Bir muammadır insan bilinmez niceleri
Düzlüğüne aldanma çetindir yüceleri
O devrik cümledeki anlamsız heceleri
Dilindeki bilmece çözüldüğünde gör sen
Kıyılan şu sadrında amansız derttir önce
Gündüzler zehrolurken zifiri olur gece
Sızlayınca yüreğin bir de inceden ince
Anılar gözlerinden süzüldüğünde gör sen
Mimlenmiş zamanlara zaman ekleyince mi
Bir kahveye kırk yıllık hatrı yükleyince mi
Uçan kuşlardan medet selam bekleyince mi
Asıl minnet altında ezildiğinde gör sen
Nedametle b'ezeli g'özyaşları dökerken
Ördüğün emekleri ilmek ilmek sökerken
Faydasız pişmanlıkla derin bir ah çekerken
Y'anıp da içten içe üzüldüğünde gör sen
Haksızlar oynayınca haklı ile mağduru
Yalnız onların nurdan, yoğrulmuştur hamuru
Sıçrayınca arsızın üzerine çamuru
Riyâkarca hasletler sezildiğinde gör sen
Gün olur biter ömür vade sona erince
Kudretin hikmetinde herşey yerli yerince
Emanet olan canı teslim edip verince
Kimliğin kütüğünden çizildiğinde gör sen