Eklenme Tarihi : 03.12.2015
Okunma Sayısı : 2857
Yorum Sayısı : 23
Etiketler
Nar-ı Çiçek
Nar-ı Çiçek
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 04.12.2015 tarihinde
GÜNÜN SERBEST YAZISI
olarak seçilmiştir.
Özellik
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 04.12.2015 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri
15.08.2011 : Ramazan Efiloğlu vefat etti

15.08.2012 : Müşfik Kenter hayatını kaybetti

Düş Çukurları (Anneme)
Düş Çukurları (Anneme)



Tüm düş(üş)lerimi temize çektim anne...



I-

Avuçlarında def(i)ne saklayıp
gözlerinde kahve kırklayan
gülüşünde güller dans eden kadın,
ellerim diken, yüreğim söz yarası
öğretmediğin yanından yaşıyorum
tomurcuk sunduğun hayatı
içinde mutlu son olan masallara kanıyor
kendi cehennemimde yanıyorum
kırık bir mum misali

öğrettiğin gibi
tüm adımlarımın sonuna sabır ekledim
düştüğüm çukurları öyle bir sevdim ki
ve öyle büyüdüm ki küçük hayallerimde
nefesimce öldü beni hayat
kefenim  mavi renkte
ömür  gri


II-

sahi
büyümeyi kim öğretti bana  anne
ilk yalanı kim söyletti
kim itti beni düş çukurlarıma
kim avuttu günahlarımda
aymaz ve kimsesizliğimi

çözemedim
kaç desibel ederdi oysa kulaklarda veda sesi
kimler yalanladı katrani gerçekleri
ve kim karar verdi mutluluğun ölmesine
ah anne
rüzgar adımlarımı yavaşlatmazsa
donmasa eğer filizlerim bu kış
becerebilirse kozam çatlamayı
uçacağım kelebek misali
z’amasız takvimlerden düşen
mavi günlere


III-

bilirim
ecel bin kez koklar  annelerin saçını
ve bırakmaz
cebinde telaşından ba
şka birşeyi kalmayan
bir babanın yakasını
sussun
kimse demesin aksini
babalar bir kere ölür,  anneler iki!
çocuklar ölümsüzdür
kelebekler hayali...




...

9aralıköncesi...
Z.N
âr

...

Ses: Ibrahim Inecik

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 09.12.2015 )
Düş Çukurları (Anneme)


Tüm düş(üş)lerimi temize çektim anne...



I-

Avuçlarında def(i)ne saklayıp
gözlerinde kahve kırklayan
gülüşünde güller dans eden kadın,
ellerim diken, yüreğim söz yarası
öğretmediğin yanından yaşıyorum
tomurcuk sunduğun hayatı
içinde mutlu son olan masallara kanıyor
kendi cehennemimde yanıyorum
kırık bir mum misali

öğrettiğin gibi
tüm adımlarımın sonuna sabır ekledim
düştüğüm çukurları öyle bir sevdim ki
ve öyle büyüdüm ki küçük hayallerimde
nefesimce öldü beni hayat
kefenim mavi renkte
ömür gri


II-

sahi
büyümeyi kim öğretti bana anne
ilk yalanı kim söyletti
kim itti beni düş çukurlarıma
kim avuttu günahlarımda
aymaz ve kimsesizliğimi

çözemedim
kaç desibel ederdi oysa kulaklarda veda sesi
kimler yalanladı katrani gerçekleri
ve kim karar verdi mutluluğun ölmesine
ah anne
rüzgar adımlarımı yavaşlatmazsa
donmasa eğer filizlerim bu kış
becerebilirse kozam çatlamayı
uçacağım kelebek misali
z’amasız takvimlerden düşen
mavi günlere


III-

bilirim
ecel bin kez koklar annelerin saçını
ve bırakmaz
cebinde telaşından başka birşeyi kalmayan
bir babanın yakasını
sussun
kimse demesin aksini
babalar bir kere ölür, anneler iki!
çocuklar ölümsüzdür
kelebekler hayali...



...

9aralıköncesi...
Z.Nâr


Bu hangi yangın yeri, hangi ateş çemberi ? Hangi ilk ömrümüzde yakan bu '' hangi bizi ...'' Bu sıcak, hangimizi ? Ve bir düş(ünce sarmalında hangi kızıl-kıyamet ? Bu hangi od, hangi har ? Hangi alev topuna d(ön)üşen bu, nâr-ı çiçek ? Hangi cennete, cinnete yahut cehenneme davet !
Köz köz olmuş sinede har (nâr) neydi ? Bildim şimdi.


Sonrası bir labirent, dahası kıskaç ama...Bu kaçıncı muamma ? Sözüm ona: kız kaç, ama ! Mutluluklarla özdeş son(un)a ermişliklere, Seyduna türkülerine eş kıyı(n)da gebermişliklere...


Görüyorum işte anne. Avuçlarında hazine. Umut dolusu gömüt (gömüt dolusu umut) / bana yine ninni söyle; ki küçüğüm ellerinde, yüreğim sus pus..
Tuz-buz olmuş haz(i)nede kor (kar) neydi ? Bildim şimdi


İlişikte bir öğreti: hiçbir şey diyor '' dediği '' değil göründüğü gibi. Meğer fırtınalı kışın arkasındaymış bahar. Tırtılda gizlenirmiş meğer o güzelim kelebek. Çile ve ızdırapla gelirmiş insana gerçek huzur. Ümitsizlik yokmuş asla. Ve rüzgâr, kış geceleri şiddetle uğuldarken '' filizleneceğim '' diye ürperirmiş küçük tohum.


'' Ah anne, rüzgâr adımlarımı yavaşlatmazsa, donmazsa eğer filizlerim, bu kış becerebilirse kozam çatlamayı '' // ...... bir başıma yaşarken ben oysa ki bu hayatı öğretmediğin yer(in)de; bir umut: ölüm evveli yine de zar neydi ? Bildim şimdi.


Bir başka sıkıyor kabir; tabiri caiz ise, bir bana ha(c)iz ise. Bir his ama içimde, cenneti müjdeliyor. Hani sen olup da ben, ölünce sen-in yerine, bir mayın tarlasında gelincikler gibiy(d)im. Özümdeki ise benim '' ya sev ya terk eyle ömrü. Kaçınılmayınca zulüm, alkış tut sen zalime. Ve ser -alçak- sesleriyle onları gereken (engerek) yere. Peki ya-r şimdilerde ? Karanlıkta bir uçurum çiçeği gibi bir perde tutuşmuşken önümde, sahi bana büyümeyi kim/ler öğretti anne ?


Dedim ya az evvelinde: bir başka sıkıyor kabir. Say, sayende dar neydi ? Ve yar olmaz sen gibi. Say, nazende yar neydi ? Anne al kollarına, sar beni dediğim anda, içimdeki direncin kopyasına oranla düş(üş)lerimi tem(y)ize çekmişliğim var idi. Var neydi ? Bildim şimdi.


Selamdır bu öyle ise, sırtında dert küfesiyle evine elem taşıyan; ama bir yaşlı çınar, ama bir eski toprak, ama arkamızdaki dağ olan babalara...ki bir ağaç, gövdesiyle düşer ya önümüze, ayaklarımız altından kayar ya hani toprak, patlar ya bir dağ derinden...Babalar ölümden yalnızca bir kerecik anlar ya. Bir şairin şiirinden yükselen bir anlayışla, ölmesi ama anaların. Anaların ölmesi bir başka, anlatamam burada.
Evlat acısı sonra, dut yaprağı eriten tırtıl ki ömrü kısa...çocuklar, ölümsüzdür oysa.


Şiirin matematiği: babalar (1) kere ölür; anneler (2) / demek ki şiir bir karneydi hep s/10'a doğru. Z'amansız takvimlerden süzülen an'a doğru. Sancılı bir doğumdu bu. Canana can vermişlikte bir kelebek hayali...Ama heyecan neydi, ama heyelan neydi ? Yaşama küfredesiye püsküren volkan neydi ? Taşa dönüşen kalpte ve tam(n) yerinde hayatın ve inat terkedilişlere; can neydi, han neydi ama, tan neydi: hep anneydi. Kan kanı çekermiş hani, beni de şiire çeken kAN NEydi ? Bildim şimdi


....


Sol yanımla değindim, yan neydi ? Bildim şimdi. Şiire ve şaireye saygıyla eğildim şimdi.

Levent Kalyoncu ( Lekal)
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Düş Çukurları (Anneme) başlıklı yazı Nar-ı Çiçek tarafından 03.12.2015 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı