Eklenme Tarihi : 29.09.2010
Okunma Sayısı : 4487
Yorum Sayısı : 34
Etiketler
S.SAMYELİ
S.SAMYELİ
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
Beni Öksüz Bırakma
Beni Öksüz Bırakma

**** BENİ ÖKSÜZ BIRAKMA ****

Firaklardan söz edip kara bağlatma bana
Senli gecelerimi sakın sensiz bırakma.
Ayrılığın ölümden ar gelir inan cana.
Seni seven gönlümü sakın aşksız bırakma.

Senle nefes alırım, senle yatar kalkarım.
Penceremden yıldıza, hep sen diye bakarım.
Ne sitemlerim biter, ne de sonsuz efkarım.
Kurduğum hayalleri sakın eşsiz bırakma.

Günler durmadan koşsa,haftaların peşinden.
Aylar bir bir düşse de takvimlerin üstünden.
Mevsimler değişse de sen çıkmazsın içimden.
Şafaksız geceleri, sakın düşsüz bırakma.

Ne anam var ne babam,sırtımı yaslayayım.
Ne eşim var ne dostum, derdimi anlatayım.
Bırak seni kalbimde ömrümce saklayayım.
Gönül çiçeklerimi sakın köksüz bırakma.

Sensiz dökülür inan, kalmaz kemikte etim.
Duygular ezik kalır, sol yanımsa hep yetim.
Nazari değil inan, Rahmanidir niyetim
Bükme garip boynumu sakın öksüz bırakma.


S.SAMYELİ

Nacizane dizelerime ses olan değerli şair dost sayın Mustafa Alandağ kardeşime şükranlar sunuyorum.
 

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 26.06.2015 )
EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 13.12.2012 )
Safiye hanımın on dörtlü hece ölçüsüne göre kaleme aldığı bu şiir tamamıyla; kavuştuğu sevginin güzelliğini yitirmek duygusu ile yazılmış…

Öylesine güzel ve büyük bir sevgi ki bu, yitirmek düşüncesi bile şairemizi üzüntülere gark etmeye yetiyor..Hepimizin hayatında yok mudur ellerimizde tutuğumuz güzellikleri yitirmek korkusu? Öyle ki; çok neşeli olduğumuz gün için “Hayrolsun, bu gün çok güldüm” ya da “Allah sonunu hayırlara çıkarsın çok sevinçliyim” deriz..
Sevinçlerimizden korkarız, mutluluğumuzdan ürkeriz, kem gözlerden çekiniriz..
Duygularımız, anı yaşamanın mutluluğu ile geleceğin neler getireceğinin korkusu arasında gider gelir…

Gelelim şiire;

Firaklardan söz edip kara bağlatma bana
Senli gecelerimi sakın sensiz bırakma.
Ayrılığın ölümden ar gelir inan cana.
Seni seven gönlümü sakın aşksız bırakma.

Firaklarla; ayrılık, hicran korkusu ile cümleler kurarak bana karalar bağlatma, üzme beni ..Sevgili de şaire gibi gelecek günlerin ayrılıkla sonuçlanacağından korkuyor, aynı endişelere sahip. Mutluluğun üzerlerinden bir yağmur bulutu gibi gelip, geçmesi korkusu ile sohbetin konusu ayrılığa gelmiş, dayanmış…
Bu konuşma sonucu derin bir yeise kapılan şairemiz; sevdiğine sesleniyor. Ayrılığı yakıştıramıyor ne sözlerine, ne düşlerine, ne de içinde büyüttüğü aşkına…
Ayrılık ölümden daha zor benim için diye sesleniyor. Sensiz geceler sabahsız, gönlüm yaşayamaz aşksız sözlerine mısralarında yer vererek ayrılığın ne büyük bir azap olduğunu, o olmadan hayatla baş edemeyeceğini anlatmaya çalışıyor…

Ve devam ediyor

Senle nefes alırım, senle yatar kalkarım.
Penceremden yıldıza, hep sen diye bakarım.
Ne sitemlerim biter, ne de sonsuz efkarım.
Kurduğum hayalleri sakın eşsiz bırakma.

Öylesine büyük bir sevgidir ki bu alınan her nefeste yar vardır..Çünkü nefes yaşamdır, nefesin durması ömrün bitmesidir..Yine ayrılık burada ölümle özdeşleştirilmiştir…
Gördüğü her yıldızda onun yüzü, hayali vardır..Çünkü yıldızların her biri ayrı bir güneştir; parlaklığı ile gözleri, yürekleri okşayan..bu yüzden sevgili; geceleri aydınlatan yıldızlara benzetilmiştir..Normal hayatımızda da başarı veya bir güzellik anlatılırken yıldızlara benzetilir ya…Tıpkı onun gibi şairemizde sevdiğini yıldızlara benzetmiştir..Gerek görsellik, gerek güzellik, gerekse ruhuna kattığı ışık anlamında..


Günler durmadan koşsa, haftaların peşinden.
Aylar bir bir düşse de takvimlerin üstünden.
Mevsimler değişse de sen çıkmazsın içimden.
Şafaksız geceleri, sakın düşsüz bırakma.

Hani derler ya “zaman her şeyin ilacıdır.” diye..burada şair zamanın derdine çare olamayacağını, ayrılıkla açılacak gönül yarasının, deva bulmayacağını anlatıyor.Ne günler, ne haftalar, ne aylar, ne de birbiri ardınca gelip geçen mevsimler unutmak için çaredir…O gidince sabah olmayacak, güneş şafağı aşamayacaktır.Bir daha şairin hayatında aydınlık günler doğmayacak ve gecelerin karanlığında yaşayacaktır yaralı gönlü ile bir başına yapayalnız…


Ne anam var ne babam, sırtımı yaslayayım.
Ne eşim var ne dostum, derdimi anlatayım.
Bırak seni kalbimde ömrümce saklayayım.
Gönül çiçeklerimi sakın köksüz bırakma.


Her şeyim sensin mesajı var bu dörtlükte de..Sevgilinin, şairin yüreğindeki anlamı, karşılığı bu.…Şair dünyada bir başına kalmış ve bütün umutlarını sevgiliye bağlamış durumda…Ana ve babasını zamansız yitirmiş..Öyle olunca hayata küsmüş kimselere açamamış kalbini, kimselere anlatamamış kendini… Taa ki sevgiliyi tanıyana kadar… Hayatındaki tüm boşlukları o doldurmuş tüm sevgilerin yerini onun sevgisi almış. Öyle ki gönlünde birer birer solan sevgi çiçekleri sevgili ile hayat bulmuş..
Sevgili anlamı ne büyük kelime… Tarif ederken neler neler anlatırız…Bir kalıba sığdıramayız..Anlamı öyle çoktur ki..Yerine göre aşık olduğumuz, yerine göre can dostumuz, yerine göre ana baba olan değil midir sevgili? Dosttur, yardır, yarendir…
Şaire için de bu böyle… Büyük bir anlamı var sevgilinin…Hayatında eksik olan tüm sevgilerin adıdır sevgili..Öylesine büyük bir sevgi var ki içinde: yiterse, giderse köklerinden solacaktır gönül çiçekleri…

Sensiz dökülür inan, kalmaz kemikte etim.
Duygular ezik kalır, sol yanımsa hep yetim.
Nazari değil inan, Rahmanidir niyetim
Bükme garip boynumu sakın öksüz bırakma


Ah ölüm ! Sensizliğin diğer adı ölüm! Sensizlik ölüm… Mısralar isyanda artık… Kemiklerinden etler dökülüyor… Mezara verilen bir mevtanın akıbetinde… bu mısrada da ölümle özdeş olarak adlandırılmış ayrılık..
Sol yan boşluğu; Hazreti Adem cennet nimetleri arasında gezerken, mutluluğu için eksik kalan hiçbir şey yokken bile, sol yanında bir sızı, bir boşluk hissedermiş..O adını bilemediği boşluk Havva’sının eksikliğinden kaynaklı.Yaradan O’nun hissettiği boşluk duygusuna, sızısına dayanamıyor… Sol eğe kemiğinden Havva’yı yaratıyor..Siliniyor cennet nimetleri Ademin gözünden..Havva’nın varlığının yanında cennet nimetleri soluk kalıyor.. Aydınlanıyor Adem’in cenneti.Cennet; cennet-i ala oluyor..O gün bu gündür, kim sevdiğini yitirse,kim zamansız bir ayrılıkla sarsılsa, sol yanında Adem peygamberin hissettiği boşluk sızısını duyuyor tıpkı kalemin yazdığı,şairenin hissettiği gibi…

Rahmanidir niyetim derken şairemiz, Allahın helal kabul edeceği bir beraberliğin istediğinde olduğunu, sadece kulların gözlerinde geçerli sayılacak bir birlikteliğin hayalinde olmadığını, Allahın rıza dairesinde bir beraberlikle, onunla beraber olmak dileğinde olduğunu yani onunla ölüm ayırana kadar bir evlilik düşlediğini anlatırken son sözlerini de ekliyor…

Garibim zaten şu yalan dünyada; öksüz, yetimim bir de sen benim boynumu bükme diyerek mısralarını,beraberinde sevgili ile sohbetini tamamlıyor…

Safiye Hanım sevgili ile “Hasb-i Halinize” kulak misafiri olduk… Anladıklarımızı, kendimce anlatmaya çalıştım… Bilmem doğru anlamış mıyım, anlatabilmiş miyim, anlattıklarınızı?

Kusurumuz varsa, hoş görünüze sığınıyoruz... Bundan sonraki kalemle dostluğunuzda, yolunuz açık, ilhamınız bol olsun... Keyifli güzel bir şiirin içinde, şiir dostlarımızla beraberce gezdik sayenizde… Bunun içinde ayrıca teşekkürler, sevgiler saygılar size ve tüm şiir dostlarıma…


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Beni Öksüz Bırakma başlıklı yazı S.SAMYELİ tarafından 29.09.2010 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı