Ege'nin güzel ve şirin bir ilçesinde geçti çocukluğum. Şimdi gözlerimi kapatıp o günleri anımsadığımda bazı tat ve kokuların hala çok canlı olduğunu hissediyorum . Bunlardan biri de Fesleğen kokusudur. Şu yemyeşil çıtır çıtır yapraklarıyla büyülecici kokusu olan nadide çiçek.
Egenin simgesi gibidir benim için, o kadar şehir gezmeme rağmen hiçbir şehirde hemen hemen hiç görmedim.Görmüş olduklarımda ya tesadüfen çıkmış yada küçük bir saksıda susuzluğa ve ilgisizliğe terk edilmişti.Oysa Egede özel bir itina gösterilir Fesleğene,yaz gelince beyaz badanalı bahçe duvarlarında veya pencere kenarlarında sıra sıra dizilmiş Fesleğen saksıları ait olduğu eve o eşsiz kokusunu hediye eder.
Kendi dilince bir teşekkür gibi.:) Yanından gelip geçerken elinizi o narin yapraklarında gezdirip içinize çektiğinizde aldığınız haz tarifi imkansızdır.Ve bir mevsim boyunca her defasında hiç usanmadan,incinmeden,kıskanmadan ellerinize bırakır kokusunu.Bir daha ,bir daha, bir daha siz dokundukça çoğalıyor sanki …
O yıllara ait birde deniz kokusu hala çok canlıdır belleğimde…Şimdi birilerinin işte bildiğimiz deniz ve kokusu dediğinizi duyar gibiyim.Hayır yanılıyorsunuz!Evet deniz bildiğimiz deniz ama kokusu bildiğiniz koku değil.Eğer o kokuyu bir kez ciğerlerinize çekmiş olsaydınız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktınız.Ancak bu kadar şanslı olmadığınız için üzgünüm…
Belki de deniz kokusunu bu kadar eşsiz kılan Fesleğen kokusuyla oluşturdukları ahenkti…
Yaz gelince sahilde tatlı bir telaş başlardı…O zamanlar lüks cafeler restorantlar yoktu.Daha mütevazi daha şirin çardak denilen küçük iğreti yapılar onarılırdı.Onarılamıyacak olanlar bir veya iki gün gibi çok kısa bir sürede yeniden yapılırdı.Nasıl bu kadar kısa sürede diyorsunuz.Çünkü yapı malzemesi genelikle birkaç ağaç direk ve saz dediğimiz bir bitkiden üzeri örtülerek oluşurdu..İçinde bir kenarında kahveci ocağı bir buzdolabı birkaç tahta masa vee tabikii tv ve video…
Hepsi bu…Çardakların kurulması etrafına sıra sıra çiçeklerin dikilmesiyle tamamlanmış olurdu.
Ve Fesleğenler asla unutulmazdı..Sıcaklığın en yoğun olduğu saatlerde tuz,yosun ve deniz kokusu Fesleğen kokularına karşır adeta kendinizden geçerdiniz.Güneşin kavuşumuna yakın çıkan serinliklede yeniden canlanırsınız.Ben Ege insanın neşeli ve mütevazi insanlar olmasıyla bir ilişkisi olduğunu düşünürüm nedense..
Şehrimden ayrılalı uzun yıllar oldu bir çok şey değişti unutuldu.Fesleğenler hariç…Yıllardır baharın gelmesi ile balkonumu bu nadide çiçekle süslerim.Gelip geçtikçe yapraklarına elimi değdirip içime çekerim ellerim fesleğen kokar,ellerim şehrim ve çocukluğum kokar….
( Fesleğen Kokusu Çocukluğum başlıklı yazı SADBERK tarafından 12.08.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu