İçimi Sonuna Kadar Açtığım Mevlam...






Temkinliyim artık mağdur yürek ikliminde seken hayaller gibi…

 

 

 

Meşrebi aşk olan inadına asılı kaldığım

Sonsuzluğun nefesinde öldürdüğüm nefsimi

Gömdüğüm o çukur

Edası gamzelerin

Bulutlara konan uğur

Uğruna harcadığım yılların hatırına

Varlığın tarhında acıyla haşlandığım

Acıdan ibaretse gülücük

Ölümüne sevmeye ne gerek?

Diyenlerden olmadım asla olmadım

Asası mevsimin

Saplanırken göz çukurlarıma

Dolan yaşın rahmeti

Ve işte boylu boyunca uzandığım

 

Yatak döşek yatmadığım

Yettiği kadar istiflediğim

Niyazıma şahit Yaratan

Yatsının ufkuna sokulduğum

Gecenin kırık tekeri

Bazense umudun sönen feri

Azat ettiğim bir kuş misali

Edası yarım kalan bir hikâyenin fedaisi

Düşlerim gibi çengelinde salındığım kubbenin en aykırı

Ferdi olduğuma delalet

İnsanca yaşamanın meali

Kıpraşan bulutları gözüme kestirdiğim

Ve işte uzağındayım yeryüzünün

Biri yer biri bakarken

Ufkumda açılan bir kapı

Davet edildiğim rahmetin enginliği

Huzurunsa beklentisiz tebessümü

Akıl melekelerim değil de artık tehlikede

 

Sınandığıma dair

Kopacak kıyametin öncesinde serildiğim o soyut rahle

Kamaşan gözlerim izini

Sürerken özlemin de dibine vurduğum her vakit

Kaybolması an meselesi

Altına imzamı attığım o akit

Yaraların merhemi

Gizin tetikçisi

Sıra dışı bir özlem benimki

Ben olmanın adı iken bize duyduğum hasret

Beylik satırlardan örmediğim hayat

Karnaval misali içimde devinen binlerce sözcük

Kopan yüreğimden her zerre

Kavuşmanın verdiği coşku ve hüznün

Öznesi olduğum bir cümlenin

O emir kipi

 

Elbet dünümden feragat edip

Yarınlara dokunmanın verdiği umudun tekelinde saklı

Bir yürek yarası

Aykırı olduğum değil evrene

Bilakis ait olduğum

Uzağında zulmün

Başımı yasladığım sevgi ve Rabbim

Tuzağına düşmeden nefretin

Yaratılış amacıma sadık

Yandığım kadar yakardığıma tek tanık

Sözcüklerin kolayca sönüverdiği

Söylemlerin susup da kaderin asla ertelenmediği

O kavisli yol başımı koyduğum

Sapmadan rotamdan uğruna çabaladığım

Bir gaile ölümün kokusu sinmeden bedenime

Daha da çok sevmeliyim

Nihayetinde kendime dokunmanın verdiği huzur

Sonlanan hasret

Azık bildiğim bir rivayet

İndinde iman gücümün

İtibar ettiğim evrenin

Her evresinde saklıdır muradım

 

Bir hayal teknesinde yaşadığım tek gerçek

Üstelik gerçekleri gerekçeleri ile sunduğum

Evrenin yasası

Belki de günün tasası

Sonlanmadan yürüdüğüm istikamet

Yoksa an itibari ile sonlanmıştı arzum ve nefesim

Ansızın yüreğime esen rüzgârın

Isıttığı varlığım

Kem gözlerden uzakta saklıyım

Hayatın kanunu neyse vakıf olduğumun da ispatı

Yaşardığım kadar yeşerdiğim

Yaşamanınsa özeti ruhumdan firar eden

Son özlem son acı

İçimi sonuna kadar açtığım Mevla’m

Ve işte huzurun adresi

 

Sefasını sürdüğüm tüm cefanın

Müzmin bir sevgiyi

Kıble bilmenin de nimeti ve hikmeti

Adadığım tüm dileklerim dualarımla

Hazır ol da beklediğim yüreğin kıblesi

Tevazu yüklü yüreğim ve ölü nefsim

Sancağım ve şecerem ve şanım bilindik artık evrenin

Nezdinde.

 

Soyutlandığım koca ömrün ertesi

Sıkı sıkı sarıldığım hidayetin güncesi

Bilindik bir huzurdan da çok öte

Haşmetli enginliği

Tüm yakarışların kabul gördüğü…


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( İçimi Sonuna Kadar Açtığım Mevlam... başlıklı yazı GÜLÜMM tarafından 28.04.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler GÜLÜMM sorumluluğundadır. GÜLÜMM hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.