Bir Mülteci Daha Var

BİR MÜLTECİ
DAHA VAR.... 
Mülteci vatandaşı olduğu ülke sınırları içinde mensup olduğu grup, sahip olduğu düşünce veya etnisitesi sebebi ile varlık sorunu yaşadığı için ülke değiştiren kimseye verilen addır..
İran da 1979 yılımda yaşaman Humeyni yönetiminin başa geçmesi ile köklü bir sıyasl rejim değişikliği yaşanmış kepçe uçlarında şehir meydanlarında etkisi arttırılmış infaz rejimleri ile sistematik olarak mollalar rejimi ülkeye yerleşmiştir.. Akabinde sahip oldukları düşünce farklılığı sebebi ile güvenlik sorunu yaşayan, işkence altında kalacagını düşünen öldürülme korkusu ile yaşamaktansa sahip olduklaru mal mülk ve aile fertlerini ölü yada diri olarak geride bırakmal zorunda kalanlar  geçici olarak bir ülkeye sıgındıkları gibi ABD,Kanada, AB ülkeleri gibi 3 bir ülkeye geçme gayesi ile de geçici bir üs gibi ülkeleri kullandılar.ABD nin  Afganistan dan ayrılması El Kaide nin yömwtime geçmesi Mülteci furyası Afganistan menşwiil olarak gerçkwlşmiştir.. Suriye de Beşar Esad %95le son seçimi aldığının ilanı ile kendi şehirlerini kendi uçaklarına bombalatarak asrın en büyük müşteci hareketine sebep olmuştır. Afrika ülkelerinin tamamına yakınından AB ülkelerine kaçak yoldan girmek için kapasite üstü tekne ve bot yolculukları yapılmaktadır.. 
Mülteciler, Geçici üs olarak kullandıkları ülkede bazen toplu ikamet ettikleri gibi toplu ikametgahın getirdiği mali külfetler ve fiziki şartları sağlama zorluğu kişileri kayıt altına alarak kaydi takip sistemi ile ekonomik külfetleri daha aza indirgeme gayesi ile konakladıkları ülke içinde sınırlı serbestlik de tanındığını görüyoruz.. Geçici seyahat belgeleri geçici ikamet belgeleri ile bulundukları sehırde özgürce hareket edip, iş güç sahibi olarak da geçimlerini sağlamaktadıdrlar..
Mülteci daha iyi bir yasam gayesi ile kısa sürelide olsa yokluğa talip olmaktır..Olaylar kişinin düşündüğü gibi gerçekleşmediğinde yokluk hali sürekli bir hal kazanabileceği gibi can güvenliğinide ortadan kaldıracak sekılde intihar tipli davranışlara da bile bile  kurtuluş olarak  sarılabilir..Kontrolu olmadığını düşündüğü kötü hava şartlarındda istiap haddinin üstümde teknelere binerek insan kaçakçılarına av olacakları gibi  hayvan naklinde bile kullanılmayan yöntemlerle havasız imsan nakline izin   vermeyen komteynırlarla da intihar gibi ölüme koşarlar.. Öküzü bile kamyon  kasasına  sokarken zorlanan hayvan sahipleri, burun deliklerine parmaklarını sokarak zorla hayvanı yönlendirirken arkadan birisi de kuyruğuna dolama yaparak binmek istemeyen Hayvanı iki kişi araca zorla ittire ittire bindirir.. Hayvanın hayvan hali ile açık kasaya bile binmek istemediği yere imsan kendi iradesi ile havasız kalarak ölüme gideceğimi bilerek nasıl biner..?
-Arkada bıraktığı Ölüm korkusu ,
-Geçici süre olduğuna inamdığı zor şartlar ve
 - Rahata ulaşacagı umudu
 insanlara kendi paraları ile hayvanların bile istemedikleri şartlarda yolculuk yapma iradesini oluşturur ..
Bu yolculukların çoğu havasızlık, domdurucuda kalarak ölüm  ya da şehir değiştirmeyi ülke değiştirme gibi göstermek sureti ile dolandırma suçu ile beraber işlendiğini görürüz..
Bazen Ülkelerin hukuki mevzuatları geliştikçe daha çok iş güvenliği, daha iyi sosyal güvenlik şartları daha müreffeh ülke, derken artan üretim maliyetleri ve biriken külfetler üretim için   fiyat pariteleri sebebi ile rekabet edememe sorununu da getirir.. Gerek ulusal gerekse uluslararası piyasada kaçak işçi modifiyeli üretim bantları fiyat cazibesi ile satıs da öne geçmesi kaçınılmazdır..Bu durumda ülkelerin bazı yerel sakinleri mültecileri sevebilir.. 
 Ulusal firmalar, daha düşük seviyedeki iş güvenliğinin olmadığı yatırım cazibelerinin bulınduğu ülkelere kaçarak gitme yada  üretimlerini fasona indirgeyerek devam etme ve fason üreticilerin üzerine kaçak işçiyi bırakma şeklinde tercih yapmak zorunda kalırlar..Her halukarda karlılığı başlangıcda azalacak olan firma ilk davranışı kaçak işçi çalıştırma yönünde olacaktır .. 1960 larda mülteci değil işçi statüsü ile giden Türkler Almanların yapmadığı işlere madencilik gibi sektörlerde aranan eleman olmuşlardır.. 
Bugün Fransa da mülteci sayısı 11 milyon düzeyimdedir.Marsilya da öldürülen bir afrika lı ise polis kayıtlarına bile girmez..Gece olunca sokaklar yatakhanedır.. . İtalya da her gün teknelerle gelen mülteci sayısı günlük 1200 dür.. Ama İtalye yı begenmeyen mülteciler oradan diğer ülkelere kaçağın kaçağı olarak geçmeyr çalışırlar.. Mültecileri seven Almanya da sadece kaçak türkleri toplasan bir vilayet nufusuna tekabul eder. Suriyeli sayısı 870 bin cıvarındadır.. İspanya da sadece geçen yıl kaybolan tekne ve botla Atlas okyanusundan düşen sayı 4000 dür..Afrika lı geçiş önceliği İspanya olup, ispanya dan diğer AB ülkelerine geçiş sağlarlar.. . Hollan da da gemi mahalleleri oluşturulmuş sıgınmacılara  verilmiştir.. 17 milyon nufusun %26 su yabancıdır..Amsterdam daki yabamcı oranı %55 dir. Tüm sıgınmacılarınsa %41 i suriye li dir.. İsveç te 114 bin sadece suriye li var..  860 bin suriyeli lübnan da yaşarken aayılar konaklanan ülkelerde katlanılmaz hale dönüşmeliktedir..Yabancı düşmanlığı artarken bunları kullanan açıkgözlerde kendi lehlerinr pirim çabasına girmişlerdir..
Mülteciler, Ülkelerin  siyasi ve hukuki iklimini etkilerken mülteci karşıtı anlayışlar evrensel hukuk değerlerininde istismarı sonuçunu doğurmaktadır.İnsan hskları konusunda ülkeler giderek daha hasisleşmekte yabancı ise insan gözü ile bile bakmamaktadır.. 
Avrupa da 1976 ya kadar Franco faşizminin altında ezilen ispanyollar daha ılımlı yaklaşımları ile öne çıkarken, Nazizm in tehdidini hisseden ve halen  ayıbını  taşıyan Almanya da hala mülteci hakları el üstünde tutulmaktadır.. Yunanistan ın insanlık dışı mumalelerini mültecileri soymaları, botlarını batırmaları  işkencelerini hep beraber biliyoruz.. 
Mültecilik entegrasyon problemlerini kültür çatışma ve şoklarını hem konaklayan hem de konaklatan ülke  açısoiından yaşatırken suç toplumlarının da doğuş habercisidir..
Evrensel sorun halıne dönüşen mülteciliğin sıfıra indirgenmesi mümkün gözükmese de sayısal olarak azaltılabilir.. Yeniden yerine dönme programları uygulamaya çalışmaktansa yerimde kal programlarını uygulamak daha akılcı olacaktır..
- istikrarlı hukuka saygılı yönetimlerin oluşumu, - Minik devletlerle oluşturulmuş menfaat sahalarının birleştirme ile ortadan kaldırılması,  - Yaşam kalite ve stamdartının arttırılması için öncelikli tarım ve hayvancılık alanında  eşgüdümlü bir şekilde şimdili ülkeler büyüklüğünde, emek yoğun dev çiftliklerin oluşturulması ,
-Mülteci hareketlerine sebep olan yöneticilerin insanlık suçu işlemesi sebebi ile yargılanmaları nın önünün açılması daha güzel dünya için atılmış bir adım olacaktır ..
Mülteci değil turist olsunlar

TORUN HALİLİ
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bir Mülteci Daha Var başlıklı yazı HALİLİ tarafından 15.11.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )