Eklenme Tarihi : 7.07.2021
Okunma Sayısı : 389
Yorum Sayısı : 3
Etiketler
kul mehmet
kul mehmet
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 8.07.2021 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
25.09.2012 : Neşet Ertaş ( Bozkırın tezenesi) vefat etti.

Moda Dokunma İçgüdüsü



 

Moda Dokunma İçgüdüsü

 

 Tüm Bakışları Üzerinize Çevirme Garantili Yeni Trend: Popo Dekolteli Kotlar  - onedio.com

Mahkeme salonundayız, genç kadın kendisini el ile taciz ettiği için, yolda geçen kaldırım mühendisi olmayan, karşıdan bakınca mütevazi lakin bu taciz olayına nasıl bulaştığı bir anda anlaşılmayan, suya sabuna dokunarak gusül abdesti alırcasına arınarak yıkayan kendini bilir Rükneddin iyi bilirden şikâyetçi olması üzerine, uzunca bir dayak faslından sonra karakol hasta hane sorgudan sonra hâkim karşısında. İçeriye giren uzun boylu irice geniş omuzlu babacan hâkimin girmesiyle, sanıklar avukat ve savcı ayağa kalktı. Hâkim eli ile oturabilirsiniz dedikten sonra hâkim söze başladı.


-Sayın savcım buyurunuz mütalaanız nedir? Söyleyecekleriniz buyurun söyleyin.


Savcı genç bıyıkları terlemeden tıraş edilmiş genç ayağa kalkarak.


-Sayın Hakimim, öncelikle mağdur olan ve elim bir saldırı ile yolda yürürken genç kızlık duygularıyla alay edilircesine iğfal edilen, tüm hayallerinin yıkılmasıyla şoka giren, bu şoku atlatamayarak buhrana giren buhranın sonucunda bir buhar olmuş uçmuş edasıyla sanki hayatta olmayan mağdur, Gülendam Kırıtır Hanım Efendi pardon genç kızımızın yolda el ile taciz edilerek küçük düşüren, sanığa …… maddesince en az on beş yıl hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyorum.


-Hımm… Biraz, neyse sen Gülendam Kıvıran buyurun sizi dinliyorum.


Gülendam Kıvıran öylesine mahcup mağdur olmuş edasıyla kalktı ki, onun kalktığını görenler sanki ekspres treni önlerinde geçti sanarak sarsılarak kendilerinden geçtiler.


-Sayın hakimim, ben o gün sabah evde yeni kıyafetim olan kısa kotu bu arada bu yıl Paris’te alamode yani şu anda moda olan, arkası yani popo etrafı chiş(şik okunur) yani modaya uygun şık anlamında özgür bir düşüncenin şekil almasıyla tasarlayan Createur(kreatör) tarafından elegand şık zarif tasarlanarak, arka popo tarafı kesik yalnız yuvarlak ve Fad(fed):Toplumca merak, heves, aşırı bir merakla üstüne düşülen geçici eğilimi bir tarafa çekmek uzaklaştırmak için tasarlanmış kısa kotumla, yalnız göbek hizamdan  beş altı parmak altındaki yeni kreasyonumla yolda yürürken, bu kendini ve modayı bilmez sapık arkadan popomu elleyerek “Taş gibi mübarek taş” gibi saçma sözlerle üzerimdeki kıyafetimi duygu ve hislerimi modaya bakış açımı kirleterek taciz etmiş hem de el ile.

Hâkim


-Hımm…Demek el ile anlaşıldı. Sayın sanık Rükneddin iyi bilir buyurun sizi dinliyorum. Bakıyorum avukat istememişsiniz.


-Evet hâkim bey avukata gerek yok, ben kendimi savunurum. Efendim olay şöyle oldu, hatta daha ötesine giderek buyurun izleyelim karşıda. Şimdi Gülendam Kıvırır genç hanım efendi bir sürü modayla ilgili terimleri telaffuz ederek kendini bilgili ad ederken, bende kendisine neyse efendim. Gülendam hanımefendi sabah evden çıkmadan önce, egosu ile tavan yaparak üzerine giymiş olduğu bir mayo kadar küçük güya elbise kot dediği, biz küçük bebek iken kıçımıza sarılarak killi toprak ile beyaz bezle sarılarak, burası önemli üzerine beyaz bez sarılarak kapatılan, oysa hanım efendi alenen arkası yırtık altında külot olmadan şeytanında kendisine sana yakışır yakacaksın ortalığı sözüne biat ederek evden çıktığını hayal edelim buyurun. Yolda geçenler ağızlarının suyu akarcasına kusuruma bakmayın erkek milleti uçkuruna sahip çıkmaya çalışsa da bazen böylesi vakalarda efendim ne mümkün…! Bunu ben hoş karşılamasam da onun yanında olan şeytan aynı zamanda bizimde onunda şunun da hatta, burada buluna hepimizin yanında, dürterek yoldan çıkarmaya çalışıyor. O günde bana şeytan dürttü “bak   taş gibi kalçalar ellemesi çok güzel olur, herkes seni alkışlar, baksana kıçı başı açık utanmadan geziyor” diye fısıldasa da ben göndermeme rağmen ısrarla telkin edince dayanmadım, hanım efendi evden çıkarken nasıl şeytana biat etti ise bende o an biat ettim efendim. Yoksa ben her gün biat eden değil kovalayarak yorulan bir vatandaşım, o gün öyle icap etti bende yaptım efendim. Olay bundan ibarettir.


Hâkim uzunca bir süre dosyaları okudu düşündü taşındı.


-Hanımefendi beğenisi ve tarzı ile fark beğeni ile alkışı almak için sokağa çıksa da bu onun özgür seçimi olsa da böylesine açık kıyafetle hem de arkası yani kıç pardon popo kısmı yırtık, altında külotsuz gezmekle fark ile farklı olanı yaşadığınızdan eminim. Değersiz nesne, niteliksiz ya da aşırı açık süslü olarak algılanan biçimler ve sanat yapıtları için kullanılan toplum içinde aşağılayıcı olan stilinizle, sanki sokakta defile yaparcasına gezinirken, görünüş ifade ve tarzınızın etkisine kapılarak sizi taciz ettiğini sandığınız kişinin aslında moda adına ne kadar, etkilendiğini ifade eden soruşturmadaki ifadesinden anlaşılacağı gibi sadece hayran kaldığı için elbisenin çiziminde dikimindeki modelistin bu tarz belirleyen stilistin dokunuşlarına dokunmak istediğini ifade etmiş. Karakolda baskı altında olduğunu baskın anlarda kendine gelemediğini, yanlış anlaşıldığını daha sonra eklediği dilekçesinde beyan etmiş. Tabi sizin bundan haberiniz yok, sizin de sayın Savcı. Öyle değil mi Rükneddin Bey Efendi.


Rükneddin şaşkın! Gülendam şaşkın! Savcı şaşkın! Birbirlerine uzun süre baktılar. Rükneddin ne diyeceğini bilemedi, tamda ifade şekli ile onu kurtaran babacan Hulusi Kentmen’e benzeyen Hâkime şükran dolu bakışla baktı.


-Doğrudur hakimim, aynen dediğim gibi yanlış anlaşıldım. Baskı altında kendime gelemediğimi, Tendance (bu arada iyi moda terimlerini öğrendik buda benden size hediye) yani akım ve eğilimi ile modada devrim yapan stilistlerin, kumaşa dokunurken hissettiğini bende hissetmek için dokunmuştum sadece! Giyimiyle Beğenilme, tutulma, rağbet, itibar, seçkin yapan bu tasarımın, tasarımına vurgun oldum ve bu vurgunluğumu dokunarak ifade etmek istedim efendim.

Savcı mahcup.


-Sayın hakimim, gözümden kaçmış olmalı.


Gülendam Kıvırır, şaşkın ve sevinç ve hayranlıkla ayağa kalkarken mahkeme salonunda aynı biraz önce olduğu gibi hızlı tren geçmişçesine salınışıyla kıvırışıyla (tarifi mümkün olmayan hareketiyle) bu kalkışın meydana getirdiği rüzgârın esintisiyle kalkarak kendisine taciz ettiği sandığı Ruknettine sarılarak.


-Özür dilerim, bundan haberim yoktu. Buyurun tabi dokunabilirsiniz.


Hâkim, tokmakla masada ki tokmağın dövüldüğü tahtaya vurarak.


-Şimdi burada sırası değil. Siz vücut dilinizi, baş başa kaldığınızda kutlarsınız. Saf yoğun duygularınızı bir odada, salonda, davette, ortaya çıkarmanızı hatta kendinize ait bir odada ifade edebilirsiniz teşekkür olarak Rükneddin beyefendiye.

-Sayın Hakimim şaşkınlığımı maruz görün, çok şaşkınım! Trend yani moda akan bu tasarıma duymuş olduğu coşkun sevincine bende coşkulu bir şekilde karşılık vereyim istedim. Yeniliğe tarz olan bu kıyafetimin kişisel beğeniyle beğenilmesi beni hoşnut etti, ben şikayetçi değilim, davamı pardon yanlış anlamış olduğum bu karışıklıktan dolayı olan davamdan çekiliyorum Hakimim.


-Karar, ifadelerde anlaşılacağı üzere, modaya olan yakınlığıyla stilistlerin dokunuşunu hissetmek için dokunduğunu söyleyen Rükneddin Beyin ifadesiyle bundan hoşnut kalan Gülendam hanımefendinin, yanlış anladığını ifade etmesi davasından çekilerek davalıdan davalı olmadığını, beyan etmiştir. Her iki tarafından yanlış anlaşılmaktan dolayı açılmış olan bu dava kapanmış, sanık yanlış anlaşıldığını sonradan verdiği dilekçesinde dikkate alınarak serbest, hatta bu davanın siciline işlenmeden kapanmasına tarafımdan karar verilmiştir.

Rükneddin sevinçten ağzı kulağına varıyordu.  Koşarak hâkimin yanına vararak.

-Allah sizden razı olsun, beni bu beladan şeytanın sözüne kulak vererek…

Hâkim

-Tamam evladım, tamam, sen şimdi git gönlünü al bakarsın yakında düğüne de çağırısınız beni!

-İnşallah Hulusi hâkim baba.

Gülendam Ruknettine yaklaşarak isterseniz sohbetimize benim evde baş başa devam edelim, ne dersiniz? 

-Siz bilirsiniz memnun olurum.

-Biliyor musun, dilde her şey bir göstermenin ifade edebilmenin aracıdır, modada bedenimizi hatlarımızı özgürce ortaya çıkaran dildir, kendisi bizzat insanın kendini anlatımdır.” Moda, kimliksiz nesneleri alır ve onları anlamla doldurur, onlara birer gösterge olarak hayat verir” diye duymuştum.

-Bak bunu bilmiyordum yeni öğrendim. O zaman sizde benden bir şey öğrenin “aynı zamanda giysilerin ve giyinmenin bir çeşit iletişim olduğuna da dikkat çektiğini bilin”, aynen benim dikkatimi ve diğer insanlarında dikkatini çekmek gibi…

-İlginç! çok hoşuma gitti, sizinle çok iyi vakit geçireceğiz anlaşılan. Entelektüel üstün bakış açınıza da hayran kaldım, bunu da ifade edeyim.

-Şey aslında giyim tarzınız, toplumun ortalama kesiminin kavrayabileceği, samimi ve dürüst bir elbise olmasa da bakış açısı size yanlış gelebilir, toplumun bakış açısı ile bunu yani sizin içselliğinizi ilk bakışta anlamamız doğru olmasa da doğru bakış açısı ile bu mümkün…, Cüretkâr olmanız beni etkiledi.

İçinden ah senin giysine de modana da…Diye söylenirken adliyeden çıktılar. Bana kalırsa dikkatli bakıldığında, bu tarz giyimlerin modada tarz ya da trend dedikleri her ne ise moda ise ölçmek, çizmek, biçmek, sözcüklerinin böylece yan yana gelmesi ile dikilmesi, toplum içinde giyilmesi toplum aile yaşantımız gereği hoş karşılanmaz, hatta sansüre takılır her ne kadar sansüre karşı olsak ta, toplumsal doğrulamanın, değerlerimizle ölçülecek uygunluğunun kurallara uymasın gerekir. Bize itici gelen kadın vücudunun aleni sergilenmesinin, kadını aşağılayıcı hali ile sokağa bu hale sokan kendini bilmez batılı modacıların, değerlerimizi yok etmesinin çabasından başka bir şey değildir vesselam.

Mehmet Aluç



Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Moda Dokunma İçgüdüsü başlıklı yazı kul mehmet tarafından 7.07.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )