayrılık kapısında beklediğini duru ve akıcı bir dille anlatmıştır....


''Hayat bahşederken lisânın, sözün,
Zevale göz kırpar içimde hüzün.
Baktığım her yere nakşolmuş yüzün ,
Cemâlin yok sayıp yatamadım yâr.''


Şairimizin dördüncü dörtlüğünde mazideki yaşanmışlığın izleri görülmekte... Sevgilinin her sözü kulağında çınlarken hayalini anbe an karşısında gören şairimiz uykuya hasret kalmış satırları arasında...


''Bozmadım ahdimi sözümde durdum,
Yıkıldı çadırım virâne yurdum .
Ümidler büyütüp hayâller kurdum,
Vuslata bir tarih atamadım yâr.''


Şairimizin beşinci dörtlüğünde; sevgiliye olan sitem ve hayal kırıklıklarının izi daha bir başka kendini göstermekte....Her şeye rağmen sözünde durduğunu, bu uğurda evini ocağını dahi dağıttığını, vuslata dair hayallerinin hiçbir zaman bitmediğini kavuşma hayaliyle anlatmıştır....


''Bedenim çarmıha gerilse bile,
Sırrı nihanımsın düşürmem dile.
Aşım mihnet oldu ekmeğim çile,
Ah çekip feleğe çatamadım yâr.''


Şairimizin altıncı dörtlüğünde; şair yâre ahvalini anlatırken, ''Türlü işkencelere mazur kalsam bile adını kimseye zikretmem'' diyerek sevdasını dile getirmiş, çektiği onca sıkıntı içinde kaderine söz geçiremediğini izah etmiştir...


''Saçının teline biçilmez mehir.
Visâli ukbâya eyledin tehir.
Firkatin tasında bal iken zehir,
Vefasız demişsin yutamadım yâr.''


Şairimizin yedinci dörtlüğüyle yavaş yavaş sona yaklaşırken, bu mısralarında sevdasında yaşadığı hayal kırıklığını tüm matemiyle görebilmekteyiz...Şairimiz, sevgilisinin saç teline bile paha biçemezken, sevdalısı O' na ''vefasız'' diye hitap ettiği için kırgın ve bir o kadar da hüzündedir şairi...Çünkü satırlarından da anlaşıldığı üzere aşkın sefasından çok cefasını çekmiş yine de suçlanan vefasızlıkla yargılanan kendisi olmuştur....


''Sadân yankılanır duyduğum seste.
Pâyimâl bedenim nâmım dilbeste.
Mahpus kaldım mecaz denen mahbeste,
Hakikat bahrine batamadım yâr.''


Şairimizin sekizinci ve son dörtlüğünde sevdiğine son seslenişin izlerini görüyoruz... Bu bölüm şiirdeki hayal kırıklığının özeti ve sonucu niteliğindedir.
Öyle ki bedeni parçalanmış namı dillere düşmüş bu aşığın yârin nazarında bu denli değersiz oluşudur son mısralara yansıyan... Yanlış anlaşılmaların seyir ettiği bir zindanda unutulan şairimiz Hakikati bir türlü anlatamamış sevdiğine....


DİL VE ŞEKİL:

Dil: Şair yalın bir konuşma Türkçesine yer vermiştir. Türkçe’yi kurallarına uygun olarak kullanmış olup dil sapmalarına yer vermemiştir....Duygularını yalın bir şekilde anlatma üslûbunu tercih etmiştir....


1.kıta : a b c ç
2. kıta : d d d ç
3. kıta : e e e ç
4.kıta: f f f ç
5.kıta : g g g ç
6. kıta : h h h ç
7.kıta : ı ı ı ç
8.kıta : i i i ç


Hece Vezni: 11’li hece vezni ile yazılmıştır… Duraklara dikkat edilmemiştir.Çoğu yerde 6+5 hece ölçüsü kullanılsa da son dörtlüğün 3. mısrasında kural belkide istem dışı olarak bozulmuştur...Genel itibariyle yine de şiirimize 6+5 duraklı diyebiliriz...

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Atamadım Yar başlıklı yazı günahii tarafından 09.01.2015 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı