Velînin Sessiz Yolu.
Bir geceydi dostum,
ayın alnında eski bir secde izi vardı.
Rüzgâr, dağlardan inerken
tespih çeker gibi geçiyordu ağaçların arasından.
Uzak bir dergâh kapısında
paslı bir kandil titredi önce,
sonra içimde unuttuğum bir çocuk
“Açılır mı hâlâ rahmet kapıları?” diye sordu.
Dediler ki:
Velîler gürültü sevmez,
onlar sessizliğin içinde yürür.
Bir karıncanın yolunu değiştirmeden,
bir yetimin gözyaşını incitmeden,
bir çiçeğin kokusunu bölmeden geçerler dünyadan.
Birini gördüm sanırım,
elbisesi yama içindeydi,
ama yüzünde sabah vardı.
Konuşmadı fazla;
yalnızca susarak anlattı
kalbin de bir kıble olduğunu.
Elini toprağa koydu,
toprak yumuşadı.
Başını göğe kaldırdı,
bulutlar ağır ağır ağladı.
Bir ekmeği ikiye böldü,
yarısı bana düştü,
yarısı bütün açlara yetti.
Dedi ki:
“İnsan olmak, en büyük keramettir.
Bir gönül yapmak,
bin taş kubbeden üstündür.”
Sonra yürüdü gitti.
Arkasından ne nur gördüm
ne de gökten inen sırlar.
Yalnız içimde
uzun zamandır kapalı duran bir pencere açıldı.
Şimdi ne zaman dara düşsem,
bir fakire selâm versem,
bir kuş için su koysam pencereye,
bir kırgının elini tutsam usulca,
anlarım ki velîler ölmez dostum
iyi insanların içine dağılırlar.
Ve Allah,
bazı kullarını isimle değil,
merhametle saklar dünyada...
Hasan Belek
Akçay Altınkum
Velînin Sessiz Yolu. başlıklı yazı Hasan Belek tarafından
19.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.