Haydan Gelen Huya Gider



Ağustos böceği malum o sıcak yaz günlerini şarkı söyleyerek geçirir. Karınca ise, geceyi gündüze katar, çalışır da çalışır! Ağustos böceği karıncanın bu çalışmasına bakarak onunla alay eder. Niye çalışıyorsun der, durmadan. Karınca ise onun kaygısız bu haline üzülür ve kış geldiğinde kapımı çaldığında anlayacaksın beni der. Gün gelir çatar, kar yağar, her yerde ayaz… Karınca sobasını yakar, biriktirdiklerini keyifle yerken kapısı çalar. 


-Kim O! der

-Ben ağustos böceği. Sana bir diyeceğim var. kapıyı açar mısın?

-Niye açayım ki… Sen, yazın ben çalışırken benimle alay etmedin mi? Kapıma geleceksin ve kapımı sana açmayacağım demedim mi? Sana verecek hiç bir şeyim yok. Git yoluna demiş sertçe!

-Oh… Ben senden bir şey istemiyorum ki… Yazın durmadan şarkı söyleyip çok kazandım. Kazandığım parayla Paris'e gidiyorum. Bir isteğin var mı diye sormaya geldim!


…/


Kolay yoldan para kazanmak, günümüzün saygın yolu değil mi? Bankalar paradan faizle kolayca kazanıyor, mafya, spor veya değişik bahis olaylarına baskı yaparak çevresinden kolayca para topluyor. İnsanlar muhtacım diye cami önlerinde dileniyor. Güzelim diyen manken, iki yürüyerek hem eğleniyor hem de dünyanın parasını kazanıyor… Artık dinden, edepten, gelenekten taviz vermişsen paraya para demiyorsun!


Hatta yazdığı eser, bizim toplumu bozacaksa, ihanet etmeye teşvik edecekse, yazarı Nobel ödülüne layık görülüyor. 


Peki toplum bozuldukça, değerlerinden taviz verdikçe, geleneklerinden uzaklaştıkça, dini yaşanmaz hale getirdikçe, mutlu mu? İnsanların cebinden paralar taşıyor, rezidans evlerde oturmakta yarışıyor, yurt içi yurt dışı geziyor, kırmadığı fındık eğlence kalmıyor, yine de huzuru yok… Yine de onu huzursuz eden, eskisinden, fakirliğinden daha fazla dert yaşayan biridir! Neden?


Çünkü huzur dışarıda değil, varlıkta değil…. İnsanın içinde! Kalbin gıdası Allah aşkıdır. Samimi bir aşk yoksa, her türlü sıkıntı ve dert sarıyor kalbi… Kur’an okunmuyor mu, asla, okunuyor… namaz kılınmıyor mu, asla, kılınıyor… Hacca ve umreye gidilmiyor mu, gidiliyor, hemde yarışırcasına! Ancak bu ibadetlerin ruhu yok! Her şey şekil üzerine kurgulanmış, alınır satılır üzerinde yamalanmış… Maddeye bu kadar değer insan, ruhunu ihmal ediyor. Maddesel zenginlik artıyor ancak, ruhunda fakirlik gittikçe derinleşiyor. Okuyor ancak, manasını düşünmüyor ve yaşamına ondan yansıyan güzelliği yansıtmıyor. Manaya gidecek her şey, istenilmeyecek kadar zor geliyor. Alışkanlık olmuş, manasını bilmeden zikir, Kur’an… Hayatını garantiye almış ya, ne büyük gaflet bu da…. Kim ne götürmüş ki kefenden başka… O da nasip olur mu belli değil… Kim ölenin ardından yad ediliyor? Herkes kazandığını mirasyedisine bırakıyor ve gidiyor! Kendisi gibi yetiştirdiği mirasyedisi, keyifle hazırı yiyor… Her şeyini kaybedince, o fakir haliyle, sonra miras bırakana küfrediyor. Diyor ki, “Beni neden dünyaya getirmeye çabaladınız! Bana imanı neden öğretmediniz!” 


İman, ölmeden bu dünyayı terk edebilmektir. Varken yokluğu isteyebilmektir. Allah’ın cömertçe verdiğine bakarak cömertçe cevap verebilmektir, sadaka, zekat gibi… Yetimi korumaktır! Vatanını korumaktır. Bilir ki bu dünyada bir şeye sahip olmak külfettir, hamallıktır. Her fazlalık, dert olarak kişiye döner, onu yorar. Ağustos böceği gibi kolay kazanır ama, karınca örneği gibi sıcacık yanan sobası olmaz hiç bir zaman, mutlu ailesi de… Dışında ne kadar kendine benzer dostu olsa, içinde yalnızdır. Allah’ı terk eden her zaman yalnızdır. Allah’ı anlamak, Onu görmeden sevmek, Onun her dediğini yerine getirmek ne büyük saadettir bir bilselerdi, gerçek servetin bu olduğunu bilselerdi…


Saffet Kuramaz

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Haydan Gelen Huya Gider başlıklı yazı safdeha tarafından 26.02.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı