Eklenme Tarihi : 06.06.2019
Okunma Sayısı : 301
Yorum Sayısı : 2
Etiketler
E.Kirişçi
E.Kirişçi
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
18.09.1790 : Yergöğü Mütarekesi. 1787’de başlayan Osmanlı-Rus savaşları sırasında Avusturya ile Yergöğü’de yapılan savaşta Avusturya’nın yenilmesiyle sonuçlanmıştır.

18.09.1851 : Amerikan gazetesi New York Times yayımlanmaya başlandı.

18.09.1948 : Pakistan'ın Kurucusu Muhammed Ali Cinnah öldü.

18.09.1993 : Hamza Yerlikaya Dünya Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda 26 yıl aradan sonra Türkiye'ye altın madalya kazandırdı.

Bayram Harçlığı
Bayram Harçlığı
Seksenli yılların mobilyalarıyla döşeli salon… Tülden süzülen ışık bir köşede oturan çatık kaşlı ihtiyar adamın yüzüne vurmaktaydı. Temiz ütülü kıyafetler…  İtinayla taranmış saçlar… Salona güleç yüzlü aşağı yukarı adamla yaşıt bir kadın girdi. Elinde banknotlar… Adama yaklaşırken “Mehmet efendi kaşların kaşların, bayramdayız.” Değişmeyen kaşlar…  Kadın adamın elini tutup paraları avcuna bıraktı. “Eee, evin erkeği sensin.” Kadın adamın yanına otururken zil çaldı. Kadın kıs kıs güldü. “Kapı, kapı.” Oflamalar puflamalar… Adam ağır hareket ediyordu. Israrla çalan zil… Kadın heyecanlı “Çocuklar gidecek, çabuk çabuk.” Adam salon kapısında durup kadına baktı, ‘sen bayramlaş yeter artık,’ bakışı gözlerinin çevresine oturmuştu. Kadın neşeyle işaret parmağını sağa sola salladı. Adam salondan çıktığında zil sesi her adımında daha da yükseldi. Çelik kapıyı yavaş yavaş açtı. Apartmanın çocukları… “Bayramınız kutlu olsunnn!” Grubun en küçüğü bir kız… Adamın elini iki eliyle yakalayıp öpecekken adam elini çekti. Adamın beş karış suratı… Donup kalan çocuklar… Adam her birine para uzattı. Öne eğilmiş başlar… Kapıyı örtüp salona döndüğünde eşikte kadınla göz göze geldi. Sitem yüklü ses “Ah Mehmet efendi ah,” Kadın sırtını döndü. Koridordan başka bir odaya geçip kapıyı çarptı. Adam vurdumduymaz… Salona girdi. Uzun koltuğa oturup ayaklarını uzattı. Gözlerini kapayıp başını kenara yasladı. Arka arkaya çalan zil… Adam sıkıla sıkıla kalktı. Elden bir şey gelmez hali içinde kapının yolunu tuttu. İki adımlık yer git git bitmiyordu. Eli kapının koluna zoraki uzandı. Aşağı inen kol…  Tıkırt… Geri çekilen dil… Kapıyı açtı. Kimseyi göremedi. Şaşırdı. Kapıyı örterken gözü eşiğe kaydı. Çocuklara verdiği paralar… Eğilirken yaşaran gözler… Paraları kapıp hızla merdivenlerden aşağı koşturdu. Üçer beşer atlanan merdivenler… “Çocuklarrr, çocuklarrr, çocuklarrr” Apartmanın açık kapısını görünce ağızı kurudu. Nefes nefese… Çaresiz… Bağı çözülen dizler… Kapıdan dışarıya sağa sola baktı. Boş sokak… Kapı eşiğine çöktü. Öne eğilmiş baş… Pantolonu ıslatan gözyaşları… Çocuk kıkırdamaları… Adam başını çevirdiğinde bodrum kata inen merdivenlerin başında çocukları gördü. Yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi. Küçük kız önde diğerleri arkasında adamın çevresinde toplandılar. Kız adamın elini iki eliyle yakalayıp öptü. Adam kıza sarılırken diğerleri paraları aldı.
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bayram Harçlığı başlıklı yazı E.Kirişçi tarafından 06.06.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )