Destan... Yaşanmış...
DESTAN..

Denizden, Akçay'ın tuzlu havasına karışan
Bir uğultu gelir, yabancı, ürkütücü.
Yunan'ın ayak sesleri değil mi bu,
Gemiler mi yaklaşıyor ufukta, karaltı karaltı?

Edremit Körfezi'nin sessizliği bozulur,
Güneş vurur sulara, parlar ama kör etmez.
Osmanlı'nın yiğit zabitleri, bir avuç,
Topraklarında durur, gözlerinde asalet.

Ama azdır onlar, sayıları bir elin parmakları kadar,
Koca bir orduya karşı neyle durulur?
İşte tam o an, Bekirov Hasan Ağa'nın sesi,
Sığınır dağlardan, rüzgarla taşınır.

"Yirmi can, yirmi yürek! Toprak çağırdı!
Körfez bizim, deniz bizim, vatan bizim!"
Ve Hasan Ağa, o aslan yürekli dede,
Toplar yanına yirmi yiğidi, bir avuç.

Çatışmanın ilk ateşi, evet, yakar içimizi,
Silahlar az, mermiler kıt, ama yürekler çelik.
Yirmi can, yirmi yiğit, Akçay'ın aslanları,
Düşmanın karşısında durur, son kurşuna dek.

Ama Bekirov Hasan Ağa, o ulu dede,
Görür gerçeği, bilir kuvvetin dengesini.
"Böyle yok olacağız!" der, sesi dağları inletir,
"Kaz Dağları'na gidelim, Bayramiç tarafına!"
Akıl bu, dirayet bu, strateji denen budur.

Körfezin dağları bilir, yollarını, geçitlerini.
Edremit'ten, Havran'dan, o dağlardan gelenler,
Söz dinler, toplanır, Hasan Ağa'nın peşinden.
Daha evvel dağa kaçan, çetelik yapan yiğitler,
Onlar ki vatanın yitik sesleri, intikam bekleyenler.

Bekirov Hasan Ağa konuşur onlarla, ikna eder,
Tam üç yüz can, birleşir, bir ordu olur, bir destan.
Gecenin karanlığına sığınır dağdan inerler,
Ay ışığı şahit olur, sessiz adımlarına.
Yunan karakollarına baskın, şimşek gibi düşerler,
Silahlar toplanır, cephaneler, her biri bir umut.

Kaz Dağları nefes olur, sığınak olur yiğitlere,
O dağlar ki binlerce yıldır şahit bu topraklara.
Şimdi yeni bir destan yazılır zirvelerde,
Bekirov Hasan Ağa ve üç yüzler, düşmana korku salar.

Dağlardan inen her ses, rüzgarla taşınır,
Ulaşır Ankara'ya, Mustafa Kemal'in kulağına.
Bekirov Hasan Ağa'nın mert direnişi,
Bir umut olur, her bir vatan evladına.

Bir haber gelir gizlice, dağ yollarından,
Ay ışığı şahit, kelimeler sıcacık.
Mustafa Kemal'in sesi duyulur, Anadolu'nun kalbinden,
"Sizin gibi efelerle kurtaracağız bu toprakları!"
Zeytinli'ye bağlı Akçay, elli haneli bir liman,
Şimdi bu onuru taşır, vatanın bir parçası.

"Buralar, Edremit'e kadar sizin," der Atatürk,
"Daha kuvvet topla, vur kaç yap, durma sakın!"
Bu emir, dağları yankılar, yürekleri coşturur,
Her baskın bir yemin, her kurşun bir intikam.

Düşman bilmez, bu toprağın ruhu uyandırılır,
Bir ulusun, özgürlük aşkıyla yandığını.
Körfez halkı, kol kola, sırt sırta verir,
Bekirov Hasan Ağa'nın etrafında kenetlenir.

Savaşırlar Yunan'la, her karışı için vatanın,
Yaralar alınır, acılar çekilir, ama yılmazlar.
Hasan Ağa, omzundan yaralanır bir çarpışmada,
Kanı toprağa düşer, ama sesi titremez.

"Devam!" der, "Devam etmeli bu kutsal dava!"
Ve yiğitler, onunla birlikte, zafere yürürler.
8 Eylül günü, Akçay'ın hür denizinde,
Yunan'ın son askeri suya düşer, silinir izi.

Zafer naraları yükselir, dağlardan körfeze,
9 Eylül'de Edremit ve İzmir, kurtuluşa erer,
Bu zafer, milletin sarsılmaz iradesiyle gelir.
Daha sonra Mustafa Kemal, Edremit'e gelir, haber salar,
"Hasan Ağa çeteleri, affettim, gitmesinler dağa!"
Dedesine der, "Sen de benim gibi gazisin,
Sana maaş bağlanacak, gazi aylığı hak ettin."

Ama Hasan Ağa, o asil ruhlu dede,
Başı dik, gözleri ufukta, sözü net:
"Paşam, benim kanım satılık değil, istemem,
Vatana helal olsun! Cumhuriyet için devam!"

Kaybettiğimiz her karış toprak, bir acıydı,
Ama kazanılan her yürek, bir umut.
Bu destan, yazılır nesilden nesile,
Akçay'ın Hasan Belek dostundan, tüm dostlara..

Hasan Belek 
01 06 25
Akçay 
Yaşanmış Bir Kahramanlık Destanı: Bekirov Hasan Ağa'nın Hikayesi
Bu serbest şiir destanı, Milli Mücadele yıllarında Akçay ve çevresinde, Hasan Belek'in büyük dedesi Bekirov Hasan Ağa'nın önderliğinde yaşanan gerçek bir direnişin izlerini taşır. Edremit Körfezi'nden Kaz Dağları'na uzanan bu kahramanlık öyküsü, az sayıda yiğidin, Atatürk'ün desteğiyle düşmana karşı nasıl birleştiğini ve Akçay'ın kurtuluşunda nasıl pay sahibi olduğunu anlatmaktadır. Bu destan, vatan sevgisinin, cesaretin ve fedakarlığın yaşanmış bir örneğidir.
( Destan... Yaşanmış... başlıklı yazı Hasan Belek tarafından 1.06.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu