Bir dost bana koca taşları atmış
Ben ona yolladım laleyle sümbül,
Meğerse aşına zehirler katmış
Geriye getirdi bir dertli bülbül.
Dedim "Haydi durma uç git dostuma
Dedi "Onun kastı benim postuma
Ne olursun gelme artık üstüme".
Beni anlar ancak boynu bükük gül.
"Fakat sen oradan uçtun da geldin
Dostumun suyundan içtin de geldin
Ondan kaçıp beni seçtin de geldin
Şimdi neden on'la ayrılsın ki yol?”
"Kalbi katı imiş anlamaz dilim
Susuz kaldı bağda kurudu gülüm
Gönlünde yokmuş ki irfanla ilim
Oysa derdim ona, ilim irfan dol.”
"- İster isen nazlı güllerin açsın
Etrafa kokular mis gibi saçsın
Oysa sen gülşende sanki bir taçsın
Benim bağım olmuş susuz kalmış çöl."
"Ben susuz çölde de öter inlerim
Kulak verir senin derdin dinlerim
Olmasa bağında nazlı güllerim
Yeter ki sen bana uzat kuru dal.
Ey dertli bülbülüm gönlü kırgınım
Ben de senin gibi Hakk'a vurgunum
Öz yurdumda garip hüzne sürgünüm
Vermem seni yad’a kırılsa da kol.
Alem-i sevdada bir kıvılcım yak
Seherde uyanıp diyelim ki HAKK.
İsterse dayansın boğaza bıçak.
Avazın aleme sen "HU" diye sal.
nuri baş
(
Dedim Ki başlıklı yazı
Nuri Baş tarafından
28.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.