Eklenme Tarihi : 12.03.2014
Okunma Sayısı : 2614
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
Oğuz batın
Oğuz batın
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
22.01.1580 : İstanbul Rasadhanesi III. Murat tarafından yıktırıldı.

22.01.1932 : İlk Türkçe Kuran Hafız Yaşar (Okur ) tarafından Yerebatan Camii'nde okundu.

22.01.1517 : Osmanlı ordusu, Ridaniye Savaşı'nda Memluk ordularını yendi. Bu savaşın ardından halifelik Osmanlılara geçti.

22.01.1987 : Yüksek Sağlık Şurası, tüp bebek uygulamasının Türkiye'de de başlatılmasını kararlaştırdı.

Örneklerle Edebi Sanatlar

Neden bulmaz çıkıp delinin biri,
Niçin çıkarmaz kalbe vize?
Ayrılık kalp kiri,
Aşk yok..Aşk yok..Aşk yok bize.
Yok yok..
Aşk var..Aşk var..Aşk var..
 

                                   MI?
(OĞUZ BATIN)
Aşk Var-Aşk Yok kelimeleri arasında tezat hakimken Mı soru edatıyla beraber İstafhama başvurulup yapılan Rücu sanatında geriye dönüş sağlanmıştır.Ayrıca YOK ve VAR kelimeleri yinelenerek Tekrir sanatına başvurulmuştur.

“Biz sevda kıyısında iki nehir

Gözyaşları köpük köpük dalgalara bulaşan”


(ADEM EFİLOĞLU)
Adem Bey'in Kaç Senelik Ayak İzlerine Basıyoruz aşkın adlı şiirinde Sevda,nehire benzetilerek Teşbih sanatı yapılmıştır.

Nedür bu Handeler bu işveler bu nâz u istiğnâ
Nedür bu cilveler bu şîveler bu kâmet-i bâlâ

(BAKİ)
Günümüz Türkçesi ile:
Bu gülüşler, bu işveler, bu naz ve umursamazlık nedir (böyle), bu cilveler, bu edalar, bu uzun boy nedir?
Bu şiirde nedir kelimesiyle istifham yani soru sorma sanatı yapılmıştır.İşve,naz,cilve kelimeleri arasında uygunluk olduğundan Tenasüp sanatına başvurulurken bu kelimeleri tekrarlanarak Tekrir sanatı yapılmıştır.

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe!" desem, sığmazsın.

Çanakkale Şehitleri'ne adlı şiirinde Mehmet Akif Ersoy istifham sanatıyla beraber mübalağa sanatına başvurmuştur.


Bir gül bahçesine düşmüşüm sanki,

Bir hayal içinde düşmüşüm sanki,

En ufak sözü kulağımda ninni,

Ah ben bu aşka nereden düşmüşüm?

(OĞUZ BATIN)

Düş kelimeleri hem düş/mek olarak hem de rüya olarak kullanıldığından cinas sanatına başvurulmuştur.Ayrıca şair,istifham sanatını kullanarak bu aşka nereden düşmüşüm diyerek bir şeyi bilmezlikten gelir yani Tecahülü Arif sanatı vardır.

Ulusun, korkma nasıl böyle bir imanı boğar

Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar

Mehmet Akif Ersoy'un bizlere hediye ettiği İstiklal Marşı'nda ULUSUN sözcüğünde Tevriye sanatını kullanmıştır.Hem "yücesin,asilsin"anlamında hem de "köpek gibi ses çıkarsın"anlamındadır.


Kad enâre'l ışku li'l uşşâki minhâce'l h

Sâlik-i râh-ı hakîkat ışka eyler iktidâ

(FUZULİ)

Günümüz Türkçesi ile:


 Aşk, âşıklara hidâyet yolunu aydınlatınca,

hakîkat yolunun yolcusu aşka uyar.

Söz Sanatı Açıklaması:

Fuzûlî, bu beyitte aşkın, âşıklara hidâyet yolunu gösteren bir rehber olduğunu, hakikat yolunu aydınlattığını söylemekle hakikate ancak aşk ile varılabileceğini vurguluyor ve buna da misâl olarak yıldızların aydınlığını ve onların rehber oluşlarını gösteriyor. Yol aydınlatmaları bakımından yıldız aşka, aşk da yıldıza benzetilmiştir. Beyitteki “hüd┠ve “iktid┠kelimeleri ile açıkça bir hadîs-i şerife telmih yapılmıştır. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Ashâbî ke’nnucûm bi-eyyihim ıktedeytüm ihtedeytüm” “Benim ashâbım yıldızlar gibidir, hangisine uyarsanız, hidâyete  erersiniz. 6Görüldüğü üzere hâdis-i şerifte zikredilen ıkteda ve ihtedâ kelimeleri Fuzulî’nin beyitindeki “hüd┠ve “ıktida” kelimeleriyle uyuşmaktadır. Bu sebeple apaçık bir telmih yapıldığını görmekteyiz.
 Ayrıca, beyitteki “Kad enâre” kelimesiyle de Nûr sûresinin şu âyetine telmih yapılmıştır. “Allahu nuru’s-semâvâti ve’l ardı meselü nûrihî ke mişkâtin fîhâ misbâh el-misbâhu fî zücâcetin.” (Mişkat: duvara hususi olarak yapılmış ve içerisi cilalanmış bir kovuktur. Işığın etrafa en güzel ve verimli yansımasını sağlar.)“Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurûnun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba kristal bir fânus içindedir. Sanki inciye benzer. Bir yıldız gibidir ki; doğuya da batıya da nisbet edilemeyen mübarek bir ağaçtan, yani zeytinden (çıkan yağdan) tutuşturulur. Onun yağı, nerdeyse kendisine ateş değmese dahi ışık verir. (Bu) nur üstüne nûrdur.Allah dilediği kimseyi nûruna eriştirir. Allah insanlara işte böyle temsiller getirir. Allah her şeyi iyi bilir.”
 Allah’ın nûr olmasının manası bütün âlemin ve âlemdeki  bütün hissi nurların ve idrak edici güçlerin yaratıcı ve icad edici olmasıdır. Şu halde nurdan asıl umulan aydınlatma, açığa çıkarma, tecelli ve inkişâf manalarının temeli, nûrdan ve nûru olandan çok nûru yapıp yaratana ait olacağı için “nûr” ismi, Allah (cc)’a daha layıktır. Ancak bundan dolayı nuru yaratana “nûr” denilmesi lisan bakımından hakikat değil mecazdır. 7

Kimse sana beni zorla sevde aşık ol demiyor,
Allah'tan yüreğim çok temiz ah kurşun işlemiyor.
Yoksa ne nazara gelmiştim çoktan göze gelmiştim,
Senden daha deli kalbim var da düşman çatlatıyor.

(SERDAR ORTAÇ)

Bu şarkı sözünde ikinci mısrada yer alan KURŞUN İŞLEME kelimesi silahtan çıkan mermi anlamındayken üçüncü mısrada somut olan bu anlamı soyutlaştırarak nazar anlamında kullanmıştır.Yani Tevriye sanatı vardır.


Dağlar ardından düşüm Anka bakar yâr diye
Mazimin tünelinden aşka akar şaşarım
Zirve şahika düşüm Simurg yakar yâr diye
Pabuç mu bırakırım kibrit çakar aşarım.

(GÜLSEN TUNÇKA)

Şair bu şiirde mitolojik kavramları kullanarak mitolojik olaylara gönderme yapmıştır.Dolayısıyla Telmih sanatı vardır.

Buldum,şiirimin yeni ilham perisini
Kovdum,işe yaramıyordu artık eskisi
Oldum,Mecnun;gezdiğim çölleri
Kuruttum güller açıyor o çöllerde şimdi.
Aldım arkama bana gülümseyen güneşi,
Aşıktım,gözlerim kör kulağım sağır dilim lal
Yoktum aşk haricinde kalpte bulunan Ben'i,
Unuttum vardı bu şair yürekte ihtilal


(OĞUZ BATIN)

Ayrıca bu şiirde de Mecnun ve çölleri gezmesi hatırlatılarak Telmih sanatına başvurulmuştur.


"Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?" 

İlk mısrada İstifham sanatı yoluyla benzetmeye başvuran Cahit Sıtkı Tarancı,ikinci dizede yaşlandığını kabul etmeyerek Tecahülü Arif sanatı kullanmıştır.Dost-Düşman kelimelerinle de tezata başvurarak şiirin anlamını güçlendirmiştir.




Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Örneklerle Edebi Sanatlar başlıklı yazı Oğuz batın tarafından 12.03.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )