Salına Salına
Salına salına yürüyorum
Bir oyana bir bu yana
Devrik cümlelerin
Baston desteği ile hep soluma aksıyorum
Ellerimde uçurum gülü beklentiler
Ceplerimde astara kaçmış özlemler
Kimi elbisemin içinde
Kimiyse
Avuntu haplarının içimiyle
Yitiriyorum kendimi
Aşklar
Meşkler
Masallarla okundu beş vakit
En çok da
Cuma selalarında
Ölüm gerçekliğiyle
Çalındı kulağıma
Kıyama da durmuştum aslında
Selamı da vermiştim kulağıma
Yokluğun eli
Kimi rukuda vurdu sırtıma
Kimi secde de asıldı seccademe
Bir kaç deneme hoyratlığınca
Yazılmışlığım da olmuştu aşkına aslında
Sözümü kesip
Yalnızlığı fısıldadı yâr parmaklarıma
Sonrasında
Yalnızlığın o asaletli sukuneti
Kapattı yarin kalp sesini
Yalın bir yalnızlık
Yürek sayfamın son satırına
Hançerini dikerek nokta koydu
Parmak izini yaktı kuytularında
Külünü hüzün tozu edip
Kanadıyla serperek
Uçtu gitti salına salına
Şimdi mi
Şimdi
Sokak lambalarının aydınlığında
Kaldırım taşlarının çizgilerine basmadan
Salına salına yürüyorum bende işte
Solumda bir hançer
Altında koca bir nokta
Arkamda
Sızan kanımın izi
İzimi takip eden gölgem
Avuç içimden üfürerek öpücüklerimi
Yalnızlığına duyurmadan
Arada
Yarin kuytularına fısıldamıyor değilim
Salına salına onlarda konuyorlar yanaklarına
Tebeşiir...
(
Salına Salına başlıklı yazı
Tebeşiir tarafından
1.01.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.