Eklenme Tarihi : 13.07.2018
Okunma Sayısı : 127
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
safdeha
safdeha
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
20.08.1462 : Cebelitarık, İspanyollar tarafından zaptedildi.

20.08.1516 : Gaziantep, Yavuz Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusunca fethedildi.

20.08.1974 : Magosa'ya 15 kilometre uzaklıktaki Türklere ait Atlılar köyünde Rumlar tarafından yapılan katliam ortaya çıkarıldı: Bir çukura gömülmüş 57 Türk'ün cesedi bulundu.

20.08.1982 : 2 ay 27 günlük kesinleşmiş cezası ertelenmeyen Bülent Ecevit Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'ne konuldu.

20.08.1988 : Irak-İran Savaşı ateşkesle sona erdi.

20.08.1991 : Estonya Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti.

Bedelli Askerlik

Her Türk gencine soracaksınız, “ Bedelli askerlik çıksa ve senin paran olsa askere gider misin?” bunun cevabını merak etmiyorum. Ama bir bedelli askerlik markası var ve parası olan, askere gitmiyor. Bu bir gerçek…

Askere giden gençler, doğuda terörle savaşıyor, Sınırda düşmanla çarpışıyor. Muhtemel ölüm var ucunda. Ölmese bile, ölenleri görmesi ve ölüm korkusu yaşayacağı kesin. Parası olan aileler bu korku ve ölümü yaşamamak için bedelli askerliği bekliyor. Parasını veriyor ve çocukları askerlik yapmıyor. Çocuklarının başına gelecek bu durumdan korumaya çalışıyorlar sözüm ona.

Asr-ı saadet döneminde, Tebük seferi yapılacak ve Peygamber efendimiz herkesi savaşa gitmek için orduya çağırıyor.  Bir adamın üç dört hanımı, zenginliği ve rahat yaşamı varken bu savaşa çağrılmaya karşı direniyor ve savaşa gitmemek için bahaneler üretiyor. Bunun üzerine inen ayette, Ali İmran 156. Ayette, “Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: «Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi» diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaati onların kalplerine kaybettikleri yakınları için onulmaz bir hasret yarası olarak koydu. Canı veren de alan da Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.”  Ölümün bir vakti ve saati var ve sebebi de. Ne kadar kaçsa birisi o andan kurtulamaz ve ölümü tadar. O saat gelince nerede olursa olsun yakalar, yatak da bile…

Vatanını sevmek imandandır. Vatanı korumak ve onu savunmak İslam’ın kaidesidir. Savaş için çağrıldığında bir kişi, koşa koşa gitmelidir. Neden ve niçini düşünmemelidir.

Bu bedelli askerli ile parası olan düdüğü çalar misali bir yaklaşım vardır. Eğer bir askerlik hizmeti varsa, parası olan askere gitmesin, parası olmayan ise askerlik yapsın mantığı bana ters geliyor. İslam fakirin yaşaması için inmemiş dünyaya. Parası olan, her türlü rezilliği yapsın, eğlensin ve yaşadığı yere vatanım desin. Onu bu yaşama ve eğlenceye düşkünlüğü için ise, birileri asker olsun, amele olsun, maraba olsun, bu nasıl bir mantıktır. Eğer seçiminde birey özgür olacaksa, bu herkes için eşit olmalıdır. Eğer parasız birisi de bedelli askerlik yapmak istiyorsa, onu devlet borçlandırsın durumuna göre, eğer devlet her bireyine eşit yaklaşıyorsa. Ey devletim peki o zaman herkes bedelli askerliği tercih ederse?

Bu vatan, eğer içinde kim yaşıyorsa, zengini, fakiri ile ülkesini korumak ve askerlik de yapmak zorundadır. Ben bedeli askerlik furyasına karşı olanlardanım. Bedelli askerliği çıkarmak yerine, devlet yaşayan vatandaşlarına ülkesini sevmesi için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Dinini, tarihini, düşmanını, nereden gelip nereye gittiğini öğretmeli ve eğitmelidir. Ben neden askerlik yapayım mantığını gençlerin kalbinde silmelidir.

Devlet, ya paralı askerlik sitemine geçecek tamimiyle ya da herkesin askerlik yapması gerektiğini ve eşit şartlarda, omuz omuza ve yana yana ranzalarda yatacağı, kader birliği konusunda gerekli önlemini almalıdır. Parası olmayan asker olsun olansa askere gitmesin mantığı bana ters geliyor.

Bedelli askerliğe karşıyım. Her Mehmet, Mehmetçik olmalıdır.


Saffet KURAMAZ

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bedelli Askerlik başlıklı yazı safdeha tarafından 13.07.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı