Eklenme Tarihi : 29.11.2012
Okunma Sayısı : 2268
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
RasimCANBOLAT
RasimCANBOLAT
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
22.07.1961 : Kuzey Irak'tan 1500 Türkmen Türkiye'ye sığındı.

22.07.1948 : 16 yaşından küçük çocukların ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılması yasaklandı.

22.07.1949 : Türkiye'nin ilk ampul fabrikasının temeli İstanbul atıldı.

22.07.1956 : Akis dergisinin son sayısı toplatıldı.

22.07.1981 : Mehmet Ali Ağca Roma'da ömür boyu hapse mahkum edildi.

22.07.1974 : Türkiye Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs için yaptığı ateşkes çağrısını kabul etti.

22.07.1967 : Adapazarı'nda Richter ölçeğine göre 7,5 şiddetinde deprem oldu. Deprem tüm Marmara, Ege ve İç Anadolu'da da hissedildi. 89 kişi öldü, 400'ü aşkın kişi yaralandı, 795 ev tamamen, 2220 ev kısmen yıkıldı.

 

                      BİLMECE

 

“Giden ay dutulur mu?
Bala duz gatılır mı?
Geceler çok uzundur:
Yalınız yatılır mı?”


“Şu uzun gecenin gecesi olsam”


Gün döndü yaz, gün döndü kış derler. Yukardaki kimi türkü sözlerinin ortak teması kış mevsimindeki gecelerin uzunluğudur. Özellikle bundan elli yıl kadar öncesinin yolsuz, ışıksız, televizyonsuz gecelerinde komşular, ya da hısım akrabalar bir evde toplanır, geç vakte kadar sohbetle, oyunla, eğlenceyle vakit geçirirlerdi.


Masallar söylene söylene ezberlenir. Aynı oyunlardan usanılır. Bilmecelerin yanıtını herkes bildiği için ondan da tat alınmazdı. Hiç unutmam bir gün bir ağabey, yeni öğrendiği bir bilmece getirmişti de akşam oturma ahalisi, günlerce kafa yormuştu ona. Bilmece, formülle gayet kolay çözülüyordu. Ancak ahalinin büyük bölümünün cebirin (c)sinden haberinin olmadığı bir ortamda formüle başvurmanın imkânsızlığını belirtmeye gerek yok. 


Bilmece şu: Bakalım okuyanlar da kolayca çözebilecekler mi benim gibi(!)?


Efendim üç kişi lokantaya gitmişler. Herkes hesabını Alman usulü ödeyecekmiş. Kasadar, üçüne de aynı şeyi söylemiş.


-Sırayla gidin. Çekmeceyi açın. Oraya içindeki para kadar para koyun. İçinden bir kuruş alın ve gidin. Üçü de aynı işlemi yapmışlar. Son müşteri bir kuruşunu alınca kasada hiç para kalmamış. Hırsızlık, sahtekârlık falan yok.

Not: O yıllarda bir kuruş, kırk paraya eşitti. Halen de öyle ya. Para, o zaman değerliydi. Şimdi bırakın parayı, kuruşun bile değeri kalmadı nerdeyse…

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bilmece başlıklı yazı RasimCANBOLAT tarafından 29.11.2012 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir. diyarbakır nakliyat
Marmara Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı