Eklenme Tarihi : 12.09.2019
Okunma Sayısı : 43
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
Mustafa ESER
Mustafa ESER
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
Evrim Teorisi

Son iki yüz yılın en çok tartışılan kesinleşmemiş bilimsel teorisi şüphesiz Evrim Teorisi’dir. Darwin’in Türlerin Kökeni kitabını yayınladığı 1859 yılından itibaren tartışmaların merkezindedir Evrim Teorisi.Evrim Teorisi hakkında yazmaya niyetlenince Evrim Teorisini savunan bir kaynaktan yararlanmak istemedim. Nihayetinde ben de Evrim Teorisine(daha doğrusu biyolojik evrim teorisine karşıyım.Evrim Kuramı/Teorisini savunan bir kaynaktan yararlanmam yazılanları eğip bükmemi gerektirebilirdi.Böyle düşündüğüm için okumaya Caner Taslaman’ın Evrim Teorisi Felsefe ve Tanrı .isimli kitabından faydalandım.(Yazıyı
okuyanlar kitabından faydalandığım için Taslaman’ın fikirlerini kabul ettiğim veya desteklediğim fikrine kapılmasınlar lütfen.)
Evrim Teorisi hakkında kapsamlı bir kitap yazan Caner Taslaman’a göre Teoriyi ortaya atan kişilere göre Evrim kavramıyla aşamalı bir gelişim süreci kast edilir.Schelling Doğa merkezli,Hegel İdealist ve insanlık tarihi merkezli,Marx Materyalist ve ekonomik ilişkilerin belirlediği tarih merkezli,Darwin’de bütün canlı türlerinin birbirinden oluşması merkezli bir evrim anlayışı bulunuyor. 
Evrim Teorisini savunanlar adeta bir din gibi teoriye bağlılar.Din gibi diyorum çünkü Evrim teorisi neredeyse savunucuları tarafından Semavi/İlahi dinlere alternatif bir din haline getirilmiş. Bu cümle gerektiğinden çok iddialı gibi görünebilir.
Evrimi toplumsal,kişisel,teknolojik veya kültürel gelişim süreci olarak algılıyorsanız yukarıdaki ifade size tamamen yanlış gelecektir.Haklısınız.
Evrim Teorisini bilhassa Biyolojik Evrim Teorisini savunanların Yaratılış konusuna yaklaşımları farklı: Ama konunun özü öyle değil. “Fakat bu yaklaşımda bulunanlardan, ‘evrenin tesadüfen oluştuğunu’  söyleyenler, ‘tesadüf’ kelimesini ‘bilinçli bir tasarımın karşıtı’, Ernst Mayr, The Growth of Biological Thought, s.86-87, 303. 13 Arda Denkel, İlkçağda Doğa Felsefeleri, Özne Yayınları, İstanbul (1998), s. 54. Friedrich Albert Lange,Materyalizmin Tarihi ve Günümüzdeki Anlamının Eleştirisi 1, s.41. 24 Evrim Teorisi, Felsefe ve Tanrı ‘bilincin yönlendirmediği bir zorunluluk’ anlamında kullanmışlardır.
Anlaşılacağı üzere Evrim teorisinin temeli tesadüftür.Doğal olarak evrim Teorisinin bu günkü durumunda Yaratıcı fikri yoktur. Oysa Caner Taslaman’ın yazdığına göre Evrim teorisinin temel kitabı(Türlerin Kökeni) en son cümlesi“Yaratıcı’nın meydana getirdiği bir veya birkaç basit canlı formundan diğerlerinin evrimleşmiş olduğunu öngören bir hayat görüşünde yücelik olduğu” ifadesiyle biter. Darwin anılan eserinin 1859’daki ilk baskısının bitiriş cümlesinde Darwin ilk başta ‘Yaratıcı’ ifadesine yer vermemişti,1860’taki ikinci baskıda ‘Yaratıcı’ ifadesine yer verdi.Bu ifade ölümüne kadar değişmedi. Darwin’in görüşü her ne olursa olsun, ateist-Darwinciler ilk ortak atanın ‘kendiliğinden türeme’ yoluyla, cansız maddeden tesadüfen oluştuğuna ve bu canlı formdan diğer tüm canlıların evrimleştiğine inanırlar.(CT)
Araştırırsanız İnternette Evrim Ağacı isimli bir site bulunduğunu ve sayfanın birinde şöyle bir ifadenin olduğunu göreceksiniz. Evrimi Anlamak: İlk İnsan Asla Var Olmadı! Bu başlık sadece ilk insan için değil, ilk at, ilk deve, ilk akşamsefası, ilk E.colibakterisi,ilk maya mantarı ve herhangi bir canlının "ilk" bireyi için de geçerlidir. Hiçbirinin "ilk"i yoktur.
Evrim Teorisi’ne inananlar bütün canlıların birbirinden türediğini söylerken,başlangıçtaki bütün canlıların atası olan ilk canlının ‘kendiliğinden türediği’ni kabul etmek zorundadırlar.(CT) Morfolojik benzerlikleri,ortak atadan türemenin delili sayan Evrim Teorisi’nin doğal sonucu da, maymun ve insanı ortak bir atadan türetip yakın akraba ilan etmekti; Darwin ve Huxley de öyle yaptılar, daha önce  Lamarck da insanın maymunumsu canlılardan türediğini söylemişti.

Darwin ise insan soyunu tartıştığı kitabı ‘İnsan Soyu ve Cinselliğe Bağlı Ayıklanma’yı ancak 1871’de, ‘Türlerin Kökeni’nin ilk baskısından 12 yıl sonra yayımladı. Bu eserinde insanın,maymunumsu atadan (ape-like progenitor) evrimleştiğini ileri sürdü.

‘Evrim’ kavramıyla aşamalı ve gelişmeci bir süreç kastedilir; bu, Schelling’de (1775-1854) doğa merkezli, Hegel’de (1770-1831) idealist ve insanlık tarihi merkezli, Marx’ta (1818-1883) materyalist ve ekonomik ilişkilerin belirlediği tarih merkezli, Darwin’de (1809-1882) bütün canlı türlerinin birbirinden oluşması (Evrim Teorisi) merkezlidir. 

Big Bang Teorisi ile tek noktadaki bir başlangıçtan atomlara,atomlardan toz bulutlarına, toz bulutlarından galaksilere bir evrim gerçekleştiği ileri sürülür. Evrim Teorisi ile moleküllerden tek-hücrelilere, tek  hücrelilerden daha kompleks canlılara bir evrim süreci savunulur 
İlerleyen sayfalarda tasarım delili ile ilgili bölümde detaylı bir şekilde göstereceğim gibi, belli bir işlevi olan tek bir proteinin ortaya çıkmasını izah etmek için bütün uzayın tüm maddesi ve tüm zamanı yetersiz kalmaktadır. Bahsedilen iki tür arası farkı kodlayan bölge ise yüzlerce proteinin şifresi olabilecek kadar uzundur.(CT) 
Ateistler,Evrim Teorisi’ni reddettikleri zaman, bu teorinin yerini tutacak,canlıların oluşumunu açıklayacak alternatif bir teori gösteremezler. Evrim Teorisi ortaya konmadan önce ateistlerin büyük  çoğunluğu, canlıların kendiliğinden türeme yoluyla oluştuğunu savunmuşlardı.(CT) 
İlgilenen herkesin bildiği gibi Big Bang Teorisi Teist(Allahın Yaratıcılığını kabul eden) bilim adamları tarafından büyük bir teveccühle karşılandı.Sebebi ise Evrim Teorisi savucularının aksine tesadüfü reddettiği düşünüldü çünkü.Kainatın yaratılışındaki incelik tesadüfün sınırlarını aşıyordu.Araştırma yaparken internette Big Bangcilerin sitelerinde yaşam ağacı gibi bir tablo gördüm.Big Bangciler hiçte zannedildiği gibi tesadüf karşıtı falan değiller.Hazırladıkları yaşam ağacında Evrim Teorisini(Biyolojik) kabul ettikleri açıkça belli oluyor.Yaşam ağacında insanın bilinen tarihi olarak verdikleri 6000 yıl ifadesi çok daha ilginç.C.T İnsanoğlunun bilinen tarihi olarak görülen tarih İrlanda Başpiskoposu James Usher’in Kitab-ı Mukaddesi esas alarak tespit ettiği bir tarih.Herkes bozulmuş Hristiyanlığın uydurulmuş kitabına göre belirlenen bir tarihi doğru olarak kabul ediyor.Ki bu belirlenen (Protestanlar Usher’in hesabına göre yapılan hesaba göre dünyanın yaratılış tarihini M.Ö. 4004 yılı 23 Ekim saat 09 olarak kabul ettiler.
Burada önemli bir konu ortaya çıkıyor.Bilim adamlarının objektifliğine ne kadar güvenebiliriz? Bilim adamlarının her söylediklerini kabul etmeli miyiz? Bilim adamlarının çoğu dogma veya nass diyerek Dini devre dışına çıkardıklarına göre,söylediklerini kayıtsız şartsız kabul ederek bilim adamlarını Dogma veya nass yerine koymuş olmuyor muyuz?    Geçmişte Evrim Teorisi savunucusu bilim adamlarının imza attıkları Piltdown adamı vb.olaylar bilim adamlarının objektifliğini tartışmaya açmıştır bana göre. 
Bilim çevrelerinde Evrim Teorisi Teistler(inananlar) ve Ateistler(Tanrı Tanımazlar) arasında geçiyor çoğunlukla.Teist denilenlerden kasıt Hıristiyan ve Yahudiler,Teizm ise bozulmuş,Put perest bir din haline getirilmiş Hıristiyanlık ve Ulusal bir dine dönüştürülmüş Yahudilik. 

Anlatmak istediğim:Evrim Teorisi tartışmalarının aslında İslam ve Müslümanlarla alakası yok. Evrim Teorisini savunan yerli ateistler (Ateizmi doğrudan savunanlar) tarafından gündemimize sokulan ve İslam dinine zarar verebilmek adına gündemde tutulmaya çalışılan zoraki bir tartışma alanı.(Hafızamda yıllar önce bir tv programında dinlediklerim var. H.Cevizoğlu’nun programına katılan Evrimci bir profesör sözlerini-tam kabul görmesi için olsa gerek-Atatürk’ün bu teoriyi kabul ettiği sözleriyle bağlamıştı.) Kendisine bilim adamı diyen birisinin bile sözlerinin kabul edilmesi için bir dogmayı ortaya sürmesi aslına bakılırsa benim için pek te ilginç değildi. 

-İslam dinine dogma vb diyerek karşı çıkanların bir Baş Piskopos’un hesaplarına göre belirlenen tarihi kabul etmeleri ilginç. 

-Yaklaşık iki yüz yıldır tamamen bilimsel olduğu kanıtlanmaya çalışılan bir teorinin (CT aksini ispat etmeye çalışsa da) özellikle Ateist ve Materyalistler tarafından sahiplenilmesi oldukça ilginç değil mi?

-Yazılanlardan kast ettiklerimi anlamış olmalısınız.:Evrim Teorisine inanlar Kainatın, Dünyanın,canlıların yaratılışının tesadüfen olduğuna inanmak ve kabul etmek zorundalar ve ediyorlar.Kendilerini nasıl isimlendirdikleri önemli değil ama bu yaklaşımın tam karşılığı Ateizm’dir. 

Kainatın,dünyanın,insanların yaratılışı her zaman ilgi çekmiş ve bilim adamlarının en gözde araştırma alanı olmuştur.Niyetim bunlarla ilgili sıkıcı bilimsel makaleler yayınlamak değil elbette ki.Her okuyan  insan gibi bu konular benimde her zaman ilgimi çekmiştir.Big Bag teorisi,Darvin vs.

Ben Yaratılış'a tamamen İslam dinini referans alarak bakarım.Binlerce yıl önce neler olduğunu İslam dinini referans alarak okurum,yorumlarım.Hangi bilim adamının yaratılışla ilgili olarak ne dediği işin doğrusu beni pek ilgilendirmiyor.Nihayetinde bilim adamlarının neredeyse tamamı teorilerini Evrim'e bağlıyorlar. İnsanoğlunun Yer yüzünde yaşamaya başlamasından itibaren geçirdiği bütün aşamaların illa Evrime bağlamaları beni sıkıyor.Şunu sorabilirsiniz:Evrim Teorisi nihayetinde bir teoridir,yani iddia edilen ve ispatlanmamış bir faraziyedir.Temel olarak ta biyolojik bir teoridir.Diğer ilim dallarıyla nasıl bir ilişkisi olabilir ki?

Mantık olarak haklısınız diyorum ama yanıldığınızı en yetkili ağızlar söylüyorlar." Darwin, canlılığın doğal süreçlerle başlayıp çeşitlenebileceğini, canlılığın nesiller içerisinde değişebileceğini fark eden son bilim insanı da değildir. Darwin’den sonra gelen yüzlerce, binlerce evrimsel biyolog, Darwin’in net bir şekilde ileri sürdüğü kuramı ele alıp geliştirmiş, hatalarından ayıklamış, eksik kısımlarını tamamlamış, fazla kısımlarını yontmuş ve hatta bilimin dört bir yanından, yüzlerce farklı disiplinle birleştiği noktaları ortaya çıkararak, modern bilimin hızla ilerlemesini ve güçlenmesini sağlamışlardır. Evrimsel Biyoloji’nin doğuşu, hiç şüphesiz ki modern bilimin gidişatını etkilemiş, günümüzdeki birçok bilimin temellerini atmış veya en azından zaten var olan bilimlere hiç edinemedikleri bir bakış açısı kazandırmıştır. Bu, dünya çapında çalışmalar yürüten yüz binlerce bilim insanının tutkulu emeklerinin bir ürünüdür.-Çağrı Mert Bakırcı Evrim Kuramı ve Mekanizmaları. 

Anlaşılacağı üzere pek çok bilim dalının doğmasına sebep olan ve pek çoğunu da etkileyen Evrim Teorisine neden karşı olduğum demeyelim de sevmediğimi yazmaya çalışacağım,Allah'a Emanet olun. 2018



Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Evrim Teorisi başlıklı yazı Mustafa ESER tarafından 12.09.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )