Akıl ve Zeka.
İnsanın iç dünyası, her an çatışan iki ayrı gücün savaş meydanı gibidir: Biri, en kestirme yolu bulan, çözen, fetheden ve "ben" diyen Zeka; diğeri ise uzağı gören, birleştiren, vicdanla tartan ve "O" diyen Akıl. Kadim bir bilgeliğin ifadesiyle; zeka şaytani bir hileye gebe olabilirken, akıl rahmani bir rehberliğin pınarıdır.
Zekanın en büyük tuzağı, insanı kendi başarısının sarhoşu yapmasıdır. Zeka, her şeyi mülk edinmek ister. Bir şiiri o yazmış, bir sorunu o çözmüş, bir zaferi o kazanmıştır.
Bu "ben" hilesi, zekanın ruhun önüne çektiği kirli bir perdedir. Oysa hakikat yolcusu için zeka, yalnızca bir alet, bir hizmetkârdır. Ne zaman ki zeka, aklın ve kalbin emrine girer; işte o zaman kurnazlık yerini ferasete, hırs ise yerini teslimiyete bırakır.
Bu teslimiyetin nihai durağı ise "Hiçlik" makamıdır.
Dünya gözüyle bakıldığında "hiç" olmak, yok olmak gibi görünür. Oysa manevi iklimde hiçlik, bir yok oluş değil, bir safiyettir.
Bir bardağın içindeki bayat su boşalmadan içine taze suyun dolmaması gibi; insanın içindeki o kibirli "ben" tortuları dökülmeden de gönle o "Saf Beyaz" nur tecelli etmez. Hiçlik, kabı o mukaddes ışığa hazır hale getirmektir.
Tıpkı Dağların zirvesindeki o berrak hava gibi, ruh da zekanın gürültüsünden ve benliğin kalabalığından sıyrıldığında dinginliğe erer.
Sayıların sırrına erenler bilir ki; dokuzdan sonra gelen o sıfır noktası, hem bir sonun ilanı hem de sonsuzluğun başlangıcıdır.
İnsan, "ben" dediği her şeyi asıl sahibine iade ettiğinde, aslında en büyük zenginliğe, yani gerçek özgürlüğe kavuşur.
Sonuçta hepimiz, bir vaktin emanetçisiyiz. Zekamızı akla rehber edip, o aklı da hiçlik deryasına daldırabildiğimiz ölçüde "insan" oluruz.
Unutmamalı ki; usta çırağına "bırakma bu kutlu kelamı" derken, aslında "kendi sesini değil, hakikatin sesini duyur" demektedir.
Çünkü bu alemde baki kalan, "ben" diyenin gürültüsü değil, "hiç" olanın bıraktığı o latif ve nurani izdir...
Zerrin Özen
Marsilya
(
Akıl Ve Zeka. başlıklı yazı
zerrin--ozen tarafından
3.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.