Eklenme Tarihi : 14.12.2009
Okunma Sayısı : 16569
Yorum Sayısı : 4
Etiketler
AytenDirier
AytenDirier
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
15.07.1099 : Birinci Haçlı Seferi'nde Haçlı ordusu Kudüs'ü ele geçirdi.

15.07.1795 : Fransız şair Rougel de Lislie'nin yazıp bestelediği ''Marseillaise'' Fransa'nın ulusal marşı ilan edildi.

15.07.1799 : Hiyeroglif yazısının çözümünü sağlayacak olan üç dilde yazılmış Rosetta Taşı, Napolyon'un Mısır Seferi sırasında bir Fransız askeri tarafından bir kale yapımındaki sırasında rastlantı eseri bulundu.

15.07.1904 : Modern kısa öykünün en önemli ustalarından Rus yazar Anton Çehov öldü. (d. 1860)

15.07.1929 : Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği kuruldu. Birlik Cumhuriyet döneminde kurulan ilk sanatçı topluluğudur.

Demokrasi Hareketleri-ıı
TÜRKLER’DE DEMOKRASİ HAREKETLERİ

Ayten DİRİER

Doğu’da Türkler’in etkin olduğu yönetimlerde, Kurultay denilen meclis, hükümdar seçimi ve yönetimde etkindi.Ortaçağ’da ilahi adalete(şeriata) dayalı mutlak ve teokratik yönetimler altındaki halk, Batı’dakilerden daha eşit haklara sahipti.

Türk tarihi’nde Demokrasi Hareketleri’nin ilk tohumu Fransız İhtilâli ve Napolyon Dönemi ile çağdaş olan III.Selim Dönemi’ndeki Islâhat Hareketleri ile ekildi.

*1808-İlk adım ise II.Mahmut ile Ayânlar arasında 1808’de imzalanan Sened-i İttifak olup, İngiltere’deki Magna Carta’nın benzeridir. İlk kez bir Osmanlı padişahı yetkilerini kısıtlamayı kabul ediyordu.

*1839-Abdülmecid’in ilan ettiği Tanzimat Fermanı ile, her gücün üstünde bir yasa gücü kabul edilip, insan hak ve hürriyetleri Batılı hukuk anlayışıyla kurulan mahkemelerle güven altına alınıyordu.

*1856- Abdülmecid, Paris Konferansı’nda Osmanlı Devleti’ni Avrupalı sayan Batılıların, azınlıklar nedeniyle içişlerimize karışmasını önlemek için, Islâhat Fermanı’nı azınlık haklarını iyileştirmek ve güvence altına almak amacıyla hazırlattı.

*“Yeni Osmanlılar” Abdülaziz Döneminde, ilk kez tabandan gelen bir harekettir.

*1876-II.Abdülhamit, Jön Türkler’in baskısıyla, Avrupalıların içişlerimize karışmasını önlemek için I.Meşrutiyet’i ilan etti. Kanun-î Esasî denilen Anayasa’nın 23 Aralık 1876’da ilanıyla, Osmanlı Devleti Meşruti bir yönetime kavuştu. Böylece halka temsil hakkı tanınıp, yönetime katılması sağlandı. 1877 Osmanlı-Rus Savaşı Meclis-i Mebusan’da eleştirilip, padişah hedef alınınca, II.Abdülhamit Meclisi kapatıp, Anayasa’yı rafa kaldırdı. Böylece Dünyada ilk çok renkli, çok dilli meclis ve Türklerin demokrasi girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.

*1908-İngiltere Kralı ve Rus Çarı Reval’de buluşup, Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşmayı ve Makedonya’ya özerklik vermeyi görüşünce aydınlar ve subaylar ayaklandı. Bu durum karşısında II.Abdülhamit, II.Meşrutiyet’i ilan etti. Hürriyet, musavat, uhuvvet (Özgürlük, eşitlik, kardeşlik) havasının estiği bu dönem 31 Mart İsyanı(13 Nisan 1909) ile noktalandı. Devlet düzenini değiştirmeye yönelik bu ilk isyan hareketinin sonunda, II.Abdülhamit tahttan indirilerek Selanik’e sürüldü, yerine kardeşi V.Mehmet Reşat geçirildi. İsyanla sonuçlanan bu geniş demokrasi hareketinin ardından Trablusgarp, Balkan ve I.Dünya Savaşı ile imparatorluk dağıldı, savaş sonunda parçalandı. 1908-1913 yılları arasında çok partili, 1913-1918 yılları arasında ise İttihat ve Terakki Fırkası(Partisi)’nın tek partili hayat dönemi olmuştur.

XIX.yüzyıl boyunca Avrupa Devletleri’nin içişlerimize karışmasını engellemek, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasını önlemek, toplumsal huzuru ve barışı korumak için yapılan ıslâhatlar ve demokrasi girişimlerinin sonucu hep ters tepmiş, biz verdikçe onlar istemiş ve sonunda devleti parçalamışlardır. Batılıların dayatmasıyla yapılan ıslâhatların önemli bir bölümü sosyal yapıya ters düştüğünden, başarı sağlanamamıştır. Önceki ıslâhatlar Batı ile aradaki mesafeyi kapatmayı amaç edinen teknik nitelikli ve devlet öncülüğünde yapılmıştı. XIX ve XX.yüzyıllardaki ıslâhatlar ise devletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumayı hedeflemiş ve aydınların dayatmasıyla yapılmıştır. Daha çok Dış etkenler ve savaşlar nedeniyle yarım kalıp, devleti parçalanmaktan kurtaramadı. Bu nedenle Batı ıslâhat/yenilik istedi mi, Dağılma Dönemi tüm dehşetiyle karşıma dikilir. Yine de bu ıslâhatlar halkı bilinçlendirip, Atatürk devrimlerine temel oluşturduğu için çok önemlidir.

*1920- Mondros Mütarekesi’nden sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti hareketi etkili olmuştur. 16 mart’ta İstanbul’un işgal edilip, Mebusan Meclisi’nin dağıtılması üzerine 23 Nisan’da Büyük Millet meclisi açıldı. Mecliste milletvekilleri I.Grup ve II.Grup adıyla çalıştı.

*10 Ocak 1921-Teşkilât-ı Esasiye Kanunu adıyla kabul edilen yeni Anaysa 23 maddeden oluşuyordu. Egemenliği kayıtsız, şartsız millete ait sayan Anayasa, Kuvvetler Birliği(Yasama+Yürütme+Yargı) ve Meclis üstünlüğü ilkelerini esas aldı. Olağanüstü bir döneme ait olan bu Anayasa kısa, pratik ve ihtilâlci bir karaktere sahipti.

*1923’te Cumhuriyet’in ilanından önce 9 Eylül’de M.Kemal Paşa, Halk Fırkası’nı kurdu.

*20 Nisan 1924-Türkiye Cumhuriyeti’nin bu Anayasası, 1921 Anayasası’ndaki; Millî Egemenlik, Tek Meclis, Kuvvetler Birliği, Meclisin üstünlüğü ilkeleri daha yumuşatılarak, Parlâmenter Rejime doğru adım atıldı. Seçme yaşı 18, seçilme yaşı 30; seçim süresi 4 yıl olarak kabul edildi. Soru, Gensoru, Meclis Soruşturması yoluyla Hükümetin denetlenmesi; Cumhurbaşkanı ve Hükümetin Meclis üyeleri arasından seçilmesi, Hükümetin güvenoyu alması esas alındı. Bakanlar, Yargıtay ve Danıştay başkan-üyelerinin görevlerinden doğacak sorumluluklardan dolayı yargılanmaları için Yüce Divan kurulması benimsendi.
1928’de Lâikleştirilen Anayasa, 1934’te seçmen yaşını 22’ye çıkarıp, Kadınlara seçme ve seçilme hakkı ile topraksız köylüye devlet tarafından toprak verilmesi için Toprak Reformu hükümleri eklenerek, 1961’e kadar uygulandı.

*1924’te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Kâzım Karabekir Paşa tarafından kuruldu. Şeyh Sait İsyanı çıkınca kapatıldı.

*1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası, Atatürk tarafından kurduruldu. Cumhuriyet karşıtları partide toplanınca, kurucusu Fethi Bey kapattı. Ardından Menemen İsyanı çıktı, Doğu’da hareketlenmeler başladı.
Görülüyor ki, Atatürk Dönemi’nde de çok partili siyasi hayat süreklilik kazanamadı. Her girişimin ardında ayaklanma çıkınca, düzeni korumak adına yeni kurulan partiler kapatıldı.

*1946-II.Dünya Savaşı’nın ardından Demokrat Parti’nin kurulmasıyla Türkiye’de çok partili hayat başladı, ama demokrasimiz istikrarlı bir şekilde ne zaman rayına oturduysa, iç ve dış güçler tarafından kargaşaya sürüklendi.

*1961 ve 1982 Anayasaları, darbelerin ardından Kurucu Meclisler tarafından, Parlâmenter sistem ve insan hakları yönünden genişletilerek hazırlandı. Yine de demokrasi tam rayına oturamadı. Çünkü demokrasi aynı ülküye yönelik, düzen içindeki toplumlarda tam olarak uygulanabilir.

Çok Partili Dönemde, İzmir hep başlangıç noktası olarak, uzun süre demokrasinin kalesi sayıldı.Demokrasi kavramının yanlış anlaşılması veya keyfi uygulanmak istenmesi nedeniyle; geçmişte Anadolu’da kurulup-yıkılan uygarlıklar için kullanılan “Büyük Mezarlık” deyimi, günümüzde “Partiler Mezarlığı”na dönüştü. En son DTP’de kapatılan partiler kervanına katıldı.

Batı Özgürlükçü Demokrasi’ye 700 yıl uğraşarak ulaştı. Biz Meşruti Demokrasi’ye 1876’da başladık. Daha 123 yaşında olup, çok genç sayılır. Ülkece aynı ülkü etrafında kenetlenip, birlik ve beraberliği sağladığımız zaman, Özgürlükçü Demokrasi’yi tam anlamıyla yaşayıp, nimetlerinden topluca yararlanacağımıza inanıyorum.

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Demokrasi Hareketleri-ıı başlıklı yazı AytenDirier tarafından 14.12.2009 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı