Eklenme Tarihi : 17.07.2019
Okunma Sayısı : 113
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
JULİAN
JULİAN
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
18.09.1790 : Yergöğü Mütarekesi. 1787’de başlayan Osmanlı-Rus savaşları sırasında Avusturya ile Yergöğü’de yapılan savaşta Avusturya’nın yenilmesiyle sonuçlanmıştır.

18.09.1851 : Amerikan gazetesi New York Times yayımlanmaya başlandı.

18.09.1948 : Pakistan'ın Kurucusu Muhammed Ali Cinnah öldü.

18.09.1993 : Hamza Yerlikaya Dünya Grekoromen Güreş Şampiyonası'nda 26 yıl aradan sonra Türkiye'ye altın madalya kazandırdı.

Yaşayan Değerlerimiz Ziyaretinde Gazeteci-yazar-araştırmacı Erhan Palabıyık Ziy


YAŞAYAN DEĞERLERİMİZ ZİYARETİNDE GAZETECİ-YAZAR-ARAŞTIRMACI ERHAN PALABIYIK ZİYARET EDİLDİ

Başkanlığını Şair Nebih Nafile’nin yaptığı Kültür Kentleri Birliği üyeleri bu kez de Antakya-Serinyol mahallesinde yaşayan Gazeteci-Yazar-Araştırmacı Erhan Palabıyık ve Eşi Gazeteci-Sultan Palabıyık’ı Serinyol-Yıldırım piknik alanında ziyaret ederek onurlandırdılar.

6 Temmuz 2019’da saat 17-00’de gerçekleştirilen etkinliğe Şair Nebih Nafile, Araştırmacı-Yazar M. Adil Çetin, Yazar Dr. Muhsin Boz, Heykeltıraş Ahmet Bostancı, Yazar M. Ali Akyüz, Şair Mahmut Çetin Zorba ve nişanlısı, Şair ve öykücü Nevra Çağlayan, Edebiyatçı Nadya Çapar, Ressam Yusuf Altunay ve eşi, Edebiyatçı Duran Yaşar, Yazar Fatma Özyurt, Eğitimci Süleyman Nayman, Şair Eylem Öfkeli, Sanatçı Süheyla Deniz Turunç, Kırıkhan’dan Emekli Mal Müdürü Süleyman Tunca, Eğitimci-Yazar Canan Başkaya, Ressam Atıf Soğuksu, Edebiyatçı Azime Yılmaz Kayman, Edebiyatçı Gülşen Randa, Yazar Murat Demirkol, Gitarist Merih Nafile ve M. Ali Bereket katıldılar.

Kültür Kentleri Birliği başkanı Nebih Nafile, Gazeteci Erhan Palabıyık’a çiçek takdim ederken Heykeltıraş Ahmet Bostancı bir heykel, Ressam Yusuf Altunay resim ve Ressam Atıf Soğuksu ise Erhan Palabıyık’ın adının olduğu kaligrafik resim hediye ettiler.

Dost sohbetlerin yapıldığı ziyarette Gitarist Merih Nafile’nin çaldığı gitar eşliğinde şarkılar, türküler söylendi, fotoğraflar çekildi ve Hataylı sanatçıların sorunları konuşuldu.

Nebih Nafile, Erhan Palabıyık, Mahmut Çetin Zorba, M. Adil Çetin ve Nevra Çağlayan Hatay kültür, sanat ve edebiyat adamlarının sorunlarını, isteklerini dile getiren, çözüm üreten konuşmalar yaptılar.

Nebih Nafile kendisi ve Hatay’daki çeşitli dernek yöneticileriyle ilgili spekülatif sözler eden bir dernek başkanına yanıtlar verdi ve ilaveten şunları söyledi: “Geleneksel hâle getirdiğimiz “Yaşayan Değerlerimiz” ziyaretimizde bu kez Gazeteci-Yazar Erhan Palabıyık dostumuzu ziyaret ediyoruz. “Sanat ve Edebiyat Buluşması” şeklinde toplanıp bugüne kadar yaptıklarımızı ve bundan sonra yapacaklarımızı konuşuyoruz. Sizlerle birlikte çok güzel işler yaptık. Emek veren her arkadaşıma teşekkür ediyorum. Memlekete kalıcı hizmetler veren şair, yazar, sanatçı, araştırmacı, devlet insanı vb. tüm güzel değerleri yaşarken onurlandırmak amacıyla Kültür Kentleri Birliği Platformu Hatay topluluğu tarafından yapılan “Yaşayan Değerlerimiz” ziyaretlerini önemsiyoruz. Amacımız; kentimize ve böylelikle ülkemize güzel katkılarda bulunan değerlerimize hayattayken değer vermek, onlarla birlikte sevgiyi çoğaltmak. Her zaman, her yerde SEVGİ bol olsun... Misafirperverliklerinden dolayı Erhan dostumuza, eşi Sultan Hanıma ve güzel kızları sevgili julia’ya teşekkür ediyorum.”

Gazeteci Erhan Palabıyık çeşitli öneri, projeler ve alınması gereken önlemler, görüşmeler hakkında konuşma yaptı. Şair Mahmut Çetin Zorba, kitap fuarında yaşanan bazı olumsuzlukları dile getirerek bunların tekrarlanmaması hususunda düşüncelerini ifade etti. Şair Nevra Çağlayan ortak bir dergi yayınlanması konusunda açıklamalarda bulundu.

Gazeteci-Yazar-Araştırmacı Erhan Palabıyık yaptığı konuşmada önce kendisini ve eşini ziyaret eden tüm sanatçı dostlarına teşekkür edip kendisine özgü hitabı ile onlara hitap etti ve şunları söyledi:

“-Tüm sanatçılar arasında dostluk köprüsü kuran ve onları birleştiren, kaynaştıran, üstelik de “Güneş hepimiz için” deyip güneşi bile adil, eşit bir şekilde tüm dünya halklarına paylaştıran, tapularını veren değerli dostum Nebih Nafile’ye teşekkür ediyorum.

-Sanatçı-edebiyatçı-kültür adamlarının envanterini çıkartıp önyargısız çalışmalar yapan, adı kadar adil olan Hassanın kır gülü Adil Çetin hocamı huzurlarınızda selamlıyorum,

-Hipokrat yeminli ve Hipokrat’ın askeri, insanlığa her koşulda hizmet veren, gemisinin rotasını evrensel insanlık değerlerine çevirmiş, aynı zamanda yaşamı tarihselleştiren insan Doktor Muhsin Boz hocama merhaba diyorum.

-Ve Tanrının tüm taşlarına yontarak, çalışarak tekrar şekil ve biçim, hayat verip, tüm dünya ülkelerinin sınırlarındaki tel örgüleri parçalayan, ünü Türkiye’yi aşıp evrenselliğe doğru kulaç atan günümüzün Leonardo Vinci’si, gönül adamı ve hoşgörü, dostluk sahibi eşsiz insan Ahmet Bostancı’ya bir alkış istiyorum

-Kutsal inançları ve yaşamı, felsefeyi yeniden yorumlayıp, tüm sözcükleri büyük bir depoda toplayıp dev ve eşsiz bir roman yazan değerli arkadaşım M. Ali Akyüz’ü selamlıyorum.

-Adı Maho, Soyadı Zorba olan ancak tüm dünyadaki insancıl öğe ve özellikleri sevgi, hoşgörü, dostluğu yüreğinde kutsal bir hazine gibi taşıyan, yüreği aşktan köz gibi yanan, günümüz Yunus Emre’si olan Mahmut Çetin Zorba üstadıma saygılarımı sunuyorum ve bir alkış rica ediyorum.

-Sanatçı dostu, insanların dostu, Hatay ilinin tüm değerlerini sahip çıkan ve tüm etkinliklerimize özveri ile katılan bizleri onurlandıran, gururlandıran güzel ve değerli insan, çağdaş düşüncenin mihenk taşı Nadya Çapar hanım efendiye de merhabalar diyorum.

-Yaptığı resimlerle evrenselleşen, bütünleşen ve birçok ressam yetiştiren ülkemizde adından ve sanatından söz ettiren, fırçasını barış güvercininin vurmak isteyenlere karşı her zaman silah gibi kullanan, barış adamı ilimizin ve ülkemizin onuru, gururu Ressam Yusuf Altunay’a kocaman bir alkış istiyorum.

-Türkçeyi en güzel kullanıp şiirler, öyküler yazan edebiyat, kültür insanı Nevra Çağlayan hanımefendiye de şiddetli bir alkış duymak istiyorum.

-Bozkırın kızı, aynı zamanda hemşehrim olan (Kırşehirli) şair, öykücü, araştırmacı, sazı ve sözüyle, kalemiyle ilimize ışık saçan, bozkırın tezenesi, sesi ve geleneğinin son temsilcilerinden olan eğitimci Canan Başkaya’yı saygı ve sevgiyle selamlıyor ve hoş geldiniz diyorum, alkışlayalım lütfen.

-Hatay’ın yaşayan canlı belleği, tarihçisi, değerli büyüğümüz, Musa Ağacı kadar değerli ve tarihsel özellikleri taşıyan söz ustası Duran Yaşar hocama, üstadıma en büyük bir alkışı sizlerden rica ediyorum.

-Hatay edebiyatının kendi genç, gönlü genç, beyni, düşüncesi genç ve etrafına ışık saçan, elleri öpülesi insanı Fatma Özyurt hanımefendiye de saygılarımı sunuyor hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum.

-Sanatında zirveyi yakalayıp Ağrı ve Amanos dağlarının zirvesine kurduğu resim ve gönül atölyeleriyle tüm insanlığı, doğayı, tarihi resimleyen çizen değerli ressamlarımızdan olan içimizi ferahlatan Atıf Soğuksu’yu da alkışlarla selamlıyorum.

-Sivil Toplum Kuruluşlarının mücadele adamı, eğitim emekçisi, toplumsal barış için kavga adamı olan, İsmail Hakkı Tonguç’un yılmaz adamı, güzel bir gelecek kurmak için kalemini ve onurunun satmayan ve kaleminin insanlık için kullanan değerli dost, eşsiz insan Süleyman Nayman da aramızda kendilerini saygıyla selamlıyor ve hoş geldiniz diyorum.

-Kendilerini sonradan tanıma fırsatı bulduğum iki adet kitaplarının olduğunu öğrendiğim Eğitimci-Yazar Murat Demirkol kardeşimi de dostça selamlıyorum.

-Edebiyatçı dostlarımızdan olan sayın Gülşen Randa ve Azime Yılmaz Kayman hanım efendilere de hoş geldiniz diyor onları da saygıyla selamlıyorum dostlar.

-Tüm “yaşayan değerlerimiz ve diğer etkinliklerimizde” bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan genç, dinamik, bilgi ve deneyim dolu gelecek vaat eden sevgili gitarist Merih Nafile ve onunun genç arkadaşı olan M. Ali Bereketi de selamlıyor ve kendilerine teşekkür ediyor, gözlerinde öpüyorum, sağ olsunlar var olsunlar...”

Gazeteci-Yazar-Araştırmacı Erhan Palabıyık, sözlerine şöyle devam etti:

“1-Hataylı tüm sanatçılar bir dernek çatısı altında bir araya gelmelidirler bu birliktelik öncesinde mutlaka bir çalıştay düzenlenip altyapı oluşturulmalıdır, daha sonra da “SANATÇILAR KONGRESİ” yapılmalıdır.

2-Yerel yönetimlerle özellikle Hatay Büyükşehir Belediye başkanlığıyla bir araya gelinip çeşitli konularda istişarede bulunulmalı ve yapacakları tüm etkinliklerde birlikte hareket edilmelidir.

3-Bir dernek çatışı altında bir araya gelindikten sonra ortak bir kültür yayını çıkartılmalıdır.

4-2020 yılında yapılacak olan 4. Hatay Kitap Fuarı için bir kişi “ONUR KONUĞU” olarak seçilmelidir. Bu onur konuğu için bir komisyon oluşturulup çalışmaya başlanmalıdır.

5-Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğü ile iletişime geçilip, tüm çalışmalarda birlikte hareket edilmelidir.

6-Hataylı ve Hatay’ın kültür, sanat ve edebiyatına katkı sağlayan yazar, çizer ve düşünürlerin adları cadde, meydan ve resmi kurumlara verilmelidir, özellikle yerel yöneticilerle irtibata geçilip belediye meclisi toplantılarında konu dile getirilmelidir.

7-Hataylı tüm sanatçılar bir araya gelip tüm ürünlerinin, yapıtlarının ortak bir kitapta, eserde yer alması sağlanmalıdır.

8-Hatayın en önemli üst yapı sorunu olan “KÜLTÜR MERKEZİ” yapılması için ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimleri ikaz edilmeli ve resmi bir dilekçeyle başvuru yapılmalıdır.

9-Eski meclis binasının kültür merkezine dönüştürülmesi için vali ve diğer yöneticilerle görüşülmelidir. Burasının otel yapılacağı kamuoyunda konuşulmaktadır.

10-Suriye savaşından dolayı kapalı bulunan Cilvegözü ve Yayladağı sınır kapılarının açılması ve Suriye’deki savaşın bitirilmesi için bildiri yayınlanmalıdır.dedi

M. Adil Çetin ise; “Bütün yazar, şair ve sanatçıların tek çatı altında toplanması zor bir olaydır. Gerçekçi de değildir. Uyum sağlayan insanlar bir araya gelerek güzel hizmetler yapabilirler. Önemli olan kitlenin büyüklüğü değil, yapılanların içini doldurabilmektir. MKÜ Rektörü ile yaptığımız bir görüşmede geniş kapsamlı bir etkinliğin yapılabileceğini söylemiştim. Ama gerisi gelmedi. Kitap Fuarı ise bu sene üçüncüsü düzenlendi. Doğal olarak bazı eksikler, yanlışlıklar olmaktadır. Bunların telafisi için bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı ile görüşmek gerekmektedir. Çünkü muhatap bulmakta zorlanıyoruz. Bu konuda 1. Hatay Kitap Fuarı’ndan sonra bazı görüş ve önerilerde bulunan bir yazı yazdım ve birkaç gazetede yayımladım. Ama daha kitap fuar olayı yeni olduğu için kurumsallaşamadı. Büyükşehir Belediyesi’nin fuarda gözde bir yerinde Hatay’ın yazar ve şairlerine bir stant ayarlayarak, tespit ettiği yazar ve şairlerin kitaplarını satın alıp, yazar ve şairlerin parayla ilgilenmeden kitaplarını imzalama imkanını sağlaması gerekmektedir.” dedi.

 Ziyaret esnasında konuklara çeşitli geleneksel yemeklerimizden ikram edildi. Gazeteci Erhan Palabıyık ve eşi Sultan Palabıyık organizasyonu yapan Nebih Nafile ve katılımcı yazar, şair ve sanatçılara ayrı ayrı teşekkür ettiler.

 

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( Yaşayan Değerlerimiz Ziyaretinde Gazeteci-yazar-araştırmacı Erhan Palabıyık Ziy başlıklı yazı JULİAN tarafından 17.07.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )