Eklenme Tarihi : 10.08.2019
Okunma Sayısı : 89
Yorum Sayısı : 3
Etiketler
doludesti
doludesti
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
20.08.1462 : Cebelitarık, İspanyollar tarafından zaptedildi.

20.08.1516 : Gaziantep, Yavuz Sultan Selim komutasındaki Osmanlı ordusunca fethedildi.

20.08.1974 : Magosa'ya 15 kilometre uzaklıktaki Türklere ait Atlılar köyünde Rumlar tarafından yapılan katliam ortaya çıkarıldı: Bir çukura gömülmüş 57 Türk'ün cesedi bulundu.

20.08.1982 : 2 ay 27 günlük kesinleşmiş cezası ertelenmeyen Bülent Ecevit Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'ne konuldu.

20.08.1988 : Irak-İran Savaşı ateşkesle sona erdi.

20.08.1991 : Estonya Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etti.


Buzlar eridi mi gözlerinde
Kül bilmez aşkın ateşi
Aşkı bilenlerde
Donardı ya gecede gözlerinin karası
Bahar geldi mi mevsimlerine
Kışlar biterdi ya gözlerinde
Çözülünce buzlar Zeria

Ne cehennemler yandı yüreklerde
Ne rüzgârlar esti bu dağlara
Faylar kırıldı, depremler oldu
Hey Zeria
Artçı şoklar nerede ya
Yüreğinde mi yüreğim Zeria

Düştüm ben
Bazen ateşe, bazen toprağa
Hep sana düşerim içimdeyken sen
Sen de mi düştün bu yangınlara
Ben gönlüme düşersem kaybolurum
Başka kaybolmam Zeria

Bir âlem değilsin ki bende
Binbir âlemim benim
Ve senin de binbir halin var
Belki de daha çok hallerin
Âlem, değil cümle noktadan büyük
Böyle dediğime bakma sen
Halini say deseler âlemi sayarım
Sayamam simdi hallerini Zeria

Narında özün, pınarında közün var
Yedi milyar damlayı seven sen
Yedi milyar damla bir Zeria
Seni yazarım yürek defterine
Aklın dili seni söyler
Sen yıldızlar ülkesindesin
Yıldızlar sende Zeria

Bu ne duygu, ne yürek bu
Sen damlasın, sen derya
Sormam denizlere
Elleme gitsin başından bulutları
Damla olsun gözlerinden dökülsün derya
Bu yürek senin mi Zeria

Ben seni isterim
İste sen de güneş uyansın
Vermezse vermeyen güneşin ışığı yansın
Donmasın o zaman gözlerinde yaşlar
İki odunluk bir ateş
Atayım ısınsın güneş
Yüreğimi yorgan ettim, varsın o da seni ısıtsın
Işığa bağladım gönlümü
Sekiz dakika şimdi güneşe sevdalar
Ve aşkın ışığı bir andır yüreklere Zeria

Bir mavin var senin
Kıymetini bil derinliklerin
Paha biçilmez içtiğin sulara
Ve Ağcadağ’dır serinliklerin

Ben hep aşkın dilinde ağladım
Sen aşkın dilinde güldün
Aşkın dilinde sevdim
Ask ile yandım
Ve aşksız havayı almadım nefes diye
İki gözünden aşk aktı Akdeniz’e
Seyhan olup, Ceyhan olup Zeria

Önceden tanırım seni
Önce insansın
Önceden iyi
Şarkılar gönlün dili
O kadar anlattın ki kendini şarkılara
Sormam seni şarkılardan gayrısına
Yüreğimden gayrısına sormam Zeria

Sen çiçek oldun sormaz seni arı
İşler peteği bal yapmak karı
Çiçeğim bal oldu
Dağım yol oldu
Yüreğime bir gül çizdim gülistan oldu
Yürekte bir bahçe var adın gül oldu Zeria

Dursun şimdi yaprak dalında
Yolcular yolunda dursun
Gece sandım sen gündüz çıktın
Gecenin karası batsın
Dert sandım derman çıktın
Yüreğin yarası batsın

Canıma koydum canını
Can evime girdin ya bu can cananın olsun
Zaman olsun, güneş dönsün, gün dönsün
Yıldızlar ışık alsın bakışlarından
Sen de yıldız çıktın, güneş gözlerinde batsın
Gözlerinde doğsun her sabah Zeria

Dağlar kavuşur vadilerde
Ferhat’ın gürzü dağında taşı deler
Yürek ateşi ile erittim gönül dağının karını
Volkanlar bende patlar, lavlar sana akar Zeria

Bir nehrin akışına benzerdi saçların
Gözlerinin karası geceye
Beyazı gündüze benzerdi
Geçici ayrılıkların tuzudur sevdan
Hasretin olmasaydı yüreğimde
Yarası mı olurdu ayrılığın Zeria

Aşkı seven hasreti de sevmez mi simdi
Nehri içen zehri de içmez mi
Yıldızlar tutuşurdu saçlarında
Saçlarında yüreğim tutuşurdu
Her telini ayrı tutardı yüreğim
Yüreğimin elleri tutuşurdu Zeria

Nideyim içinde çiçek olmayan yazı
Balı olmayan peteği
Mektubu olmayan zarfı nideyim
Ve içinde sarısı olmayan yumurta...
Kıyamette sarısını bulsam dünya yarısını severdim
Gelsin de kıyamette gelsin
Ölümlü hayatta olmayan vuslatın, ölümsüz olsun Zeria

Kalsın gönül davam sana kalsın
Sevdiğim divana, hasreti dünyada bana kalsın
Düşmanı da dost eyledik, dost bize güldükten sonra
Divanda güleceksem sana ağlamak bana kalsın

Arşa çıkmış ahım
Bedenim de yerde kalmaz
Gözleri güneş, yüzü mahım

Gel de dindir ahu zarımı
Gözyaşın ile söndür beni
Gönlüne yap mezarımı
Gömdükçe gömdür beni

Bir dünyaya geldim geleli
Bir de seni sevdim seveli
Beni yazdım sana
Bir de yüreğime seni
Azar azar tükendim bende
Ve azar azar çoğaldım sende Zeria

Yüreğim sana yandı yanalı
Söndürmedi Kevser bile bu ateşi
Sen bende doğdun doğalı
Tuba’sı battı göklerin
Tükenirim azar azar gönül defter olunca
Sevdalar kalem olur gönle yazar
Sevdalar işler ben dokurum
Gönül yazar ben okurum Zeria

Anlatsan o kadar dinlerim ki seni
Ağlatsan o kadar ağlarım sevdalara
O yalancı ayrılıklara, geçici hasretlere

Aklımı aldı güzeller gönlümü almadı
Böyle olur mu
Gönlümü gökyüzü yaptım
Her güzel bir yıldız oldu hepsini sevdim
Böyle olur mu Zeria

Böyle çok tez bitiyor zaman
Benliğim sende yitiyor
Uykusuz kalıyor geceler
Hem de yorgun şimdi geceye düşen yıldızlar
İste bir zaman
An gelsin çıkalım geceden gündüze Zeria

Zülüften yedi tane bağlayım sazıma tel diye
Gönlüne göz olayım
Yüreğinin diline söz olayım
Bir yazma al bir yürek al
Yüreğimi yazmana yaz gayrı Zeria
_________________
Bana iki dünya vereceğine bir gönül ver.

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Zeria başlıklı yazı doludesti tarafından 10.08.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )