Yanık Gözlerin...
Aşkın mahkemesi kuruldu bende,
Davacı hayaller, sanık gözlerin.
Müebbet bir sızı sızlar bu tende,
Hükmü kalem kırmış, yanık gözlerin.
Hasret kapısını vurdukça vurdu,
Zaman saçlarıma karlar savurdu.
Gönlüm kendiyle ne pusu kurdu,
Vuslatı uykuda sanık gözlerin.
Bir lütuf beklerken zalim felekten,
Bin sitem süzüldü ince elekten.
Vazgeçmek geçmezken inan yürekten,
Gitmeye çoktan uyanık gözlerin.
Hicranın elinde oyuncak oldum,
Bir güldüm, bin kere sararıp soldum.
Ben her gün kendimi sende aradım,
Beni yabancıda tanık gözlerin.
Kelamın tadı yok, sükûtum derin,
İçimde yangını soğumaz yerin.
En kuytu köşesi kalbimdir şerin,
Bakışı zehire banık gözlerin.
Ne bahar bıraktın, ne de bir umut,
Şu garip gönlümü artık serbest tut.
Ya beni tamamla, ya tamamen unut,
Maziye simsiyah konuk gözlerin.
Ali bir dert oldu bu sevda bana,
Yine de helaldir her damla sana.
Bir ömür adadım o hatırana,
Ruhuma ebedi yanık gözlerin...
Ali Güneş
Burhaniye
(
Yanık Gözlerin... başlıklı yazı
ali--gunes tarafından
6.02.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.