Eklenme Tarihi : 11.03.2014
Okunma Sayısı : 2582
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
Oğuz batın
Oğuz batın
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
22.01.1580 : İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.

22.01.1932 : İlk Türkçe Kuran Hafız Yaşar (Okur ) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.

22.01.1517 : Osmanlı ordusu, Ridaniye Savaşı'nda Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından halifelik Osmanlılara geçti.

22.01.1987 : Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.

Bir Cevabım Var-gülseren Akdaş

Bir Cevabım Var-gülseren Akdaş
OĞUZ BATIN: Öncelikle hoş geldiniz Gülseren Hanım. Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? Gülseren Akdaş kimdir?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Güneşin gökyüzünü ısıtmaya başladığı zaman, zaman da hırçın rüzgârlarının karlarla kaplandığı bir 18 Mart sabahı gözlerini dünyaya açmış. Sevgi ve paylaşımların, bir lokma ekmeğin bölüşüldüğü altı kardeşin, toprağın, ağacın meyvenin ve sebzenin harmanlandığı bahçeli küçük bir evde. Sevgiyi duyumsayarak, yüreğinin derinliklerinde yaşadıklarımı, yaşamadıklarımı acılarımı sevinçlerin, sevgilerin en çokta aşkımın düşleri ile severek yaptığım öğretmenlik hayatımın 41. yılında hala izlerini silemediğim mesleğimden 1996 yılında ayrılarak özel sektörde de uzun yıllar çalıştım.

Öğretmen okulu yıllarında başlayan şiir ve deneme yazılarımı internet ortamının artması ile birçok edebiyat sitesinde. Antoloji.com. Milliyet blokta yazarken Güncel Sanat, Antalya sanat, Galapera ve Acemi gibi birçok dergide ve yerel gazetelerde köşelerimde, köşe yazarlığı, Habersim yerel gazetede yazı işleri müdürlüğü.

Neyzen Tevfik şiir şöleni etkinlikleri düzenleyiciliğini yaptığım dönemde. Adını koyamadığım sevdam, Yine Bir Hüzün Akşamı şiir, Küstüm Çiçeği küçük öyküler ve denemelerinin bulunduğu 3 kitabım var. Bafra Kültür ve Sanat Etkinliklerini Destekleme Derneğinin kurucusu ve başkanlığımı yaptığım şu dönemde Mavi Yürekler şiir antolojisini. Maviye Yolculuk şiir Şehr-i Şiir şiir antolojisi ve Kuzeyden Esen Hayaller öykü, kitaplarını çıkardım. Bir Avuç Umut öykü, Gurbetçi şairlerimiz ile bir antolojisi, Her yürekten Bir Deneme, İki basılmaya hazır roman çalışmalarımda devam etmekte

İki çocuk ve iki torun sahibiyim. Çeşitli kültür ve sanat faaliyetlerine aktif olarak katılıyorum. Bulunduğum yörede birçok etkinlikleri yapmaya devam ediyorum.
KÜSADER BAŞKANI

OĞUZ BATIN: Karadenizli bir şair olarak Samsun'a benim gibi gelmeyen ve gelmek isteyenlere Samsun'u görmüşçesine bize anlatır mısınız?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Samsun, aydınlık Türkiye’nin ilk ışığı, ilk adımıdır. Samsun bölgemizin gelişmesin de öncü olmak, varlığıyla geleceğe umut olmak zorundadır. Karadeniz Bölgesinin hem iç bölgemize geçişi, hem de kuzey komşularımıza ve doğuya açılan etkin bir kapısıdır.
Karadeniz’de dalgaların Samsun yalısını yaladığı bir güzel Mayıs sabahında sisler içinde bulanık Samsun’a doğan güneş bir doğuştur. 19 Mayıs 1919’uz Türk Milletinin makûs kaderinin değiştiği gündür. Her köşesi hala tarihin izlerini taşıyan ‘’Bandırma vapuru sahilde gelenlere tarihi yaşatır. Maketi müzeleri. Atatürk’ün evi. Şehri Amissos Tepe tepesinden seyretmenin, lezzetli balıklarını yerken bir başkadır. Efsanede olsa, gerçekte olsa Samsun yakınlarında yaşadığı söylenen Amissos kadınlarının maket köyü görülmeye değer. Masal diyarında çocuklarımız eğlence ile masal Kahramanları ile hayal dünyalarına yolculuk yaparak mutluluğu yaşarlar. Saymakla bitiremeyeceğimiz daha binlerde park, bahçe. Plajları tarih kokar Samsun’um benim.
Ben Bafra’da yaşıyorum, bir iki kelimede Bafra’dan söz edeceğim. Bafra Samsun’un en büyük ilçesi. Kızılırmak’ın bereketli ovası, Samsun ilinin gözdesi. Cennet köşeleri ile Altınkaya Barajı, İkiz Tepe Höyükleri, tarih kokan Asar Kalesi, camileri çeşmeleri, deniz feneri, dünyanın 4. sü kuş cenneti, Akalan şelaleleri ile Karadeniz’in cenneti

OĞUZ BATIN: Derneğiniz hakkında kısa bilgi verir misiniz? Derneğinizin aktiviteleri nelerdir?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Derneğimiz bir kültür derneğidir. Yazan, yazabilen, bir eser meydana getirebilen, edebiyata gönül veren yazım dostları ile kurduğumuz birçok faaliyet ile yazarı, şairi, okuru, kitapla buluşturduğumuz etkinliklerle buluşturduğumuz, çalışmalarımızla çok takdir aldığımız, bu takdire layık olmaya çalıştığımız yuvamızdır.

OĞUZ BATIN: Sohbetlerde olmazsa olmaz bir sorudur. Şiir nedir? Şiir yazmaya ne zaman başladınız? Örnek aldığınız isimler varsa kimlerdir? En çok sevdiğiniz beş şiir nedir?
GÜLSEREN AKDAŞ:

Şiir; gönülden gönülle kurulan duygu köprüsüdür
Ortak duyguların buluştuğu, gönüllerde huzur ve muhabbetin mısra mısra, döküldüğü, okuyana, yazana rehber olan bir sevgi yumağıdır. Şiir yüreklere kurulan sevgi, gönüllerden silinmeyen aşk ateşidir. Şiir akışı olmayan sudur. Şiir şairin çığlığıdır, çoğu zaman, kimi zaman da kahkahasıdır. Sazın teline vurur gibi, aşkların anlatıldığı duygulardır. Şiir aşığın dudağından damlayan kan, sarhoşun ağzında mezedir. Bütün şarkılar şiirdir. Şiir deyince; her şarkı, her türkü içimizdeki acıyı ezbere bilir ve söyler, sanki bütün şarkılar bizleri anlatır, bütün şiirler bizlere yazıldığı içindir, başımızı öne eğdirir. Gözlere söz geçmez olur, akar. Her şiir biraz gözyaşıdır.

İlkyazı ile denemelerim 68-69 yıları arasında öğretmen okulları arasında yapılan kompozisyon yarışmasında aldığım ödül sonunda edebiyat öğretmenimin heveslendirmesi ile başladım. Günlük ve hatıra defteri, şiirler derken yazım hayatım birden hızlandı. Edebiyat öğretmenimin kontenjandan Eğitim Enstitüsü ne devam imkânı sağlaması, bana edebiyat dünyasının kapılarını açacaktı, çok özel sebeplerden gidemedim. O yıllarda yazmaya ara verdim. Sonra okuduğum her romanın veya şiirin bende bıraktığı duygusallıkla karımı satır aralarında saklamaya başladım.( eşim ve çocuklarım da dâhil bir daha kimse ile paylaşmadım). Bu belki de kırgınlığımı saklamanın başka yöntemi olabilir İnternetle tanışmamın ardından Şimdi gönlümce yazmanın keyfini çıkarıyorum.
En çok: Nazım Hikmet- kadınlarımız
Bizim kadınlarımız:
Korkunç ve mübarek elleri
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yârimiz
Ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri
Öküzümüzden sonra gele

Ahmet Telli: AKBABALAR KELEBEKLER
Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer

Orhan Veli Kanık: İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgârında ter kokuları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

Can Yücel:
Akdeniz yaraşıyor sana
Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
Köpekler havlıyor uzaktan
Demin bir çocuk havladı

İclal Aydın: SENİ SEVİYORDUM SENİN HABERİN YOKTU
İnsan her gün anımsar mı aynı gözleri
SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
Saçlarını izliyordum uzaktan,
Kulağının arkasına düşüşü ve burnun,
Herkesten başkaydı işte...

Güldüğün zaman yukarıya bakardın;

Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı...

OĞUZ BATIN: Öykü yazarı olduğunuz göre öyküyle de ilgili soru sormak isterim. Öykülerinizdeki konuları ve karakterleri nasıl oluşturuyorsunuz?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Öyküyü yazmadan önce bir kurgu hazırlarım. Ona kişiler yerleştirir onlara can veririm.
Karakterleri; bir söz, bir anı. Okuduğum bir öykünün sonrası aklıma gelen ben olsaydım şöyle yazardım diye başladığım öykülerim de vardır

OĞUZ BATIN: Öykülerinizdeki karakterlerden sizi ve çevrenize benzeyen bir karakter var mı? En çok sevdiğiniz karakter hangisi?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Öykülerim tek karakter üzerinde oluşmuyor. Her öykü bir yeni karakter ortaya çıkardığımız için sevdiğim özel bir karakter yok ama benim öykülerim daha çok kadın ve kadını anlatmakta. Her karakter benim çocuğum gibi hepsini çok seviyorum. Şimdi yeni bir çalışmam ve bunda Gülsüm Karakteri ile birbirini takip eden bir öykü dizisine başladım, İnşallah beğenilir de devam ederim.

OĞUZ BATIN:
Öykü yazma korkum vardı açıkçası, cesaretim yoktu. Bu, cesareti siz verdiniz. Antolojiniz için başladım yazmaya. Sapık adlı öykü çıktı beğenmedim. Sonra Çılgın Vasiyet. Ve antolojinize yolladım. Benim gibi olanlara öykü yazmakta neler tavsiye edersiniz?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Yeni öykücülere benim tek tavsiyen okuyun, okuyun. Öykü yazıyorum diyen bir yazar Saik Faik Abasıyanık’ı, Sabahattin Ali’yi, Barış Bıçakçı’yı, Cezmi Ersöz’ü, günümüzde ünlenen, İnan Çetin, Ayfer Tunç gibi birçok öykücünün öykülerini okuyarak, kendini geliştirebilir. Demek ki çok okumaktan geçiyor bu uzun yol

OĞUZ BATIN:
Sizce mutluluk nedir? Mutluluğun resmini kelimelerle çizebilir misiniz?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Mutluluk sözlükte; Bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan, bahtiyarlık anlamına gelmektedir mutluluk.
Düşünürlere göre mutluluk, "mutsuz olmamak"tır. Mutlu kişi, en canlı zevkleri veya en büyük hazları tatmış kişi değildir. Mutlu kişi hayatını hem bedensel hem zihinsel çok büyük acılar yaşamadan geçiren kimsedir.
Mutluluk bir duygudur. Duygularımız güdüler gibi davranışlarımızı harekete geçirir. Mutluluk yaptığımız iş sonunda hissettiğimiz duygudur ve adeta bizim ödülümüzdür. Bu ödülü aradığımız şeyler ise değişir. Hepsinin sonunda bekleyen mutluluktur. İş, arkadaşlık, aile, ilgi alanları kariyer hep mutlulukla sonuçlanmasını istediğimiz şeylerdir.

OĞUZ BATIN:
Çıkardığınız şiir kitaplarında bahseder misiniz? Şiir kitaplarınız beklenen ilgiyi gördü mü?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Antolojileri saymazsam şahsi iki şiir kitabım var. Okuyanlardan çok güzel yorumlar alıyorum. Ama roman, öykü gibi çok kolay satılmıyor. Çünkü bizler çok az kitap alan ve okuyan bir toplumuz. Belli yazarlar okunur. Bununda sebebi reklamını yapamadığımızdan,

OĞUZ BATIN:
Öykü ve öykü antolojisi kitaplarınızdan biraz bahseder misiniz?

GÜLSEREN AKDAŞ:

Bu ikinci öykü antoloji hazırlamam, İlk çıkardığımızda ‘’Kuzeyden Esen Hayaller’ öyküsünü de on üç arkadaşımla çıkarmıştım. Bu ikinci, yeni çıkan’’ Bir Avuç Öykü Seçkileri’’( antoloji demiyoruz artık) on üç bir şeyler yazan genç öykücülerin gönül verdiği. Bir umutla yola çıktıkları benimde el ve gönül verdiğim içinde öykülerimin olduğu bu kitabımız sizlerle buluşmak üzere Altın Post yayın grubundan çıktı.

OĞUZ BATIN: Gerek şiirde gerek öyküde kullandığınız bir teknik var mı? Varsa bu işin sırrı nedir?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Tabi k, edebiyat dünyasının içinde olunca bir akıma bir kişiye yakın oluyorsunuz. Ama çok bariz bir tekniğim yok, konuya göre şekillendiririm. İlk serbestle başladım şimdi hecede yazıyorum.
Yıllarca deneme yazdım şimdi öykü yazıyorum.

OĞUZ BATIN:
En çok sevdiğiniz kendi yazdığınız şiir ve öykünüz hangisidir? Neden?
GÜLSEREN AKDAŞSon kuşlar, Umut Treni… hepsi benim ayırmak çok zor, anısı olan (kaybettiğim bir arkadaş için yazdığım) Senden Özür Dilerim şiir bir de torunlarım için yazdığım kitabıma da adını verdiğim, Adını Koyamadığım Sevdamsın Benim için çok özeldir.
OĞUZ BATIN: Benim gibi henüz çiçeği burnunda, kadrolu olmasa bile öğretmenlik yapanlara öğretmenlik konusunda neler tavsiye edersiniz? Öğretmenlik nedir? Hiç unutamadığınız bir anınızı paylaşır mısınız?
GÜLSEREN AKDAŞ:

Öğretmenlik çok özel, çok güzel. Hayatta herkesin ‘’ benim öğretmenim’ denilen para ile satın alınmayacak hayallerin süslendiği bence tek kutsal meslek.
Genç öğretmenlere tek bir tavsiyem çocukları çok sevin, onları anlayın, bir zamanlar sizin de bu sıralarda oturduğunuzu unutmayın, çocuk çocukluğunu yapmalı.
‘’Bir gün Türkçe dersinde ‘’ güzele bakmak sevaptır ‘’ sözünü açıklıyordum. Öğrencilerimden Cihan Kırıcı’ya sır gelmişti. Yerinden kalktı masama ellerini çenesinde birleştirip bana bakıyordu. Ben ne yaptığını sorduğumda.
-Ata sözünü açıklıyorum dedi
-nasıl diye sorduğumda
-Dünyanın en güzeli, öğretmenime bakarak demişti.

OĞUZ BATIN:
Önümüzdeki günlerde edebiyat adına yapacağınız projelerden bahseder misiniz?
GÜLSEREN AKDAŞ:
1 Nisan Halis Kurtça Kültür Merkezin de bir KÜSADER Şiir grubu ile bir etkinliğim var. ‘’saz, söz, benim de sözüm var ‘’diyenlerle beraber olacağız
Bir ‘’Gurbet Dizelerinde Demlenmiş Yürekler’’ adlı basıma hazır şiir seçkileri
Sadece kadın yazarların kadını anlatan yazarların birbirinden haberi olmadan yazdıkları bir proje var. Bu 5 öykücü, beş il de öyküler yazılıyor ne çıkacağını çok bilmiyorum ama her emek güzeldir
Bir hazır deneme seçkileri
Birde benim hazırladığım şimdi ismini vermek istemiyorum. Çok zevkle okunacağını sandığım. Tarihten dökülmüş öykülerin harman edilmiş bir çalışmam var.
Proje çok

OĞUZ BATIN: Rolleri değişelim bu soruda. Siz soru soran olsaydınız bana hangi soruyu sorardınız?
GÜLSEREN AKDAŞ:
Sizde bu yazım dünyasında adım adım ilerlerken, ne umuyorsunuz. Bu edebiyat dünyasında nereye gelmeyi hedefliyorsunuz. Bu hedeflerinizi gerçekleştirmek için hangi projeleri hayata geçirmeyi düşünürsünüz.
OĞUZ BATIN:Elbette işin maddi boyutu da var ama maddi boyutundan ziyade benim tek umduğum tek hedefim yazıklarımın insanlara bir faydası dokunması.Ben işin prgamatik boyutundayım.Daha öncelerde de söyledim hedefim bir roman yazmak,ki çalışmasına da başladım.Üç aylık zaman müddetinde romanının karakterinden kurgusuna kadar önce zihnimde yazdım.Polisiye roman çalışması olan Gri'de şu anda onuncu sayfadayım.Yakınlarıma fikir danışmak amacıyla okutuyorum,kendilerine çok teşekkür ederim.Eğer gerçekten de içime sinerse yazdığım romanı piyasaya çıkarmak isterim.Öncelikli hedefim roman.Ve daha pekçok edebi türlerde eserler vermek istiyorum.Edebiyat,iki uçlu şahane ötesi bir alandır.Sanatsal boyunun dışında bilimsel çalışmalarda da bulunmak,yüksek lisans yapıp ilerlemek istiyorum.Kısacası,son nefesime kadar edebiyatın içinde olmak istiyorum gerek sanatsal gerekse bilimsel. Benimle röportaj yaptığınız için çok teşekkür ediyorum. Eklemek istedikleriniz varsa.
GÜLSEREN AKDAŞ:
Bana göre gençlerin önce çok çok okumalarını, okuduklarından aldıkları bilgilerin ışığında yazacakları şiir, öykü, hikâye hangi türe ilgi duyuyorlarsa o yönde ilerlemek için bol bol yazıp önce olgunlaşmaya bırakmalı sonra o yazılanları tekrar ele alarak gözden geçirerek öyküleri gönül rafına yerleştirmesi lazım. Benin önerim bu genç öykücülere.
Siz genç yazım dostlarımı, zevkle, keyifle takip etmekteyim, bu güzel yazım dostları ile olmak çok güzel bir duygu, bol okuyuculu, uzun soluklu olmanızı dilerim.. Beni de hatırlayıp böyle güzel bir projede olmak çok güzel.
Teşekkür ediyorum…Size şiir ve sevgi dolu harika bir ömür diliyorum..

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bir Cevabım Var-gülseren Akdaş başlıklı yazı Oğuz batın tarafından 11.03.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )