Bu Vatanı Bölemeyecek Ve Yıkamayacaksınız Çünkü / Sandıklı Altını, Sandık

BU  VATANI  BÖLEMEYECEK  VE  YIKAMAYACAKSINIZ ÇÜNKÜ /  SANDIKLI  ALTINI,  SANDIKLI  TAYYARESİ VE  DAHASI…


1996- 2004  Yılları  arasında  tam  sekiz  sene  öğretmenlik  yaptığım  Afyon  İlinin  Sandıklı  İlçesi’nin  tarihimizdeki  pek  çok  ilke  imza  atmış  bir  ilçe  olduğunu  biliyor muydunuz?

Ben  bunlardan  bildiklerimi  tek  tek  anlatayım  sizler yazımın  başlığının  niçin ‘’Bu  vatanı  bölemeyeceksiniz’’  olduğunu  daha  net  anlayacaksınız.

Eh  o  zaman  Sandıklı  Altını  ile  başlayayım:

Tarihimizde  Osmanlı  Devleti  toprakları  içinde  sadece  iki  yerleşim  yerinin  adına   altın   basılmıştır.  Bunlardan  biri  İstanbul’dur  ki  devletin  Başkenti  olması  sebebiyle bu  oldukça  normaldir.  Diğeri  ise  Afyon  ilimizin Sandıklı  ilçesidir.

Peki  Sandıklı  adına  altın  para  basılmasının  sebebi  nedir?

Padişah  III. Selim  döneminde 1806  Yılında Osmanlı  Devleti  Rusya  ile  bir  savaşa  girmiştir. Bu  savaşta  oldukça  kötü  yenilgiler üzerine Osmanlı  Devletinin  savaş  giderlerini  karşılamak  için  padişah,  halktan  yardım  ister. Yani  bağışta  bulunması  istenir  halktan.  Bu  istek  üzerine  Sandıklı  ilçesinden  muazzam  bir  yardım  gönderilir  başkent  İstanbul’a. Özellikle  kadınlar  ziynet  eşyalarını  olduğu  gibi  devlete  göndermişlerdir.

1807  yılında  III.Selim  Tahttan  indirilir  ve  yerine  IV.  Mustafa  tahta  çıkartılır  ise  de  onun  saltanatı  uzun  sürmez  ve  o  da  tahttan  indirilerek  yerine  II. Mahmut  Osmanlı  tahtına  oturur.  Aynı  yıllarda  Rusya  bir  taraftan  da  Fransa  ile  savaştığı  için  Osmanlı  ile olan  savaşına  ara  vermiştir  bir  müddet  için.

Padişah  II. Mahmut’un  dikkatini  çeker  Sandıklı  halkının  yaptığı  fedakarlıklar.  İşte bu  kısa  süren  savaşsız  dönemde  Sandıklı  halkının  bu  fedakarlıklarına  karşılık  bir  jest yaparak  Sandıklı  adına  altın  bastırır.

Veee.  Sandıklı  altın  hâlen  borsada  işlem  gören  bir  altınmış. Ancak  bu  altın  bir  defaya  mahsus  olarak  bastırıldığı için  elinde  bu altın  olan  kişiler  tarihi  özelliği  ve  bir  ata  hatırası  olması  sebebiyle  bu  altını  satmazlar,  kuşaktan  kuşağa  geçer.

Sandıklı’da  halen  bazı  kuyumcularda  bir  iki  tane  bulunan  bu  altın  satılan  bir  meta  değildir.  Ancak  elinde  olup  da satmak  isteyen  ya  da  borsada  işleme  koymak  isteyene  elbette  bir  engel  yok.


Sandıklı  ile  ilgili  ikinci  olayımız  1912  yılına  aittir.

1912  yılında  Sandıklı  ilçesinde  yaşayan  Tokatlızade  Ahmet  Efendinin  patates  tarlasına  köstebek  dadanır.  Ahmet  Efendi biraz  da  can  sıkıntısından  zamanın  kadı  naibine  bir  dilekçe  ile  köstebekleri  şikayet  eder.  İşin  ilginci  kadı  naibi  bu  şikayeti  ciddiye  alır  ve hükmü  verir:  ‘’ Ey köstebekler !  Tokatlızade  Ahmet Efendinin  patateslerine  bir  daha  zarar  vermeyesiniz.  Bu  hem  günah  hem  de cezası  büyük  bir  suçtur.  Bir  daha  bu  suçu  işlerseniz  sizi  Allaha  havale  ettim’’  Bu  hükmü  tarlanın  bir  köşesine  gömmesini  söyler  adamcağıza.  Öyle  anlaşılıyor  ki  kadı  naibi  de  1912  Trablusgarp  Savaşı  ve  yenilgimizin  üzüntüsünü  dağıtmak  için  biraz  kafa yapmak  istemiş  Ahmet  Efendiyle…


Efendim  Sandıklı  ilçesi,  Kurtuluş  Savaşı  yıllarında  Türk askerinin  cephanesinin  saklandığı  yer  imiş  (  Çay  ve  Şuhut  ilçeleriyle  birlikte )

Şimdi  de  Sandıklı  Tayyaresine  gelelim.

1925  Yılında  Hükümet  ve Türk  Hava  Kurumu  ‘’  Kendi Tayyareni  Kendin Al’’  Diye  bir  kampanya  başlatır. Bu  kampanya  Sandıklı’da  öylesine  coşkuyla  karşılanır  ki  1926  senesinde  bir  tane,  1927  senesinde  bir  tane  daha  olmak üzere  iki  tayyare (  uçak )  satın  alır  Sandıklı  ilçesi  ve  Türk  Hava  Kurumuna  bağışlar.  Uçaklar  Almanya’dan  satın  alınmıştır. Türkiye’nin  tamamınınkatıldığı  bu  kampanya  ile  satın  alınan  uçak  sayısı  300  olup  bunlardan  iki  tanesini tek  başına  Sandıklı’nın  satın  alması  takdire  şayandır.

Bu  bağışlardan  sonra  THK  uçakların  maketini  Sandıklıya  hediye  etmiş  ve  bu  maket  o  günkü  Konakköprüsü  yakınlarında  bir  ağaca  asılmıştır  senelerce.  Şimdi  nerede  bilemiyorum.

Ve  Günümüz…

Sandıklı  Belediye  Başkanı,  Öğrencim  Mustafa  Çöl’ün  ve  Hayrat  Vakfının  organize  ettiği  ‘’ Halep’te  İnsanlık  Ölmesin ‘’   Kampanyasına  Sandıklı  ilçesi  yine  tek  başına  15  tır  dolusu  yiyecek  ve  gıda  yardımını  yola  çıkarmış  ve  yardımlar  hâlen  devam  etmektedir.

Sanırım  anlatabilmişimdir  niçin Hainlere  hitaben ‘’Bu vatanı  bölemeyecek ve  yıkamayacaksınız’’  dediğimi…

Bu   vatanı  bölemeyecek  ve  yıkamayacaksınız  çünkü  bu ülkede  geçmişte  bir  savaş  olduğunda ordunun  ihtiyaçlarını  karşılamak  için  bileziğini,  küpesini,  parmağındaki  yüzüğü devletine  bağışlayan, barışta  devleti  için  uçak  satın  alan  ve  yakın  tarihte  dün  Van depremi,  Bayırbucak  Türkmenleri, bu  gün  de  Halep’in mazlumları için  on beş  tır  dolusu  yiyecek,  içecek,  tıbbi  malzeme  gönderen  ve  gönderecek  olan  daha  yüzlerce- binlerce  Sandıklı  var…

RESİMLER:
1-  Sandıklı  Altını ile  ilgili  bilgiler
2- Sandıklı  Altını
3-  Sandıklı  Tayyeresi
4- Sandıkı  Tayyaresinin  maketi  Konakköprüsü  yakınlarında…(  Böyle  bir  köprü  ve  böyle  bir  dere  artık  yok maalesef.)
5- Sandıklı  Belediye Başkanı  ( Öğrencim) Mustafa  Çöl
6-Sandıklı  ‘’Halepte  İnsanlık  Ölmesin’’  Kampanyası
7- ‘’Halepte  İnsanlık  ölmesin  kampanyası  için  yardım  toplanıyor.
8-  Daha  önce  Bayırbucak  Türkmenleri  için  yola  çıkan  tırlar  şimdi  de  Halep  için  yola  çıkmaya  hazır…

Teşekkürler  Sandıklı…  

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bu Vatanı Bölemeyecek Ve Yıkamayacaksınız Çünkü / Sandıklı Altını, Sandık başlıklı yazı Sami Biber tarafından 19.12.2016 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Biber sorumluluğundadır. Sami Biber hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.