Eklenme Tarihi : 28.05.2018
Okunma Sayısı : 371
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
GürhanGürses
GürhanGürses
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 29.05.2018 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri
Geceye Serenat Yapan Adam
Geceye Serenat Yapan Adam


 

Geceyi en iyi ben bilirim; her dakikasını, her saniyesini...

Her kuytuluğunu, her puştluğunu, her kuyuluğunu , her huyunu ve her karanlığını...

Gözyaşlarımı sakladığım anlarını, hüznümü resmettiğim duvarlarını... Çığlıklarımı çarptığım kayalarını ve düştüğüm boşluklarını...

 

Gece 12'yi vurduğu vakit başlar nöbetlerim. Bir böcek dolanır durur beynimin içinde, aklımı kurcalar, değme çilingirlere taş çıkartır. Kalbim sökülür göğsümden, bir büyük boşluk kalır sol yanımda. Hissizliğim tavan yapar.

 

Geçmezliğini  her bir dakikanın... Bitmezliğini hüznümün... Bayrağını diker o an yalnızlık, hükmünü ilan eder çaresizlik. Dertleşecek bir dudak ararsın, bir kulak ama tek başınasın.

Gökteki yıldızları sayarsın durmadan... Say say bitmez ama dertlerinin yanında yıldızlar bile az sayılır.

 

Sevgilinin saçının karalığıdır gece diye üzerime örtülen. Gözlerinin içindeki parıltıdır yıldız diye göğüme işlenen. Ve göğsüme dağlanan hasretin ta kendisidir. Bilirim onun ruhudur derinliğine koyu olan ve onun sessizliğidir kulağımda melodi gibi duran.

 

Ey gece!

Leş mi kesildin!

Eş mi kabul ettin canımı karanlığına?

Bela mısın sen!

Kalubela'da kulağıma fısıldanan mısın?

Üzerime doğrultulmuş namlu musun?

Mahpus tutulduğum avlu musun?

Ölüme attığım havlu musun?

Sunulmuş zehir misin?

'Bal'dıran mısın bal diye.

 

Her dakikan yıl gibi geliyor, her saatin asır...

Ömrümün en uzun vaktidir geceler, nasıl da ömrümü heceler, yüreğimi hançerler.

Yutkunamadığım korkular yüklersin, kursağıma kadar özlemler saklarsın. Beni ne de güzel azarlarsın. Saliselerin bile coplar beni, saniyelerin dipçikler ve dakikaların yağlı bir urgan gibi boğar.Zulmüne hayranım, celladıma aşığım. Karanlık cemaline müptelayım.

 

Sar beni.

Zemheride kalmış da zangır zangır titreyen bir adamı sarar gibi sarar.

Baştan ayağa ateşler içinde kalmış da düşmeyen ateşi düşürmek için bütün vücudumu ruhum da dahil olmak üzere karla ovalar gibi sar.

Yar beni.

Ne varsa yüreğime hacamat eyle. aksın tükenmişliklerim oluk oluk. Dökülsün paslarım yaprak yaprak... "Deşilsin hüzünlerim kucak kucak.

 

Şeb-i yeldayı müneccim muvakkit ne bilir,

Müptela-ı gama sor kim geceler kaç saat. Ne diyor şair bu beyitte: En uzun gecenin hangisi olduğunu gök bilimciler ve takvim yapanlar ne bilsin. Gam müptelalarına sorun ki gecelerin kaç saat olduğunu söylesin. Evet bekliyorum sorularınızı. Gamdan başka neyim var? Bir kaç damla gözyaşım ve çekilmeyi bekleyen ah'ım.

 

 

Sen gece yüzlü kadın , ben gece sözlü adam...

Sen gece bakışlı kadın, ben gece nakışlı adam...

Buluşuruz herkes uyuduktan sonra hayal ikliminde. Sen karanlığınla gelirsin ben kabullenmişliğimle gelirim. Sen bütün haşmetinle gelirsin ben bütün masumiyetimle. Şeksiz ve itirazsız...

 

Bir demli çaya teşbih ederim geceyi, kopkoyu, acı mı acı ve kaçak.... İçerim demliğin dibini bulana kadar. Çay kafa yapar mı bilmem ama gecenin kafa yaptığını, yaktığını ve yıktığını görürüm. Her gece ölürüm ve defnedilirim karanlığın çukuruna. Baykuşlar tüner mezarımın korkuluğuna. Ayyaşlar oturur üstüne mezarımın.Bir de aşktan harap olmuş gönüller misafir olur yanı başıma. Gözyaşlarıyla sularlar toprağımı. Söz yaşlarıyla uğrular beni.

 

Geceye serenat yapan adamım.

Gecenin yakıştığı yüzüm.

Gecenin söz eriyim.

Ay şahidimdir döktüğüm gözyaşlarımın, yıldızlar teskin edicimdir. Ve uçsuz bucaksız karanlık içimin yansımasıdır. Düşen kaybolur ruhuma, samanlıkta iğne gökte yıldız neyse bende de dert o olur.

 

            Gece!

            Arkadan vuran ayakkabı gibi hainsin.

            Silahsızı, silahının sillesiyle vuran gibi kalleşsin.

            Ve merdi Kıpti gibi kalp hırsızısın.

 

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Geceye Serenat Yapan Adam başlıklı yazı GürhanGürses tarafından 28.05.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı