Eklenme Tarihi : 27.06.2021
Okunma Sayısı : 541
Yorum Sayısı : 11
Etiketler
S.ÇARTIK
S.ÇARTIK
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 28.06.2021 tarihinde
GÜNÜN HECE YAZISI
olarak seçilmiştir.
Özellik
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 28.06.2021 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
28.07.1914 : I. Dünya Savaşı başladı.

28.07.1929 : 48 ülke, savaş esirlerine ilişkin Cenevre Konvansiyonu imzalandı.

28.07.1965 : Amerika, Vietnam'a 50 bin asker daha gönderdi.

Gönülsüz Yarim

Gönülsüz Yarim

Gönülsüz Yarim

Ey yüreği coşturan, aşk-ı fukara yarim,
Ufak ufak söylenmiş, şarkıya nişan mısın?
Ey gönlüme gönülsüz, selam veren, sen yarim
Yazılmış bestelere, nota ile şan mısın?
 
İçinde benden başka, kimseler yok sanırdım!
Sensiz halimi görsen, şaşırıp da kanardın.
Geçmiş bahara baksan, sen de solar yanardın!
Anlaşılmaz kışımda, geçen soğuk, an mısın?
 
Aşk diyarında koşmam, ‘Neyime gerek’ derdim!
Sultan Süleyman gelse, bakmadan da geçerdim!
Felek oyun oynadın, gülistana göçerdin.
Ayağı yerden kesen, sevdalara can mısın?
 
‘Aşk bağırda yaradır, diyenler önlemezdi!
Hürrem olsan ne yazar, aşk akıl dinlemezdi!
Savaşı ters çeviren, barıştan anlamazdı.
Feryat figan dikeni, batan gülde, kan mısın?
 
Kalbin hükmü altında, elveda demeden kal!
Çalmadığın yerde bil, gitarım kırık bir dal.
Güftem yanık bir özlem, nihavent makamı çal!
Aşk tesadüf eseri, alın yazım, sen misin?

Sevilay ÇARTIK
EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 28.06.2021 )
Bir Şiir “Gönülsüz Yârim” Gülümsememle Tahlil ve analiz


Bugün kardeşimiz Sevilay kardeşimin “Gönülsüz Yârim” şiiri için klavyenin başına geçmiş bulunuyorum. Kardeşimin şiirlerini severek beğenerek okuyorum. Hayatta ne yaşarsan yaşa aşkla yaşa diyen ve bu uğurda yazan kardeşimin şiirleri, aşkı insanı hayatı sevmeyi öğretirken çabası bizler gibi şiirle umudun uzanan bir dalı olmuş şiirleriyle duygu ve hisleriyle, bu yönde kendisini tebrikler ediyorum. Şiirin dilindeki saf duruşu ve vuruşu duygu ve hislerindeki dik duruşu okurken hissetmemek mümkün değil. Elbette ki şiirin sosyal hayatımız açısından yaşantımız için önemi büyüktür tartışılmazdır.

GİRİŞ

Gönülsüz Yârim

Ey yüreği coşturan, aşk-ı fukara yârim,
Ufak ufak söylenmiş, şarkıya nişan mısın?
Ey gönlüme gönülsüz, selam veren, sen yârim
Yazılmış bestelere, nota ile şan mısın?

Sevilay kardeşimiz ayrı düşen yâre aşkla sevgi bağlılıkla seslenmektedir, ey yüreği coşturan aşk-ı fukara (sevdiğine değer vermeyen ilk zorlukta kaçan kendine sevdiğine değer vermemesi açısından) yârim, ufak ufak söylenmiş şarkıya nişan mısın haberim yok dercesine, ey gönlüme gönülsüz selam veren sen yârim, yazılmış bestelere nota ile şan mısın, her şarkıda sen varsın, sen bunu bilmezsin buna göre hareket etmezsin. Aşkla tüm yabani duygulardan arınmış bir sesleniştir bu… Hisleriyle duygularıyla hisler dünyasına ait bir sesleniştir. Hayata bakış açısıyla giden o yâre dön gel diyen cananın seslenişidir.

GELİŞME

İçinde benden başka, kimseler yok sanırdım!
Sensiz halimi görsen, şaşırıp da kanardın.
Geçmiş bahara baksan, sen de solar yanardın!
Anlaşılmaz kışımda, geçen soğuk, an mısın?

Seni severken benden başkasını sevmezsin sanırdım ya İçinde benden başka, kimseler yok sanırdım varmış meğer! Sensiz halimi görsen, şaşırıp da kanayan kalbimi görünce ne çok sevdiğime inanırdın kanardın. Geçmiş bahara baksan, bende öylesine soldum sensiz, sen de solar yanardın! Anlaşılmaz kışımda, geçen soğuk, an mısın, üşüyorum şimdi o gelişinle ve gidişinle?

“Ne eksikse sen tamamla,
son derece yorgunum.
Çok uykum var, öp beni,
öpersen ne güzel uyurum.”
-Ali Lida

Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz Kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
– Ahmed Arif

Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
KаIbim de senin için yok biIe kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
-Nazım Hikmet

Canımın yongası, sevdiğim,
Bir kaç gün çaldık İlkbahar’dan
Geçtik yılardır özlediğim
Erguvan ışıklı kıyılardan
Aşkı sessizlik tanımlar
Gençken tersini düşünürdüm
AkşamIa dönerken geriye dalgalar
“Aşkın evveli muhabbettir
Ve belki ahiri de…
Ki ben seni, dünyalık sevmedim. ”
-Ataol Behramoğlu


ANA BABA KONUSU
Aşk hasret giden yâre sesleniştir.

SONA DOĞRU BİR KAÇ ADIM

Aşk diyarında koşmam, ‘Neyime gerek’ derdim!
Sultan Süleyman gelse, bakmadan da geçerdim!
Felek oyun oynadın, gülistana göçerdin.
Ayağı yerden kesen, sevdalara can mısın?

Aşk diyarında koşmam artık dercesine, neyime gerek derdim, hem demek hem de dert anlamına da gelir bu “derdim” Burada kendisinin aşk diyarına ben hiç koşmam diye kendime derdim anlamında söylüyor kardeşim. Öylesine kendimden emindim ki, Sultan Süleyman gelse, bakmadan da geçerdim, Felek(şansım talihim) sen bana oyun oynadın, gülistana göçer ettirdin beni o yârden ayrı hasret içinde, ey benden yarı yârim sen ayağı yerden kesen aşkla sevdalara can mısın kendini şimdi aşksız böyle sanırsın... Kardeşim yerinde ve doğru sesleniyor.

Terk etmedi sevdan beni,
Aç kaIdım, susuz kaIdım,
Hain, karanIıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça…
Ve eIIerim, keIepçe de,
Tütünsüz uykusuz kaIdım,
Terketmedi sevdan beni…

Ahmed Arif

Devam edelim kardeşimin be enfes şiirine.

‘Aşk bağırda yaradır, diyenler önlemezdi!
Hürrem olsan ne yazar, aşk akıl dinlemezdi!
Savaşı ters çeviren, barıştan anlamazdı.
Feryat figan dikeni, batan gülde, kan mısın?

Aşkla bağır o yaradır, diyenler yarasını yâri olmadan çare bulamadı, Hürrem sultan olsan ne yazar ki aşk akıl dinlemez aklı süpürür, savaşı terse çevirenler içinde barışı çıkaranlar ne anlar barıştan, feryat figan seni anarım duymaz mısın, sen batan güldeki diken misin kanatırsın. Kardeşim burada gülün dikeni batsa da, insan sevmekten vaz geçmez diyor ve güzelde söylüyor. Sevmek ilk zorlukta terk edilecek bir duygu ve his değildir vazgeçilemezdir… Aşk varken kalbini mühürleyerek kapısını kapatamazsınız ki, aşk böyle bir şey değildir yaşayan ve yaşatan bilir ancak.

Kalbin hükmü altında, elveda demeden kal!
Çalmadığın yerde bil, gitarım kırık bir dal.
Güftem yanık bir özlem, nihavent makamı çal!
Aşk tesadüf eseri, alın yazım, sen misin?
Sevilay ÇARTIK

Sona doğru, kalbimin hükmü altında aşkım, elveda demeden kal geri döneceğini bileyim ve bekleyeyim. Seni şarkılarla anlatamıyorsam gitarımın kırık bir dal gibidir hasretinle kurumadan gel, güftem yanık bir özlem nihavent makamını sen çal anlarsın, aşk tesadüf eserimi, yoksa alın yazım mısın sen misin çözemedim bilemedim bu hasret içinde.

“İnsanın ulaşmak istediği arzuları vardır ve bir gün onlara ulaşmak için hayat boyu didinir durur. Bu uğurda çileler çeker, acılar demler, yudumlar; sıla hasretiyle gurbetlere katlanır; fakat bütün bu acıları çekerken bir gün arzularının mumuna, ışığına kavuşma ümidiyle de diri kalır.

Dünyada yaşayan insanlardan “ah” çekmeyeni yoktur. Bu “ah”ların birçoğu maddi kayıplardan olsa da asıl kökeni başka yerde aramak gerekir.

Dünya, Mecnun’un çölüne benzer; Leyla kaybedilmiş ve onun hüznü, ruhları tutuşturmuştur. Ruhlar tutuşmuş yanarken, insanlar acılar içerisinde hareket ediyor; evleniyor, çalışıp rızkını elde ediyor, kimi zaman kavga ediyor, kimi de barışıyor ve hayatını sürdürüyor. Medeniyetler kuruyor, uygarlıklar yıkıyor; şah oluyor, padişah oluyor, kral olup elinden kelleler damlıyor.”
“Oysa insanın ana derdi, sevgilisinden ayrı düşmesinin getirdiği hüzündür. Dünyadaki bütün kıpırdanışlar (olumlu veya olumsuz), sevgili özleminin dışa vurumudur. Bu özlemini gidermek için her çareye başvuruyor. Ne var ki:

“Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helâkim zehr-i dermanındadır.” (Fuzûli)

(Aşk derdiyle hoşnudum, ey doktor! Bana ilaç verme, benim helâk olmam senin derman olsun diye vereceğin zehrindedir.)

Derdinin dermanını başka başka yerlerde aramaktadır. Leyla’yı dağda bayırda, çöllerde bulacağını sanmaktadır. Oysa Leyla onun içinde, ruhunun derinliklerinde çoğu zaman can çekişmektedir. Bu acıdır insanı yerinde durdurmayan, bu derttir onu gezdiren, savaştıran, bazen da barıştıran.

Leyla’yı ararken düştüğü derdine derman olsun diye ona sunulan ilaçlara şifa niyetine sarılmakta; fakat dert daha da çoğalmaktadır. Şifacıların şifaları, onun yarasına merhem değil, zehir olmaktadır; çünkü bu ilaçlar onun ruhunu kemirmekte, zayıf düşürmektedir. Yarın sevgiliyle karşılaşsa bile, bu zayıf ruhla sevgiliyi de tanıyamayacaktır. Sevgiliden mahrum kalma ise acıların en onulmazıdır.” D. Ali Taşçı.

ÖLÇÜ VEZİN

7+7 14 lü hece kalıbıyla yazılmıştır.

ŞİİR TÜRÜ

Hece kalıbıyla yazılmış aşk ve hasret şiiridir.

LİRİK ŞİİR (DUYGUSAL ŞİİR)

İçten gelen heyecanları coşkulu bir dille anlatan duygusal şiirlere lirik şiir denir. Bu şiirlerde “sevgi, özlem, ayrılık” gibi konular işlenir.

ŞİİRDE TEMA

Hasrete sesleniştir.

UYAKLAR

Ey yüreği coşturan, aşk-ı fukara yârim, A
Ufak ufak söylenmiş, şarkıya nişan mısın? B
Ey gönlüme gönülsüz, selam veren, sen yârim A
Yazılmış bestelere, nota ile şan mısın? B

TAM UYAK:

İki ses benzerliğine dayanan uyak türüdür. Uzun ünlü iki ses değerinde kabul edildiği için uzun ünlü benzerliği de tam uyaktır.
Yârim

ZENGİN UYAK: En az üç ses benzerliğine dayanan uyaktır.

Ni şan mı sın
Şan mı sın

TUNÇ UYAK: Dize sonlarında birbiriyle uyaklı iki sözcükten birinin diğerinin içinde yer almasıyla oluşan uyaktır.

Ni şan mı sın
Şan mı sın
ŞİİRDE RİTİM

Aşkla atan kalbin yâre seslenişiyle atışıdır.

Aliterasyon

Dizelerde bulunan ünsüz bir sesin tekrarlanması ile aliterasyon ortaya çıkar. Aliterasyon unsurda şiirde ahenk için oldukça önemlidir.

ASONANS
Asonans unsuru aliterasyon ile benzer özeliklere sahiptir. Ancak, bu asonansta tekrar edilen ses ünlüdür. Yani ünlü bir sesin dizelerde tekrar edilmesi ile asonans oluşur.

KELİME TEKRARLARI

Kelime tekrarları ise asonans ve aliterasyonu da kapsayan ses tekrarlarından oluşmaktadır.
Çapraz Kafiye (Çapraz Uyak)
1 2
A C
B D
A D
B B

Sevilay kardeşime teşekkürler ederim aşk diyarında hasretle gezerken bizde onunla gezdik birkaç dokunuşla gönüllere dokunmaya çalıştık birlikte, selamlarımla.
Mehmet Aluç
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Gönülsüz Yarim başlıklı yazı S.ÇARTIK tarafından 27.06.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )