Eklenme Tarihi : 26.02.2016
Okunma Sayısı : 3547
Yorum Sayısı : 18
Etiketler
çiftci baba
çiftci baba
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 27.02.2016 tarihinde
GÜNÜN HECE YAZISI
olarak seçilmiştir.
Özellik
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 27.02.2016 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri
15.08.2011 : Ramazan Efiloğlu vefat etti

15.08.2012 : Müşfik Kenter hayatını kaybetti

Bu Neyin Nesi

               BU NEYİN NESİ

Bu neyin nesi gardaş, eşitlik nerden çıktı

Biz kundakta anaya yar diyerek büyüdük

Kapalı gönlümüzde nice nehirler aktı

Kadına yan bakmaya şer diyerek büyüdük

 

Hayatın otlağında yokuşu, düzümüz var

Yaradan’a sevgimiz, birazda nazımız var

İnsanoğluyuz elbet, varlıkta gözümüz var

Nasipteki payımız ter diyerek büyüdük

 

Sitemimiz yüzedir, konuşmayız arkadan

Narin dost ellerine selam saldık şarkıdan

Edebi takınmamız, ne roldür ne korkudan

Buradan ötesi de var diyerek büyüdük

 

Şeytanın pabucunu doğarken attık dama

Kalpte dikiş tutmadı zamane denen yama

Bir kulp takıp küfretmek kolay gelirdi ama

Yetmiş iki millete bir diyerek büyüdük

 

En sefil anda bile sabırdı sevgi sunan

Kanımız içe aktı arzuydu harda yanan

Takınıp takıştırmak işe yaramaz canan

Güzel de güzelliğe ar diyerek büyüdük

 

Çiftci baba deyişim kalemde ki emektir

Bağrında ki sevdayı yaşamayan dönektir

Sakal, bıyık atadan kalma bir gelenektir

Adamlık emek ister, zor diyerek büyüdük

                Ahmet Çiftci

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 13.05.2016 )
Merhaba şiir dostları...Yine bir şiir kritğiyle sizlerle beraberiz... Bugün kelimelerin deryasında Ahmet Çiftçi şairimiz in Bu neyin nesi adlı şiirini yüzdürmeye çalışacağız...


KONU: Bu neyin nesi adlı şiirimizin konusu dünya ve dünyada yaşanan karmaşık duyguların şairimiz üzerinde bıraktığı etkiler.İnsanlar ve insanlıktan çıkan insanlar...


1. Dörtlük;


Bu neyin nesi gardaş, eşitlik nerden çıktı
Biz kundakta anaya yar diyerek büyüdük
Kapalı gönlümüzde nice nehirler aktı
Kadına yan bakmaya şer diyerek büyüdük.



Şiirin ilk dörtlüğüne gördüğü olaylar karşısında yaşadığı şaşkınlıklarla başlayan şairimiz; bu neyin nesi diyerek ilk mısrasında kadın erkek eşitliği onaylamamış hatta ve hatta kadına hak ettiği anlamı yükleyerek önce kendi gözünde sonra da okuyucusunun gözünde yüceltmeye çalışmıştır...


Ne kutsal bir varlıktır annemiz..Annelerimiz... Her acıya göğüs geren her derde deva sunan bembeyaz kanatları vardır annelerimizin... Bizi dünyaya getiren, besleyip - büyütüp yaşadığımız her an yanımızda yamacımızda olan, yaşadığımız dünyaya gözümüzü açtığımız ilk andan beri şevkatiyle sarıp sarmalayan tek kişi... Boşuna denmemiştir ana gibi yar olmaz diye...


Şiirine diyerek büyüdük redifi ile devam eden şairimiz yaşamı boyunca hayatında sahnelenen perdeleri tek tek gözlerimizin önüne seriyor mısralarıyla...


Helalinden başkasına yan gözle bakmayı yürek güzelliğine uygun görmediği gibi gönül kapılarını haram olana kapatmış ve bunu nefsine ve karakterine bir türlü yakıştıramamış...Yakıştıran kişileri de gördükçe şaşırmış ve hayret içinde kaldığını belirtmiş bu dörtlüğü ile...


2. Dörtlük;


Hayatın otlağında yokuşu, düzümüz var
Yaradan’a sevgimiz, birazda nazımız var
İnsanoğluyuz elbet, varlıkta gözümüz var
Nasipteki payımız ter diyerek büyüdük.


İnsan konulu bu şiirimizin ikinci dörtlüğünde hayat ve hayattaki mücadelelere yer verilmiş ömür yolunun inişli çıkışlı bir yol olduğu belirtilmiş...

Öyle ya ne yokuşlu düzlü bir yoldur ömür yolu... İnsan hep sahip olamadıkları için didinip durur hayat yolculuğunda... Hiçbir zaman varlık ibaresini tamamlayamaz, hep daha fazlasını hep daha iyisini ve güzelini arar... Çoğu kez bu uğurda hırsına kurban olur ve düşünemez nasıl bir gaflete düştüğünü....


Oysa içinde alın teri olmayan hiç bir kazanım bizim helalimiz değildir... Ama doyumsuzdur adem oğlu... Yaradan ın sunduğuyla yetinmez ve çoğu kez harama uzatır ellerini...


3. Dörtlük;


Sitemimiz yüzedir, konuşmayız arkadan
Narin dost ellerine selam saldık şarkıdan
Edebi takınmamız, ne roldür ne korkudan
Buradan ötesi de var diyerek büyüdük.



Üçünçü dörtlüğü ile şairimiz geyet açıkca anlaşıldığı üzere yaşadığı olayları yansıtmak istemiş şiirine...Üstü kapalı da olsa biraz fitne ve fesat duyguların fenalığından bahsetmeye çalışmıştır...



İnsanlardan bir kısmı kendi hevalarına (kendi görüşlerine-arzularına) uyarlar. Allah’tan gelen kuralları ve ölçüleri tanımazlar. Böyleleri isteklerine kavuşmak, arzularını gerçekleştirmek için her yola baş vururlar. İnsanların haklarına ve özgürlüklerine tecavüz ederler. İşte yeryüzünde fesat böyle kişilerin yüzünden çıkmaktadır.


Oysa ki kimsenin söz konusu ne olursa olsun kimsenin arkasından konuşmamak yaradılanı Yaradan dan ötürü hoş görmek gerekir...


Şairimizin de dediği gibi bu dünyanın ötesini de düşünerek ve vasfımıza yakışır bir şekilde hayat sürmeye çalışmalıyız...


4. Dörtlük;


Şeytanın pabucunu doğarken attık dama
Kalpte dikiş tutmadı zamane denen yama
Bir kulp takıp küfretmek kolay gelirdi ama
Yetmiş iki millete bir diyerek büyüdük.




Şiirimizin dördüncü dörtlüğünün girişi bizi gülümsetse de şairimizin bu dörtlüğüyle, zamane ve zaman değirmeninde dönen fütursuz duygulara ayak uydurmadığını gözlemliyoruz .
Bu mısralarında şair herkes gibi olamayacağını kendine uygun görmediği hiçbir davranışı sergilemediğini itina ile belirtiyor...


Herkesin birbirini yeyip bitirmeye çalıştığı bu dünyada şaşkınlığı biraz da bundan olsa gerek !


5. Dörtlük;


En sefil anda bile sabırdı sevgi sunan
Kanımız içe aktı arzuydu harda yanan
Takınıp takıştırmak işe yaramaz canan
Güzel de güzelliğe ar diyerek büyüdük.


İnsan... Yaratılmışların en üstünü ve en güzeli... Varlığında ve darlığında sürekli sınanan ve imtihana tutulan...


Dünyanın üç günlük şehvetine kapılan kah kendini dev aynasında gören kah arzu ve ihtiraslarına yenilen insanlar... Öyle çok ki !


Beşinci dörtlüğüyle şairimiz yaşanılan kötü anların çerçevesinde kalındığı an sabırlı insanların her derde deva bulduğunu vurgulamış, insanların her ne kadar güzelliğin dış görünüşle alakadar olduğunu düşünseler de asıl güzelliklerin yürekte olduğunu savunmuştur...
Peki ama güzel de güzellik ar mıdır, değil midir ?


Kimine göre göreceli bir kavram olsa da güzellik yüreklerde taşınılması gereken bir kavramdır... Bir insan çok çok güzel olabilir ama kendini arzu ve ihtiraslarına kaptıran bir güzele biz ne derece güzel diyebiliriz ki?



6. Dörtlük;


Çiftci baba deyişim kalemde ki emektir
Bağrında ki sevdayı yaşamayan dönektir
Sakal, bıyık atadan kalma bir gelenektir
Adamlık emek ister, zor diyerek büyüdük.



Şiirimizin son dörtlüğünde şairimizin yaşadığı dünyadaki şaşkınlıkların yanı sıra kalemine nasıl dil döktüğünü de gözlemliyoruz... Öyle ya, her şairin kalemi derdine ve mutluğuna ortak değil midir?


Kalem ki can yoldaşımız kalem ki duygularımızın rehberi...Acıyı ve gözyaşını, mutluluğu ve tebessümü mısralara yansıtan...Kah duygulara tercüman kah hüzünlere kalkan...
Bir büyüme faslı mısra mısra anlatılırken en son satırı ile darbe vuruşunu yapmış şairimiz...



Adamlık emek ister, zor diyerek büyüdük !



Adam olmak veyahutta adam olabilmek ;
Toplumun istediği gibi bir birey olmaktır.
-derslerinde başarılı,
-ailesine ve büyüklerine itaatkar,
-ülkeye karşı sorumluluklarını yerine getiren,
-vakti gelince aile sahibi olan,
-küçüklerine sevgili,
-yumuşak başlı,
-örf-adet-gelenek-görek dörtlüsüne uygun davranan insanalrın toplumca "adam" olarak görülmesi durumudur.
tam tersi durumda;
-okulunda başarısız,
-bir baltaya sap olamamış,
-aklı beş karış havada,
-toplumu hiçe sayan,
-aykırı davranan,
-bildiklerinden şaşmayan,
-kendini gerçekleştirmek için kendisiyle bütünleşmiş,toplumu ıskalayan,
-kendini sınırlandırmak istemeyen kişiler toplumun gözünde "adam" değildir.
(adam olmak kelime ikilisindenki "adam" kelimesi erkeklik cinsiyetini kastetmemektir)


Adam olarak büyüyebilmek umuduyla!


DİL VE ŞEKİL:


Dil: Şair yalın bir konuşma Türkçesine yer vermiştir. Türkçe’yi kurallarına uygun olarak kullanmış olup dil sapmalarına yer vermemiştir. Ayrıca karşısındaki ile konuşur gibi kendisiyle konuşma şeklinde duygularını anlatma üslûbunu tercih etmiştir.



HECE VEZNİ :



1.dörtlük : a b a b
2.dörtlük : c c c b
3.dörtlük : ç ç ç b
4.dörtlük : d d d b
5.dörtlük : e e e b
6.dörtlük : f f f b



Şiir 24 mısradan oluşmaktadır. Ölçüsü 14'li hece ölçüsüdür.
24 Mısrası da '7+7' kalıbı ile yazılmıştır. Vezni 24 mısra ile 7+7'dir...



Şiir serüvenimize burada son verirken Şairimiz Ahmet Çiftçi ye (Çiftçi Baba) yazdığı bu şiir için teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.


Şiirle kalın...


SİTE YÖNETİMİ
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bu Neyin Nesi başlıklı yazı çiftci baba tarafından 26.02.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı