Eklenme Tarihi : 29.11.2022
Okunma Sayısı : 415Yorum Sayısı : 10
Etiketler
sürgünadam
sürgünadam
tarafından eklendi
29.11.2022
Günün Yazısı

Bu Yazı 30.11.2022 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Düzce Depreminde Ölen İnsanlık...
Düzce Depreminde Ölen İnsanlık...
23 KASIM DÜZCE DEPREMİNDE ÖLEN İNSANLIK!

Düzce'de 23 Kasım'da 5.9 şiddetinde deprem yaşandı.
Deprem bölgesine kurulan çadır kent için AFAD tarafından yapılan yardımlar, çadırda kalmayan kişiler tarafından taksilere yüklenerek kaçırıldı. Görüntüleri izleyen polis ekipleri harekete geçti.

Düzce'nin Gölyaka ilcesi/Sarıdere Köyü(Benim köyüm) merkez üssü olmak üzere, 23 Kasım 2022 gecesi meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremde, elhamdülillah,  ölen herhangi bir canlı yok, resmî rakamlara göre 1'i ağır olmak üzere 93 yaralımız var lâkin, insanlığın deprem enkazının altında kaldığına şahit oldum.
İnsanlığımız ölmüş, başımız sağ olsun!
27 Kasım günü Gölyaka ilçemizde deprem hasar tespit komisyonuyla, AFAD, kaymakamlık ve belediyeye gelen hasar ihbarlarını değerlendirmek için alan taraması yapıyoruz. Vatandaşımızın deprem sebebiyle kırılan tek bardağını dahi, İç İşleri Bakanlığının talimatları doğrultusunda kayıt altına alıyoruz. Hasar tespiti bitenlerin tabii âfet zararlarının tamamı devletimizce karşılanacak.
Eve giriyoruz, köşede tozlanmış, paslanmış çamaşır makinası, bir başka evde yine uzun zamandır kullanılmadığı her hâlinden anlaşılan eski televizyonlar, bir diğerinde fırın, buzdolabı vb. Yazıyoruz ama, içimize de kurt düşmüyor değil. Zira muhtelif yerlerinde yamulma, çatlama, boya dökülmesi olan bu eşyaların bulunduğu evlerde kiriş diplerindeki bir iki boya çatlağından başka hasar yok. Nasıl olur da bu eşyalar devrilir, dökülür, çatlar, kırılır?
Neyse lâfı daha fazla uzatmayalım, henüz vicdanı kurumamış bir iki vatandaşımızın, bazı ailelerin daha önce hurda diye tavan arasına ya da evin bodrumuna kaldırdıkları eşyaları, sağına soluna  odunla bir iki darbe vurup hasar verdikten sonra, hasar tespit komisyonuna, depremde zarar gören eşyalar olarak gösterdikleri ihbarı geldi. Yeni eşyalarını köydeki veya başka bir yerdeki mekânlarına götürüp, eskileri komisyona gösteriyorlarmış. İhbarların değerlendirilmesi sonucu, şahıslara ait diğer mekânlara yapılan âni baskınlarla, hatırı sayılır bir rakamda sahtekârlık ortaya çıkarıldı.
Bütün bu sahtekârlıklar yetmezmiş gibi yazılı basında video ve fotoğraflarla belgelenerek çıkan; "Deprem bölgesine kurulan çadır kent için AFAD tarafından yapılan yardımlar, çadırda kalmayan kişiler tarafından taksilere yüklenerek kaçırıldı." haberleri, tuz bastı kanayan vicdanıma.
Çok kötü sarsıldım.
İnsanlığımdan utandım.
Kanım dondu.
Nasıl donmasın ki, enkazın altından insan, hayvan ölüsü değil de insanlığın, ahlâkın, vicdanın, dinin ölüsünü çıkarınca nutkum tutuldu.
Bu olayları görünce, iki satırlık bir dilekçeyle ayrıldım komisyondaki görevimden.

Maalesef, gün geçmiyor ki, bu kadim milletin aslına döneceğine olan inancım biraz daha örselenmesin.
Hırsımız, egomuz, muhteris nefsimiz gözümüzü, kalbimizi, elimizi kolumuzu bağlamış, şeytanın esir kampında müebbete mahkûm etmiş bizi. Kurtulamıyoruz, işin daha kötüsü de bu iğrenç müebbetimizin farkında olmadığımız için kurtulmak adına bir gayretimiz yok.
Biz ne ara unuttuk karşılıksız sevmeyi, karşılıksız vermeyi?
Almadan da verilebileceğini, veren elin alan elin üstünde olduğunu unutmuşuz.
Gururumuz, kibirimiz, egomuz, hırsımız sevgimize, merhametimize, kalenderliğimize, cömertliğimize mezar olmuş.
İnsanların, hayvanların ve bitkilerin acımasız katillerine dönüşmüşüz.
Dünyamızı da, âhiretimizi de kendi irademiz ve ellerimizle cehenneme çeviriyoruz.

Biz ne ara bu hâle geldik?
Ne ara insanlığımızı kaybettik?
Hangi arada, hangi derde dinimizi unuttuk?
Sol yanımızda pıt pıt atan kalbimiz, ne zaman içi zift dolu bir et parçasına dönüştü?
Cömertliğimiz, kanaatkârlığımız, yardımseverliğimiz, hangi depremin enkazında kaldı?
Hani bizim islâmi hassasiyetimiz?
Hadi islâmî değerleriniz zayıf, belki Allah'ın varlığına inanmıyorsunuz, ulan Türklüğünüz nerede kaldı? Hadi onu da geçtim, unuttunuz aslınızı, neslinizi diyelim, peki insânî değerlerinize ne oldu? Hiç utanmanız, sıkılmanız kalmadı mı?
Şerefsizler!
Ahlâksızlar!
Esfelesâfilînler!
Yaşayan leşler!
Keşke deprem enkazının altında insanlığınız değil de, siz kalıp geberseydiniz, insanlığınız yaşasaydı, insanlığınız kalsaydı hayatta.
Allah'ım, üç-beş beyinsiz, günahkâr kulun yüzünden helâk eyleme bizi.
Öksüzlerin, yetimlerin, bîgünah bebelerin, kucak açtığımız dünya mazlumlarının yüzü suyu hürmetine ıslah eyle bizi.


#aslanyılmaz#sürgünadam#

28/11/2022 Düzce/Gölyaka
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Düzce Depreminde Ölen İnsanlık... başlıklı yazı sürgünadam tarafından 29.11.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler sürgünadam sorumluluğundadır. sürgünadam hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.