Eklenme Tarihi : 11.09.2021
Okunma Sayısı : 735
Yorum Sayısı : 4
Etiketler
Recep K.
Recep K.
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 12.09.2021 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri

Hobiler - Meslekler Ve Bir Hatıra

1999 yılı... 28 Şubat'ın kesif, puslu günleri. Üniversite 1. sınıf öğrencisiyiz. Sanırım Mart ayı olacak, sınıftan bir arkadaş Meslek Yüksek Okulu'nun tertip ettiği bir geceye davet etti. Lise yıllarımdan beri severim böyle sosyo-kültürel faaliyetleri. Gittik. O günün şartlarında Adapazarı'nın en güzel solunu Abasıyanık Sanat Merkezi (ASM). Yaklaşık 3 saat sürdü program. Katılım fena değildi. Salonda boşluklar belli olacak kadar kişi de programın sonunu beklemedi.

Ertesi gün, beni davet eden arkadaşım programın nasıl olduğunu sordu. Ben de sözü hiç dolandırmadan "beğenmedim" dedim. O da bana "sanki sen daha iyisini yapabilirsin?" diye hafif istihza ile tepki verince kendisine "evet, ben bile daha iyisini yapabilirim" dedim. Aynı salonun ayarlanması şartıyla bir program yapmayı kararlaştırdık ayak üstü.

Durumu bir kaç arkadaşla paylaştım. Onlar "biz varız" deyince çalışmalara başladık. Bayan öğrencilerden katılım olup olmayacağı konusunda arkadaşlarla tereddüt yaşarken "keşke falan kişi olsa" diye temennime bir arkadaş "olsa keşke ama o hiç katılmaz" dedikten 2-3 gün sonra o bayan arkadaş prova yaptığımız sınıfa gelip "beni neden davet etmediniz?" diye sitem etmişti. Diğer arkadaşlar olayın şokunu yaşarken ben "tam sana göre bir rol var" demiştim. En çok da, o rol için kadın kıyafeti giyecek erkek arkadaş sevindi bu duruma.

Programın tarihi netleştikten sonra provalar yaklaşık bir buçuk ay sürdü. Öyle sıkı bir çalışma olmadı. Fırsat buldukça okulda, yurtlarda, ders aralarında yapıldı provalar. Okul idaresi, hocalar, diğer sınıflar kimseye haber verilmedi yapılacak programdan. Sadece fısıltı gazetesi kullanıldı. Salonu ayarlayan arkadaşların ısrarla hocaları davet etme tekliflerini "erken gelen ön koltuğa oturur" diyerek kabul etmedim.

Final sınavlarından 2-3 gün öncesiydi. Saat 20.00 programın başlama saatiydi. 20.05'te başladı. Salon tıklım tıklım doluydu. Merdiven boşlukları bile doluydu. Hatta salona giremeyip geri dönenlerin de çok olduğunu öğrendim sonra. Program sonuna kadar da aynı şekilde doluydu salon. Özellikle kimseyi davet etmediğimizden protokol uygulaması yoktu. Erken gelen ön koltuğa oturdu. Hocalardan yalnızca bir kişi geldi. Levent Öztürk. O zaman İslam Tarihi Ana Bilimdalı başkanıydı. O da son anda haberinin olduğunu söyledi. Saat 11.00 gibi salon görevlisi yanıma gelip "salonu kapatmamız lazım, artık bitirin" bile dedi. 11.30'da bitti. Harika bir "çömezlikten kurtulma gecesi" idi.

Bir kaç gün sonra o dönem dekan yardımcı olan Ali Erbaş (evet, şu an Diyanet İşleri Başkanı kendisi) "program yapıyorsunuz da bize neden haber vermiyorsunuz?" diye sitem etmişti. Kendisine hiç kimseyi davet etmediğimizi, duyanların geldiğini söylemiştim. Diğer bazı hocalar da benzer sitemlerde bulunmuştu. Levent hocanın program hakkındaki izlenimlerini diğer hocalarla paylaşmasının güzel sonuçlarıydı bu sitemler. Katılan, emeği geçen ve izlemeye gelen herkese fazlasıyla teşekkür borçluyum. İddia ve inat ettik, inandık, çalıştık ve başardık.

Lise yıllarım boyunca buna benzer sosyo-kültürel aktivitelerin içinde oldum hep. Şimdi üniversite okuyan/okuyacak olan arladaşlara tavsiyem şu: İlkokul, ortaokul, lise derken üniversite hayatı öğrenme sürecinizin son dönemi. Bundan sonra "öğrenme"nin yerini öğretme alacak. Ne yapabilirseniz o yanınızda kâr kalacak. Bendeniz meselâ, ilahiyat okudum fakat hayatım başka şekillendi. Üniversite 3. sınıfta radyoculuğa başladım ve uzun yıllar devam ettim. Şimdi ise ticaret yapıyorum. Üniversitede formel olarak eğitimini aldığınız mesleği değil de, hobi olarak yaptığınız şeyler mesleğiniz olur. Kim bilir?
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıÖnceki Yazı
( Hobiler - Meslekler Ve Bir Hatıra başlıklı yazı Recep K. tarafından 11.09.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )