Cenneti bir tek kıvılcım ile ateşe vermek
Veyahut cehennemi yek katre gözyaşı ile söndürmek olsa gerek Aşk...
Düşler rıhtımında med u cezirler çizerken sıklaşan ormanlar
İki çift iskarpin sesi böldü uykularımı
Yüreğimi oya oya söker iken begonvil hasretin
Sona erdi hazan vakti kına kokulu masallar...
Güne birlik baharların ilk istasyonundur gülüşlerin
V’akitsiz budandı gönlüm mor akasyaları…
Mükerrer düşler sökülürken bulutlardan
Hapis düştü dolunay çiğ damlasına
Muttaki serzenişlerden sonra
Vaatler vurdu karaya
Sarıya dönünde Kerala' nın durgun suları
Bir avuç toprağa defnedildi tekneden evlerin pembe panjurlu hayalleri…
Asuman tabaklarını kaplayınca feryat figan hasretim tren çığlıkları
Sükûtun melhame-i kübradır gönlüm her zerresine…
İlan edince gönlün ahuzarlığını gözlerim sığ düşlerine
Ahrazlığa kapıldı gönlüm
İçlendikçe gölgen lavanta kokusunu
Portakal kabuğu reçeli kokusuna bulandı arz
Gam makamından çığırdıkça ardıç bülbülleri günlüm sayhalarını
Döküldü şiir kokusu kelime arsızı bakışlarımdan...
Serpildi berfin kokunla baharlar
Heveskâr hisler payitahtında yitirdim mahir aklımı…
Okşarken güz kelebekleri ecelin kirpiklerini
Tutuşturdu imtiyazlar ruhumu ruhundan
Ey gönlüm nar makamı..!
Gönlüm gonca güldür
Gün’ahtır bırakma firaka
Layık olmasa da sevdana
Merhamet göster
Azat et azap yerinden...
Hasretindir genzimi soluksuz bırakıp tıkayan
Telaş ve kaygı sonrası da uğramadı bir serap lahzası sürur...
Resmederken simam topraklarına tebessümlerini
Önce elif oldun meşakkatli duruşunla
Sızılardan buharlaştıkça gönlüm yaşları
Yıkandı varlığın ile gönlüm süveyda yanı
Gül-i ruhsarım
İlişince gözlerin kalbim bakışlarına
İki mavi ardıç kuşu kondu ruhuma
Ey gönlüm perçemi..!
Görmesem de olur gül cemalini
Kalbin gözleri kâfidir bana...
20250102
2323
Nar vurgununda Nil nehri...