İsimsiz Bir Sonsuzluk...
Öyle bir eşikte duruyorum ki şimdi,
Ne gitmek mümkün, ne olduğum yerde kalmak.
Seni sevmek;
Gece yarısı ansızın açan bir kır çiçeği sessizliği,
Hiç gidilmemiş yolların haritasız heyecanı gibi.
Avuçlarımda birikmiş bir dünya gökyüzü,
Hangi yana baksam senin yüzünün izdüşümü.
Gözlerin;
Bütün dillerin sustuğu o derin uçurum,
Bütün fırtınaların dindiği o kuytu liman.
Hiçbir kurala sığmıyor kalbimin vuruşu,
Kafiyeler dar geliyor artık bu yangına.
Ben seni,
Kitapların yazmadığı bir lisanla,
Henüz keşfedilmemiş bir renk gibi,
Ve sanki evrenin ilk günüymüşçesine seviyorum.
Rüzgarın yönü değişiyor,
Mevsimler birbirine karışıyor,
Ama senin bendeki yerin;
Zamanın çok ötesinde,
Hücrelerime işlenmiş bir kader gibi taze.
Sadece dur ve dinle kalbimi,
Sözlerin bittiği yerde,
Sessizliğin başladığı o en kuytu köşede,
Hâlâ senin adın yankılanıyor...
Hasan Belek
04 02 2026- Akçay
(
İsimsiz Bir Sonsuzluk... başlıklı yazı
Hasan Belek tarafından
4.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.