Eklenme Tarihi : 13.01.2020
Okunma Sayısı : 449
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
Kocamanoğlu
Kocamanoğlu
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
06.08.1571 : Magosa'nın Osmanlı ordularına teslim edilmesiyle Kıbrıs'ın fethi tamamlandı.

06.08.1924 : Lozan Antlaşması yürürlüğe girdi.

06.08.1945 : ABD İlk atom bombasını Japonya'nın Hiroşima kentine attı. 80 bine yakın insan öldü. Bütün kent yok oldu. Zamanla radyoaktivitenin yol açtığı kanserler de dahil ölü sayısı 200 binin üstüne çıktı.

06.08.1991 : Türkiye- Irak ikinci boru hattı kurulması anlaşması imzalandı.

06.08.1962 : Jamaika 307 yıl İngiliz egemenliğinde yaşadıktan sonra bağımsızlığını kazandı.

Akdenizdeki Kavga - 13
Akdenizdeki Kavga - 13

…

 

Korkut arabanın direksiyonunu Foça tarafına çevirmişti. Nihal, “Korkut ne yapıyorsun?”

Korkut; “Yolu biraz uzatmış olacağım, ama bir baba dostu var. Bir anlıkta olsa, ona uğramak istiyorum.”

“O da kim?”

“Kim olduğunun ne önemi var? Bir baba dostu dedim ya…”

“Bu arada telefonla baba dostu adamı aradı. Yol üstünden ufak bir hediye almayı ihmal etmedi. Kapı ziline emekli komutan açtı.

Batur Komutan “Hoş geldin evladım,” derken, Korkut sarılıp elini öperken, komutan da Korkut’u alnından öptü. Nihal’e bakarak “Kızım sen de hoş geldin,” dedi. Nihal’in elini öpmesine fırsat vermedi. Korkut “Görev arkadaşım Nihal,”  dedi. Komutan misafirlerini salona alıp karşılıklı oturdu. O arada eşi Vildan Hanım içeriye geldi. Hal hatır faslından sonra Vildan Hanım kahve yapmak için ayağa kalkmıştı ki, Batur Komutan “Hanım bunlar yoldan geliyorlar, açtırlar. Kahveyi yemekten sonra ikram edersin.”

Gençlerin itirazlarına rağmen Batur Komutan; “Yemekten sonra gidersiniz çocuklar…”

Korkut’la Nihal komutanı kırmayarak birlikte yemek yediler. Batur Bir süre Nihal’i tanımak için sorular sordu.

Nihal “Bizimkiler Anadolu’dan Yugoslavya bölgesine gönderilmiş Türkmen ailelerdenmiş. Kaç yüz yıl orada yaşadılar bilen yok. Birinci dünya savasıyla beraber dedemler tekrar Türkiye’ye göçerek Bursa’ya yerleşmişler. Dedem ve nenemi hatırlamıyorum. Daha doğrusu ben doğmadan önce ölmüşler. Babam ve annem Bursa’da oturuyorlar. Ailenin tek çocuğuyum.”

Batur Komutan “Kızım Allah uzun ve güzel ömür versin,” dedi. Oturanlar duyulur duyulmaz bir sesle “âmin” dedi. Yemekten sonra Nihal, sofranın kaldırılmasına yardım etti. Nihal mutfaktan kahveyle döndüğünde onları ciddi bir konu üzerinde buldu. Kahveleri önlerine bırakıp, onları dinlemeye başladı.      

Batur Komutan “Cumhuriyetçilerin Bakan adayı Oprah; bir televizyon kanalında yaptığı mülakatta; “Kuveyt’te en fakir insanlar bile krallar gibi yaşıyor. Onları biz koruyoruz. Buna rağmen bedelini ödemiyorlar. Petrollerini bizim sayemizde satıyorlar. Bedelini ödemeliler. Bizim 20 trilyon dolar borcumuz var,” diyordu. Bu borcu nasıl kapatacaksın diyen spikere, Ortadoğu ülkelerin sağılacak birer inek gibi gören Obrah; “Merak etmeyin, Körfez ülkelerine ödeteceğim,” diyordu.

“Suudi Arabistan, B.A.E ve Mısır’ı bereketli süt ahırı haline getiren Kasım Süleymani idi. ABD’ye en çok süt veren ülkeler de bu ülkelerdi. Kasım Süleymani’ye Hadi Şabi, Bedir Tugayları, Hizbullah gibi örgütlerle Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’e kadar uzanan bir şii hilali çizdiren, Afganistan’da, Irak ve Suriye’de CIA ile birlikte çalışmış, birlikte operasyonlara katılmış, onun önünü açan ABD ve CIA olmuştu.”

Korkut önündeki kahveyi bile unutmuş, nerdeyse nefes bile almadan onu dinliyordu.  

“ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına, bu güne kadar en büyük hizmeti İran yapmıştır. ABD Afganistan’a girdi, ardı sıra İran… ABD Irak’a girdi, ardı sıra İran… ABD körfez ülkelerine girdi, ardı sıra İran… Veya tersini de söyleyebilirsiniz. Daha doğrusu ABD İran’ın, İran’da ABD’nin önünü açıyordu.   İran geliyor korkusuyla körfez ülkelerini Amerika’nın kucağına iten ve kuklası yapan İran’ın kendisiydi.” 

“Sarı oğlan Suriye’deki PKK-YPG’lilerin maaşlarını bile Suudi Arabistan ve B.A.E’ne ödetiyordu. Kasım Süleymani ise bu sağmal ineklerin en gözde çobanıydı. Süleymani 2021 ‘de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin tek favori adayıydı. İran’da bir seçim olsa Süleymani zaferini ilan edebilecek durumdaydı. Ama seçimi İran halkı belirlemiyordu ki! Süleymani çobanlıktan ağalığa soyunmak istedi ve bileti kesildi.”

“ABD’nin 20 trilyon dolarlık süte ihtiyacı var. Bu sütün sağılmasına hizmet edebilecek, çobanlıktan ağalığa soyunmayacak, çobanlığını bilecek yeni bir çobana ihtiyacı var. O çoban çobanlığı kabul ederken üzerinde; ‘Sen ağa, ben ağa bu ineği kim sağa’ yazılı füzeyle havaya uçurulacağını bilmelidir.”

Ne Korkut, ne de Nihal konuşmamayı bölmemek için soru bile sormuyordu.

“İngiltere bir adım ileri iki adım geri yöntemiyle arada bir Pentagon’a kafa tutsa da, çıkar ve menfaat konusu oldu mu uyuz ite dönüyordu. ABD ile İran’ı gizlice çıkar işbirliğinde buluşturan ülke İngiltere’ydi. Uzun yıllardan beri İran’dan gizli ödenek alan eski İngiliz Başbakanı Tony Blair perde gerisinde önemli rol üslenen insanlardan biriydi. Tony Blair, Süleymani öldürülmeden birkaç gün önce Tahran’da gizli görüşmeler yapmış, hatta bu gizli görüşmede Süleymani’nin öldürüleceği günü ve saati bile söylemişti.”     

“Süleymani’nin öldürülmesinden sonra, ipek yolu geçiş güzergâhı üzerinde olan İran’ı karanlık ve kargaşalı günler bekliyor. İran zengin petrolleri ve stratejik önemi sebebiyle Batı için İranlılara bırakılmayacak kadar bir öneme sahiptir. İran’ın üzerine 1979 ‘da Batı devşirmesi Humeyni darbesiyle giydirilen gömlek çıkarılacak, yerine Batıya biraz daha yakışır bir kıyafet giydirilecek. 2020 ve 2021çok değişik bir yıl olacak…”

Vildan Hanım devreye girerek, “Bey, gençleri bu tür şeylerle yormasan,” dedi.

“Çocuklar, kafanızı şişirmiyorum değil mi?”

Korkut “Asla… Duymamız, bilmemiz gereken güncel konulardı,” dedi. 

Ama Batur Komutanın anlatma büyüsü bozulmuştu. Duraksadı. “Nasıl olsa Amerika bizi destekler” diyen devşirmelere, Amerika’nın verdiği cevap; “Amerika kimseyi desteklemez. Amerika işine gelen herkesi kullanır. Kullanım tarihi bitince de çöpe atar,”  diyerek tamamladı.

Korkut’la Nihal vedalaşarak oradan ayrıldılar. Nihal; “Batur Komutan, baba bir adammış!”

Korkut “Sohbeti tatlıdır. Baba gibi adamdır. Ama baba tarafından sevilmeye muhtaç birinin yarasını kim iyileştirebilir ki!”

Nihal ise “Ya Rabbi! Özlemek, ne ağır, ne uzun ve ne yorgun bir imtihandır,” diyordu.

 

…

Devamı var

...

Ant. - 080120

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Akdenizdeki Kavga - 13 başlıklı yazı Kocamanoğlu tarafından 13.01.2020 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )