Edebiyat Evi İftar Yemeği.
Edebiyat Evi İftar Yemeği.



 Edebiyat Evi İftar Yemeği



İsterseniz aşkla başlayalım çünkü aşkla yapılan her iş sonuç ve kazanç mutluluk başarı getirir. Dünyalık aşk dediğimizde o cananın kapısında beklersin niye bekliyorsun halin nedir diye diyerek çoğu zaman sormaz! Ama Mübarek Ramazan’ın kapısında bu sevdiğimizin kapısında aşkla beklerken hoş geldiniz derken bize, bizi içeriye buyur ederek, sımsıcak gülümsemesiyle biz kapısında içeriye alır konuk eder, bizlere sevaplar nurlar kazandırır.

 

Âdem kardeşim iftar yemeğini yetiştirmek için telaşlıdır. Edebiyat evi sakinleri, aç kalmasın diyerek geçmiştir mutfağa, lakin buzdolabı bomboştur. İftara kalmıştır iki saat, bunca insana yemek hazırlamak için bu vakit yetmez. Telefonu aceleyle eline alır önce Sami beyi arar, markete giderek verdiği listedeki sebze ve meyveleri almasını ister. Sonra Mehmet Fikret Beyi arayarak, mutfakta kendisine yardımcı olması ister. Mehmet Fikret Bey memnuniyetle kabul eder ve hemen yola çıkar. Âdem bey akşam iftar için bir mercimek çorbası, yanına etli kuru fasulye yanına pirinç pilavı mevsim salata ve yanına baklava hazırlamanın telaşıyla, Sami beyin marketten gelmesini bekler.

 

Az sonra elinde torbalarla ile Sami Bey kapının zilini çalar. Âdem bey gülümseyerek kapıyı açar, hoş geldin diyerek içeriye girerler. Sami Bey bu saatten sonra kuru fasulye yetişmez diyerek, almış olduğu kıyma ile kadınbudu köfte yaparak menüde değişiklik yaptığını Âdem beye söylerken, Âdem bey derin bir nefes alır Sami bey haklıdır, çünkü mutfakta ustadır. Kapı çalınır gelen Mehmet Fikret Bey, yanında Mehmet Aluç, Yıldız hanımefendi, Sait bey, Önder, Ahmet Zeytinci kardeşimizle tam takım kardeşlerimiz akşam iftarına yardıma gelmiştir. Sami bey, her ne kadar ben tek başıma hazırlar yardım ederim dese de, gönülleri razı gelmez. Âdem bey’in gözleri gülümserken birkaç damla yaş gözlerinden yere düşer. Birlikte eksiklikleri inceleyerek, yemek yapmaya devam ederken kapı tekrardan çalınır. Sami Bey kapıyı açar, gelen elinde poşetlerle gelen Mcu beydir poşette meyveler gazsız içecekler meyve suyuyla mutfağa geçer, kardeşlerine kolay gelsin bir eksik var mı diyerekten kibarca sorduktan sonra salona arkadaşların yanına gider. Heyecanla herkes diğer Edebiyat evi sakinlerin de gelmesini beklerken, koyu bir muhabbete dalar derken kapı çalınır gelen Mikail dede’dir gelir oda muhabbete dâhil olur. Selam verdikten sonra muhabbet ortamına hemen ısınır ve başlar ilk önce.


-Arkadaşlar farkında mısınız oruç ilk önce, idrak seviyemizdeki değişikliklerle birlik beraberlik içinde olmamıza vesile olurken, fakir olan açları da anında düşünmemize olanak verdi. Ben gelirken komşularımızdan beş tanesini akşam iftara davet ettim, umarım sakıncası olmaz.


Âdem Bey


-Ne sakıncası olur kardeşim iyi etmişsin, paylaşma zenginliğimizi icra etmenize bizlerde katkıda bulunabilirsek ne mutlu bize. Hayal his duygu algı ve sezgilerimizin daha çok belirgin olduğu açık olduğu bu Mübarek Ramazan ayından sonrada, bu antenlerimizin yönünü dünyaya değil de hep ahrete doğru çevirmeden durabilirsek işte her ayımız Ramazan ayı olur inşallah.


Mehmet Aluç


-Hay ağızlarınıza sağlık, gönlüme huzur getirdiniz, sizlerin muhabbetine bayılıyorum. Paylaşmak bizim kendi dünyamızdaki en güzel zenginliğimizdir, bu mübarek ayda daha belirgin oluyor. Kelimelerle anlatamadığımızı, icraat ile davet ile Mübarek Ramazan’ın güzelliğiyle soframızda yapıyoruz. On bir ay boyunca tam anlamıyla bu kadar duyarlı olmayan bizlerin bu ayla duyarlılığımız, en üst seviyeye çıkarak Rabbimizin yardımıyla, bizleri bir sofrada paylaşarak anlamca boş olan tüm on bir ay boyunca boş bıraktığımız, boşlukları doldurmamıza olanak ve imkân veriyor.


Bu arada Sami Bey içeriye girerek elinde büyük bir bıçakla.


-Salata için biriniz yardımcı olun, birinizde yer sofrasını kurun, yemekler birazdan hazır olur, iftara az kaldı, şimdi diğer kardeşlerimizde gelir, iftardan sonra hep birlikte muhabbete devam ederiz, benden habersiz muhabbet olmaz, bize de insaf edin az yardımcı olun. Bakın elimdeki bıçağı görüyor musunuz ne diyor?


Mehmet Fikret Bey


-Ne diyor?

 

Benim adım bıçak

Beni görünce hıyar soyulacak

Salata için domates içine katılacak

Her şeyi güzel de maydonuzu bol olacak

Öyle boş oturanın bir yerine kıçına ucum az batacak


Hep birlikte kahkahalar içinde gülmeye başladılar.


İnşallah iftardan sonra koyu bir muhabbetle devam ederiz. İsmini yazamadığım tüm kardeşlerim ismi yazılmış saysın, hepsinin isimleri gönlümüzde yazılıdır. Selamlarımla.

Mehmet Aluç


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Edebiyat Evi İftar Yemeği. başlıklı yazı kul mehmet tarafından 22.05.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )