Bir Yalnızlığın Nidalarıdır Sökün Eden...



Yalnızlığımı paylaşıyorum ve her halükarda: paye verdiğim kadar da yalnızlığa ben yalnızlıktan ve acılardan besleniyorum.

Yorgun nutuklar atıyor yüreğim.

Yâd ediyorum dünü elbet güme gidiyorum ve küme düşüyorum.

Harcı âlem dünya.

Sevgiler hercai menekşe tadında.

Sözcüklerse enflasyonla beraber prim yapmış ve nerede gizli saklı ise peşindeyim sözcüklerin aslında tek bir sözcüğün ki…

Az sonra teşrif edecek o tek sözcükle yazıp tamamlayacağım yazımı belki de son nefesimi verip yazgım noktalanacak.

Ebegümeci duygular.

Bazen ekşi limon tadında.

Bazen acı çok acı bazense gözlerimi yalan.

Yarenim sözcükler belki de albastı imgeleri ve ben başımı yastığa koymadan sözcüklerimi çıkarmalıyım görücüye.

Huyum kurusun, mizacımsa terk etsin beni.

İçine düştüğüm her boşluğu hoşluk bilmek adına benim ruhani yolculuğum.

Dilbaz yürek şakıyan.

Kader hükmeden bazen kanatan.

Kandığım kadar insanlara aslında benim kendimi kandıran.

Nüktedan olmalı oysa insan ve neşeli ki insanlar çevrelesin onu: azıcık asık suratlı ve de sitemkârsanız kaçıyor işte sizden insanlar.

Bu günlere gelmek elbet kolay olmadı ve ben en mutlu zamanlarımı dünde yaşayıp bitirdim.

Afaki bir mutluluk beni.

Yoksa ben miyim muğlak olan?

Ya da mutlak sayı gibi bir eksi hanede dönendiğim bir de artı kutba yöneldiğim.

Resmigeçit yapan duygular alı al moru mor ve nazenin.

İkbalimi örüyorum aslında iç sesim sayesinde önümü görüyorum.

Rotadan çıkmamak adına direksiyonu asla kırmıyorum yine de insanların huyuna suyuna gitmeye mecburum.

Yalanım yok ve doğrular illa ki benim tekelimde ama mademki doksa köyden kovuldum doğruyu söyleyip ve hala muhtar olarak atanmayı bekliyorum o köylere.

İhtiyar meclisi ise sızlanıyor ve huzurevine gitmek istiyorum onları yatıştırmak adına.

Bir güzelliği paylaşmak bahşedilen elbet tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır:

Ama ben ne yılanım ne de durduk yere tatlı sözler söylüyorum içimdeki çocuğa alabildiğine hırpalanmış ve yorgunluğun da tavan yaptığı kadar cüretkârım işte en çok da kendime yüklendiğimde.

Mademki bir hayalim var.

Mademki tüm hayallerimi gerçek kıldım ama artık emin değilim son hayalimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinden ama gerçek olduğumdan eminim ve hiç olmadığım kadar küskün insanlara.

Göçen bir ev gibi.

Göçük altında kalan duygularım ve de.

Göç mevsimine ise daha çok var ve ben illa ki erteliyorum bir şeyleri.

Dünyanın malından mülkünden çoktan geçmişken kimliğimi irdeliyorum:

Evet, ben sahici bir insanım ve doğrularım benim vazgeçilmezim ve eğri oturup doğru konuşuyorum dayandığım kadar zorluklara asla yanlış yola sapmayacağıma söz verdim kendime.

Bir yalnızlığın nidalarıdır sökün eden bu bağlamda yazarak dindiriyorum yalnızlığımı ama dinmek bilmeyen de bir rüzgâr var içimi üşüten oysaki bu yaz sıcağında asla mümkün değil üşümek ve üşenmeden yazıyorum İlahi Esinti beni yanına çağıran ki zaten O, hep yanımda ve kimsesizliğimi sahiplenen yine de yine de umut ediyorum ki…

Neyin hayalidir bilmem içimi titreten.

Neyin nesidir bunca hüzün onu da çözememişken ve işte sağaltıyorum hüzünlü ve kırık kalbimi ant içtiğim kadar doğruya ve sevgiye kıblemde saklıyım ben ve de dualarım.

 


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bir Yalnızlığın Nidalarıdır Sökün Eden... başlıklı yazı GÜLÜMM tarafından 31.07.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler GÜLÜMM sorumluluğundadır. GÜLÜMM hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.