Ön İttifaklar Bir Referans Noktasıydılar 12

Duyurmanın ya da seslenmenin olduğu yerde zıddı durumlara duyuramama veya seslenememe de vardı. Bu doğal hal madde anti madde karşıtlığı içindeki durumlarla, boyutsal farklılığı olan durumlarla ortaya konabilir olduğu gibi; gerçeğin karşısına gerçek olmayanı koymakla da olasıdır.

 

Örneğin, Amazon Ormanlarında şurada burada hala bulunan ilk sel dönem yaşamları gibi bir yaşamları olan totemdi düzeyli gruplarda güncelimizdeki kolektif kapasite, günceldeki kolektif zekâ ve bilimsel bir sosyolojik algı kalıbı oluşturulmadığı için siz hemen güncel değerlerle bir girişim başlatamazsınız.

 

Bunlar duymanın veya seslenmenin olduğu yerde geçici de olsa kalıcı da olsa duyamamanın ve seslenememenin oluşmasıdırlar. Bu nedenle köleci sistem bunu önce bilmeden zıt durumla; sonrada bilerek iyi kullanmıştır.

 

Genel olarak Ortadoğu toplumları hem çok duygusaldırlar. Hem de hayale çok inanıp; hayale sahip çıkarlar. Kısacası Ortadoğu toplumları duyamamanın seslenememenin en çok oluşturulduğu yerler olmakla buralarda en çok hayal satılır. Bu nedenle bilime az inanılır.

 

Bu dün de böyleydi bugün de böyle. Buna biz de dahil olmak üzere orta doğuda hayal gerçekten çok daha bir getiridir. Ve orta doğuda hayal rahatlıkla paraya tahvil edilir.

 

Medyumluk, üfürükçülük, fal, içi boş siyasetler, burçlar, din ticareti vs. bu nedenle buralarda çok çok gözdedirler.

 

Ortadoğu’nun bu hayalciliğini köleci toplum başlangıcı içindeki kolektif sahipliğin zıddı olan özelleşme ve özel sahipliği olma gibi o masum, hayali, soyut tartışmalarla ortaya konan "rızkın sahibi olan ve rızk veren El" tasımlı, hayali duygu kalıpların oluştuğu köleci zamana kadar doğrulukla götürebilirsiniz.

 

İttifakı başlatanlar totemi mana değil, ilahı manaydı. İlahlardı. Totem yine ittifak içinde az çok cari olacaktı. Çünkü kişi, totem kardeşi ile yatmamak için totem kardeşini (etnik sosyolojisini) bilecekti.

 

Çünkü artık "etnik sosyoloji" dediğimiz "totem kardeşinle yatmayacaksın" denecekti. Yani ittifak totem kalıplı örekelerde hareketle, yine bu örnek çeler daraltılıp genişletilmekle totemin sesi kısılacaktı.

 

Totemi örnekli ana kalıpların içi ittifakın istendiği gibi doldurup boşaltacağı eylem alanı bir kalıp olarak kalacaktı. Ama anlamı değişen kalıp içeriğinin boşluk enerjli eylem alanın yönü; içten dışa doğru değişecekti. Yani kalıbın iç alanı o kalıp üzerine olmanın korunum yasası ve başlangıç koşulu referansı olmanın temel düzlem, eylem referansıydı.

 

Bu kez de ittifak alanı içindeki referans kalıbın içi; nakil olan, ya da nas olan totem atalar sözü değil de, söz söyleyen ilahların sözü ile doldurulacaktı. Bu referansa göre ittifakı grubun ilahlar kurulu bu alanın içindeki melezlere iki grubun ilanen ilahtan kardeş gruplar olduğu söylenecekti.

 

Grupların buluşma yeri olan yönetim yeri tapınakta (tampon ara bölgede) iki grubun kardeş olduğu ilan edilecek ya da duyurulacaktı. Veya grupların "ilah kardeşliğine" şahadet (tanıklık) getirilecekti.

 

Böylece melezlerde ilahi ahde vefa için söz alınıp ant içirilecekti. Ki grup melezleri ya doğuranı olarak ya doğurtanları olarak karşı gruptan biriyle yatma zorunluluğu nedenle karşı ilahlardan olma kardeştiler.

 

Totem gruplar birbiri ile ilanen İlahi kardeşler olunca ne olacaktı? Bir grup karşı grupla yatınca melezler doğacaktı. Melez doğumlar ilanen kardeşlerin ilah çocukları olacaktı. Çocuklar paylaşılacaktı.

 

Çocuklar paylaşılana kadar hiç kimse tarafından emzirilmeyecekti. Paylaşım olmadan emzirme çocuğu murdar eder tabusu, yerleşecekti. Murdar olma tabusu, grup totem aitliğe geçecek olmanın kontrol mekanizmasıydı. 

 

Eğer çocuk paylaşılmadan önce doğuran tarafından emzirilirse, o çocuk emzirenin totem grup aiti olmak zorundaydı. Bu eski bir totem yasaydı. Bu nedenle olupbitti yapılmasın diye murdar olma tabusu konmuştu.

 

Melezler iki karşıt grup ilahlarının çiftleşmesinden doğalardı. Melezi kim doğurtursa doğurtsun ve melezi hangi grup doğurursa doğursun; o melezin doğuran aitliği ve doğuran sahiplik yetkisi yoktu.

 

Çocuk doğum sonrasında paylaşım yoluyla hangi gruba düşmüşse o grubun kadınları melezi emzirmekle; melez de o totem grup aitliğine ve o grup sahipliğine geçiyordu. Emzirme tabusunu gözeten totem yasası bakiydi. Ancak doğuran bu ilahi gruptansa, doğurtan karşı ilahi gruptan olmalıydı. Ya da tersi olmak zorundaydı.

 

Yani doğuran ve doğurtanın başka başka totemi kişilerden olması zorunluydu. Totem kardeşliği bir grup aitliği olmakla birlikte, sosyolojik olarak kişi öznelerin bir anlama algılama kalıbı olan edimsellerdi. 

 

İlk totem kardeşliği tanımı totem eşlerle yatmaydı. Totem eşlerden doğmaydı. Totem eşlerden emzirilmeydi. Totem eşler tarafından, doyma ve doyurulma, koruma korunma vs. olmakla sosyolojik ana zemin referansıydı.

 

Ana zemine göre olan totem referanslar üzerinde yapılacak ekleme çıkarma olan geliştirmeler ittifaka göre değiştirilmelerle sürecekti. Yeni tema karşı grup kardeşliği ya da birlikteliği üzerine ikame edilecekti.

 

Bu durumda kardeşlik kalıbının totem yasalara göre olan yalıtım sekansları değişip düzenlenecekti. Totem kardeşine dokun, meşruiyeti olan yalıtım sekansının yerine “totem kardeşinle yatmayacaksın. Karşı gruptan ilah kardeşinle yatacaksın” yalıtım ilkesi getirilecekti.

 

Artık ittifak içinde totem kardeşlere dokunmak (cinsel temasta bulunmak) yasaktı. Totemdi dokunum yasası  (cinsel temas) meşruiyeti, önce yalıtıma bir totem alan inşasını olanaklı kılmıştı. Şimdi de ittifakı.

 

İttifak içinde yasaklanan totem alanlı dokunum yasası “ittifakı kardeşler arasında dokunum meşruiyetine dönüşür olmanın” ilahi yasaları nedenle, gruplar arası ittifakı olanaklı kılmıştılar.


Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Ön İttifaklar Bir Referans Noktasıydılar 12 başlıklı yazı Uraz tarafından 17.09.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )